Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dışişleri Bakanı Gül ile ufuk turu


EXETER

Exeter Üniversitesi tarafından kendisine verilen fahri doktora için İngiltere'nin bu şirin kentinde bulunan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile güncel konular üzerine bir "ufuk turu" yapıyoruz. Konu elbette ki Londra'daki bombalamalarla başlıyor. Gül, Müslüman toplumun içinden çıksalar da bu dehşeti yaratanların bu eylemlerini dinle birleştirmenin mümkün olmadığını söylüyor.
"Sapık insanlar, yanlış yolda olan insanlar her dinin içinde olabilir" diyen Gül, bu kanlı olay sonrasında, ülkedeki Müslümanlara karşı saldırıların olmaması için gösterdiği soğukkanlı yaklaşım nedeniyle Başbakan Blair'i övüyor. İngiltere Başbakanı'nın büyük takdir kazandığını söylüyor.
Konu, İslam dünyasında reform meselesine dönüyor. Gül'e göre, haberleşme çağında herkes artık her şeyden haberdar. Müslüman ülkelerde insanların bu şekilde gitmenin mümkün olmadığını artık anladıklarını belirten Gül, bu ülkelerdeki aydınların Türkiye'deki "sessiz devrimi" yakından izlediklerini belirtiyor. Gül, "Niye biz de aynı işleri yapmıyoruz tartışmaları çok derinden gidiyor" diyor.

"Kıbrıs Protokolü"
Ufuk turumuz, AB ile ilişkilere dönüyor. "Kıbrıs Protokolü" ve bu konuda yaşanan belirsizlikleri soruyoruz. Gül'e göre, aslında önemli bir sorun yok. Öte yandan bir gecikme varsa bunun da "metodolojik" bir meseleden kaynaklandığını hissettiriyor.
"Nasıl bir imza prosedürü olacak, bunu karşılıklı olarak istişare ediyoruz" diyen Gül, bu konuda da mutabakata varıldığında Ankara'nın söz konusu protokolü hemen imzalayacağını belirtiyor. Gül, imza sırasında Türkiye'nin, Protokol'ün Kıbrıs Rum Kesimi'nin tanındığı anlamına gelmeyeceğine ilişkin bir deklarasyonda bulunacağını herkesin bildiğini de anımsatıyor.
Gül, bazı ülkelerin AB ile Müzakere Çerçeve Belgesi'ne Türkiye'nin itiraz edeceği bazı şeyleri ekleme gayretinde olacaklarını da gizlemiyor. "İstişareler devam ediyor. Sıkı bir çalışma içerisindeyiz" diyen Gül, bu konuda şunları söylüyor:
"AB, müzakere ederken bize bazı şeyleri kabul ettirmeye çalışacak. Biz de kendi pozisyonumuzu onlara kabul ettirmeye çalışacağız. Ne zamana kadar? Müzakere sürecinin sonuna kadar. Mutabakat olunca tam katılım söz konusu olacak. Bunun için de daha çok yıllar var."

Irak dağılıyor mu?
Konu kaçınılmaz olarak Irak'a geliyor. O ülkede anayasayı yazma çalışmalarının bitmek üzere olduğunu belirten Gül, bu süreci baltalamak isteyenlerin şiddeti tırmandırdıklarını söylüyor. Irak'ta meydana gelecek bir dağılmanın tüm bölgeyi ve dünyayı ilgilendirdiğini de vurgulayarak, "Taraflarla bir araya geldiğimizde bunu hepsi söylüyor. Dolayısıyla herkes yüzünü daha çok Bağdat'a çevirmiş vaziyette" diyor. Ardından da hemen, "Ama çok büyük yardıma ihtiyaçları var" diye ekliyor.

Milliyet'e suçlama
Diplomatik camianın da çok büyük ilgisini çeken bir konuya geçiyoruz. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in yabancı sermaye konusundaki sözleri. Gül, Şener'e toz kondurmuyor. Kendisinin yanlış anlaşıldığını söylediğini, yoksa sermayede herhangi bir ayırım yapılmayacağını belirttiğini vurguluyor.
Bu arada isim vermeden Milliyet'i suçluyor. "Bir gayret var tabii. Hükümet içerisinde nasıl bir ayrılık olur da, nasıl bunu deşifre ederiz, nasıl olur da bunu büyütürüz diye bir gayret de var. Ben o manşeti biraz da bunun neticesi olarak görüyorum açıkçası" diyor.
Yabancı sermayenin imkân bulduğu yere yöneleceğini, bunun bugün hizmet sektörüyse, yarın üretim sektörü olacağını söyleyen Gül, "Renault, Mercedes, bunlar sadece yerli sermaye mi? Otomotiv sektörü Türkiye'de ihracatın liderliğini yapmıyor mu şimdi? O açıdan iyi analiz yapmamız gerekir" diye konuşuyor.

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Terör konusunda komşularımız, dostlarımız
EL KAİDE teröristleri 2003 yılının 15 ve 20 K...
Çetin ALTAN
Barmenler, kuaförler, kuyumcular, ev yardımcıları...
Mümkün olsa da, 13-14 milyon aileden oluşan T...
Melih AŞIK
PKK ne istiyor?
PKK yenilmiş, Apo Türkiye'nin eline geçmiş, G...
Fikret BİLA
Şener'in yabancı sermaye kriterleri
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllat...
Hasan CEMAL
Cinayet!
Diyarbakır'da bir cinayet işlendi bu yakınlar...
Yılmaz ÇETİNER
A. İpar'ın el konan 5 gemisi nasıl jilet olmuştu!
Batık banka sahiplerinin aileleriyle birlikte...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
3 Temmuz'da bu köşede yer alan "DANK" başlığı...
Can DÜNDAR
Prens Albert, eylülde Türkiye'ye geliyor
Görülecek sahneydi:
Abbas GÜÇLÜ
Meslek liselinin tüm avantajları kaldırıldı
YÖK ile hükümet arasındaki inatlaşma devam ed...
Hurşit GÜNEŞ
Tüketimden haberlere devam
Malum, tüketim, ekonominin motoru. Dünkü yazı...
Doğan HEPER
Her mesleğin zorluğu var
GAZETECİLER toplum sorunlarıyla ilgilenmekten...
Semih İDİZ
Dışişleri Bakanı Gül ile ufuk turu
Exeter Üniversitesi tarafından kendisine veri...
Sami KOHEN
ABD ile savaş mı?!
TÜRK-Amerikan savaşı mı?.. Bu da nereden çıkt...
Mehmet Y. YILMAZ
Gençliğin sembolü ne?
Bu soruyla geçen gün okuduğum bir dergide kar...
Hasan PULUR
Soykırım mı? Buyurun!
DÜNYADAKİ bütün dillerin sözlüklerinden bazı ...
Derya SAZAK
Çernobil'i araştırmak (3)
NTV Spor Yönetmeni sevgili Kenan Onuk'un zama...
Meral TAMER
Ethem Sancak, neden ineklere âşık oldu?
Temel Almanya'ya gitmiş. 20 - 25 yıl çalışıp ...
Yaman TÖRÜNER
SPK açıkladı
Mortgage (ipotekli gayrimenkul senedi) sistem...
Güngör URAS
Yabancı yeni yatırım ile işi-aşı çoğaltır
Türkiye'ye giriş yapan yabancı sermayenin tam...
M. Ali BİRAND
Müzakereciler dizisinin özeti...
Geçen hafta CNN- TÜRK' te yayınlandı, aynı z...

© 2005 Milliyet