Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ethem Sancak, neden ineklere âşık oldu?


Temel Almanya'ya gitmiş. 20 - 25 yıl çalışıp para biriktirmiş. Hayalindeki kırmızı Mercedes'i almış. Girmiş otoyola. Basmış gaza. Ama ters yolda... Kısa bir süre sonra bir anons duymuş: "Dikkat - dikkat, otoyolda ters yönde seyreden birisi var." Temel, direksiyonun başında gülümsemiş: "Ne birisi? Hepsi, hepsi!"
Tıpkı bizim yıllar boyu hayvancılıkta yaptığımız gibi. 1950'lerde ülkemizde 1 insana 1 hayvan düşerken, siyasetçilerimizin popülist politikaları sonucu bugün maalesef 2 Türkiyeli'ye 1 hayvan düşüyor. Dünya ortalaması 1 insana 1.3 hayvan. Herşeyi ters yaptık hayvancılıkta.
Yukarıdaki fıkra da, hayvancılıkla ilgili benzetme ve rakamlar da, son dönemde her fırsatta ineklere aşık olduğunu dile getiren işadamı Ethem Sancak'a ait. Garanti Bankası'nın Van'daki Anadolu Sohbetleri toplantısında Sancak'ı dinlerken, çiftçiyi oy deposu olarak gören siyasetçilerimizin tüm topluma verdikleri zararın kabarık bilançosuna bir kez daha öfkelendim.

Gençken Mao'cuydu
Dünyada son 20 yılda en fazla inek ithal eden ülkeymişiz. Devlet eliyle 300 bin damızlık inek ithal etmişiz, ama işi yürütemediğimiz için -sıkı durun- hepsi kesilip kavurma olmuş! Sonuç: Dünyada bugün etin en pahalı olduğu ülke Türkiye. Avrupa'da kilosu 2 - 2,5 dolar olan karkas et, Türkiye'de 6 dolar.
Sancak'ın hedefi, bu tabloyu ters - yüz etmek. Öğrencilik yıllarında Türkiye İşçi Köylü Partisi üyesiymiş. Eski Aydınlıkçılar kendisini gayet iyi tanıyor. Sonra 6 arkadaşıyla sıfırdan başlayıp ilaç dağıtım işine girmiş. Bugün sahibi olduğu Hedef Ecza Deposu, ülke sınırlarını aşarak İngiliz Allianz'la ortak. Türkiye'deki cirosu 2.5 milyar dolar. İngilizler; Romanya, Mısır ve Rusya'daki operasyonları da Sancak'a bırakmışlar, çünkü Sancak'ın geliştirdiği dağıtım modeli kadar süratli ve etkili olanı yok.
Sancak, ilaçta Türkiye sınırlarını aşan bu başarısını, hayvan çiftlikleri için düşündüğü modelde de tekrarlayabileceğini düşünüyor. Aydınlıkçı olduğu günlerden kalma "toplumu dönüştürme heyecanı" da, sanırım ek bir motivasyon unsuru.

Urfa'daki hatalar
Koç - Ata'nın Urfa'daki hayvan çiftliğine sonradan ortak olarak bu alana adımını atan Ethem Bey, orada yapılan hatalardan şu 3 önemli dersi çıkartmış:
1) Renault ile gidilecek yere Mercedes'le gitmeyeceksin
2) Besi ve süt hayvancılığını aynı çatı altında toplamayacaksın.
3) Kapasiteyi 5 bin baş hayvanın üzerine çıkartmayacaksın. (Urfa'da 10 bin baş)
Ve Urfa'daki ortaklardan Ata ile birlikte Denizli - Acıpayam'da devletten kiraladıkları 23 bin dönüm arazi üzerinde 50 milyon YTL yatırımla ikinci çiftlik kuruluyor. Tabii 5 bin baş hayvanı geçmeyecek şekilde.

