Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gençliğin sembolü ne?


Bu soruyla geçen gün okuduğum bir dergide karşılaştım. Soru AGB Nielsen araştırma şirketi tarafından yapılan ve Türkiye'nin 15 yaş üzerindeki kentli nüfusunu kapsayan bir araştırmada sorulmuş.
Soruyu okuyunca dergiyi bir an için bıraktım ve o yaşlardayken bu soru bana sorulmuş olsaydı ne yanıt vereceğimi düşündüm.
Doğrusunu isterseniz kolay bir yanıt da bulamadım. Ya artık 50 yaşına çok yaklaşmış olmamdan kaynaklanıyor bu durum, yani hatırlamıyorum. Ya da biz o yaşlardayken kendimizi özdeşleştirebileceğimiz şeylerin bir hayli kısıtlı olmasından...
Sonunda düşündüm, düşündüm ve şuna karar verdim: O yaşlarda gençliğimin sembolü "gitar"dan başka bir şey değildi.

Gitardan TV'ye..
Media Cat isimli pazarlama iletişimi dergisinin haberine göre araştırmanın sonucunda günümüz gençliğinin "sembolü" televizyon çıkmış.
Bu yılın bahar aylarında yapılan araştırmanın ortaya koyduğu gibi gençler, yeni teknoloji ürünlerini denemeye, kullanmaya ve onları yaşamlarının bir parçası haline getirmeye, bizlere göre daha fazla eğilim taşıyorlar.

Gençlerde yok yok..
15-19 yaş grubu gençlerin kullandıkları cep telefonlarının MMS, hands-free, WAP özelliklerine sahip olma oranı, tüm kişilere göre 3 misli daha fazla. Cep telefonunun fotoğraf çekme, bluetooth, ses kayıt ve video kayıt özelliklerine sahip olma oranı ise iki buçuk kat daha yüksek. Ve bu gençlerin yüzde onu sabit telefonları hiç kullanmıyorlar, cep telefonuyla iletişim kurmak onlara yetiyor.
Yıllar önce gençlik dergisi Blue Jean'i piyasaya çıkardığımda en büyük sorunumuz, şirketlerin, gençleri bir "tüketici grup" olarak göremiyor olmalarıydı.

Garip bir durum
Aradan geçen 18 yıldan sonra gençlik dergilerine verilen reklamlara bakınca bunun değişmeye başladığı da görülüyor ama nedense yeni donanımlı süper cep telefonlarının reklamları hâlâ yaşlılara hitap eden mecralarda yayımlanıyor. Garip bir durum reklam veren açısından, ama bugün konumuz bu değil.

Görüş yerine marka!
Avrupa çapında toplam on ülkede yapılan araştırmanın ortaya koyduğu önemli bir gerçek de şu: Gençler artık büyük politik görüşlerden daha çok, markalara ilgi duyuyorlar.
Bugünün dünyasında kendisini "küçücük" hisseden gençlik, markalar ve ileri teknoloji ürünleriyle kendisini "güçlü bir birey" olarak hissedebiliyor.
"Artık genç olmayanlar için" bu söylediklerim, "Biz nelerle uğraşıyorduk, bunların aklı fikri markalarda" şeklinde nostaljik bir övünme meselesi olabilir.
Böyle düşünenlerin son derece yanıldıklarını da söylemeliyim.
Çünkü "markalaşma" artık sadece tüketim ürünleri için değil, siyasi kişiler, görüşler ve tutumlar için de söz konusu olabilecek bir süreç.

Siyasetçilere mesaj
Özellikle siyasetçilerin bu araştırmadan çıkarmaları gereken sonuçlar var:
Gençler kendini bıkıp usanmadan tekrar edenlerden, sürprizler yapmayanlardan, espriye açık olmayanlardan, klişe ve demode içeriklerden hiç de hoşlanmıyorlar.
İki sene sonraki genel seçimlerde gençlerin de oylarına talip olacak olan siyasi partiler ve siyasetçilerin hiç unutmamaları gereken bir gerçek bu.

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Terör konusunda komşularımız, dostlarımız
EL KAİDE teröristleri 2003 yılının 15 ve 20 K...
Çetin ALTAN
Barmenler, kuaförler, kuyumcular, ev yardımcıları...
Mümkün olsa da, 13-14 milyon aileden oluşan T...
Melih AŞIK
PKK ne istiyor?
PKK yenilmiş, Apo Türkiye'nin eline geçmiş, G...
Fikret BİLA
Şener'in yabancı sermaye kriterleri
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllat...
Hasan CEMAL
Cinayet!
Diyarbakır'da bir cinayet işlendi bu yakınlar...
Yılmaz ÇETİNER
A. İpar'ın el konan 5 gemisi nasıl jilet olmuştu!
Batık banka sahiplerinin aileleriyle birlikte...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
3 Temmuz'da bu köşede yer alan "DANK" başlığı...
Can DÜNDAR
Prens Albert, eylülde Türkiye'ye geliyor
Görülecek sahneydi:
Abbas GÜÇLÜ
Meslek liselinin tüm avantajları kaldırıldı
YÖK ile hükümet arasındaki inatlaşma devam ed...
Hurşit GÜNEŞ
Tüketimden haberlere devam
Malum, tüketim, ekonominin motoru. Dünkü yazı...
Doğan HEPER
Her mesleğin zorluğu var
GAZETECİLER toplum sorunlarıyla ilgilenmekten...
Semih İDİZ
Dışişleri Bakanı Gül ile ufuk turu
Exeter Üniversitesi tarafından kendisine veri...
Sami KOHEN
ABD ile savaş mı?!
TÜRK-Amerikan savaşı mı?.. Bu da nereden çıkt...
Mehmet Y. YILMAZ
Gençliğin sembolü ne?
Bu soruyla geçen gün okuduğum bir dergide kar...
Hasan PULUR
Soykırım mı? Buyurun!
DÜNYADAKİ bütün dillerin sözlüklerinden bazı ...
Derya SAZAK
Çernobil'i araştırmak (3)
NTV Spor Yönetmeni sevgili Kenan Onuk'un zama...
Meral TAMER
Ethem Sancak, neden ineklere âşık oldu?
Temel Almanya'ya gitmiş. 20 - 25 yıl çalışıp ...
Yaman TÖRÜNER
SPK açıkladı
Mortgage (ipotekli gayrimenkul senedi) sistem...
Güngör URAS
Yabancı yeni yatırım ile işi-aşı çoğaltır
Türkiye'ye giriş yapan yabancı sermayenin tam...
M. Ali BİRAND
Müzakereciler dizisinin özeti...
Geçen hafta CNN- TÜRK' te yayınlandı, aynı z...

© 2005 Milliyet