Kendi kendine büyür
"1. yıl sonunda kâra geçeceğiz. 5 yıl içinde yatırım kendini amorti edecek. Ondan sonra kazandığının hepsi kâr. Tarım işletmesiyle sanayi işletmesi arasındaki fark şu. Sanayi işletmesinde kapasiteyi arttırmak, ancak ek yatırımla mümkündür. Tarım işletmesi ise kendi kendini büyütür. Ortalama her 1.5 yılda 5 bin yavru doğar. Bunun yarısı erkek, yarısı dişidir. Erkekler kesime gider. Dişilerle yeni bir çiftlik kurabilirsiniz. İş doğal olarak kendi kendini büyütür. 50 bin başlık bir sürü alsanız, 10 yıl sonra 500 bin baş hayvan oluyor. İsteseniz de çoğalmalarını durduramazsınız. Hesabını yaptırdım: 1 avuç mısır veriyorsunuz, 1 teneke peynir oluyor..."
Sancak'ın anlattıkları, ilk anda Nasreddin Hoca fıkrası gibi. Ancak o hesap - kitap adamı. Hedef'in ilaç piyasasında kısa sürede eriştiği büyüklük ortada. Dünkü yazımda değinmiştim: Van'a yatırım yapmasını isteyen işadamlarına "Kazanmayacağım işe para yatırmam" da dediğine göre...

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Terör konusunda komşularımız, dostlarımız
EL KAİDE teröristleri 2003 yılının 15 ve 20 K...
Çetin ALTAN
Barmenler, kuaförler, kuyumcular, ev yardımcıları...
Mümkün olsa da, 13-14 milyon aileden oluşan T...
Melih AŞIK
PKK ne istiyor?
PKK yenilmiş, Apo Türkiye'nin eline geçmiş, G...
Fikret BİLA
Şener'in yabancı sermaye kriterleri
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllat...
Hasan CEMAL
Cinayet!
Diyarbakır'da bir cinayet işlendi bu yakınlar...
Yılmaz ÇETİNER
A. İpar'ın el konan 5 gemisi nasıl jilet olmuştu!
Batık banka sahiplerinin aileleriyle birlikte...
Güneri CIVAOĞLU
Eşik
3 Temmuz'da bu köşede yer alan "DANK" başlığı...
Can DÜNDAR
Prens Albert, eylülde Türkiye'ye geliyor
Görülecek sahneydi:
Abbas GÜÇLÜ
Meslek liselinin tüm avantajları kaldırıldı
YÖK ile hükümet arasındaki inatlaşma devam ed...
Hurşit GÜNEŞ
Tüketimden haberlere devam
Malum, tüketim, ekonominin motoru. Dünkü yazı...
Doğan HEPER
Her mesleğin zorluğu var
GAZETECİLER toplum sorunlarıyla ilgilenmekten...
Semih İDİZ
Dışişleri Bakanı Gül ile ufuk turu
Exeter Üniversitesi tarafından kendisine veri...
Sami KOHEN
ABD ile savaş mı?!
TÜRK-Amerikan savaşı mı?.. Bu da nereden çıkt...
Mehmet Y. YILMAZ
Gençliğin sembolü ne?
Bu soruyla geçen gün okuduğum bir dergide kar...
Hasan PULUR
Soykırım mı? Buyurun!
DÜNYADAKİ bütün dillerin sözlüklerinden bazı ...
Derya SAZAK
Çernobil'i araştırmak (3)
NTV Spor Yönetmeni sevgili Kenan Onuk'un zama...
Meral TAMER
Ethem Sancak, neden ineklere âşık oldu?
Temel Almanya'ya gitmiş. 20 - 25 yıl çalışıp ...
Yaman TÖRÜNER
SPK açıkladı
Mortgage (ipotekli gayrimenkul senedi) sistem...
Güngör URAS
Yabancı yeni yatırım ile işi-aşı çoğaltır
Türkiye'ye giriş yapan yabancı sermayenin tam...
M. Ali BİRAND
Müzakereciler dizisinin özeti...
Geçen hafta CNN- TÜRK' te yayınlandı, aynı z...

© 2005 Milliyet