|
Müzakereciler dizisinin özeti...
Geçen hafta CNN- TÜRK' te yayınlandı, aynı zamanda Radikal' de ve Posta'da benim köşemde tekrar edildi. AB ile daha önce tam üyelik görüşmelerini yürütmüş olan başmüzakereciler, Ali Babacan' a deneyimlerini anlatmışlar ve tavsiyelerde bulunmuşlardı. Bugün, diziyi kaçırmış olanlar için geniş bir özet yapıyorum. İlgilenen kesip saklayabilir.
***
Geçen hafta, CNN TÜRK' teki MANŞET programında bir dizi yayınladım. Bizden önce başmüzakerecilik yapmış ve AB ile görüşmeleri yürütmüş olan en önde gelen ve Türkiye' ye birçok yönden benzeyen ülke temsilcilerini seçip ekrana çıkarttım.
Bunlar, Polonya' nın başmüzakerecisi Jan Truszczynski, Macar Peter Balazs, Çek Pavel Teliçka ve Yunanlı Viron Theodoropoulos idi.
Sonunda da, müzakere masasının karşı tarafında oturacak olan, AB Komisyonu müzakerecisi Pierre Mirel'i konuşturdum.
Son derece ilginç saptamalarla karşılaştık. Ben de ,bilmediğim çok şey öğrendim.
O kadar olumlu yankı aldım ve tekrarlanması için öylesine taleple karşılaştım ki, bugün dizinin en önemli, hiç unutulmaması gereken bölümlerini özetlemek istiyorum.Sanki onların ağzından çıkanları aynen aktarıyormuşum gibi okuyacaksınız. Ancak unutmayın, aşağıdaki satırlar bir özettir ve kelimeleri değiştirilerek toparlanmıştır.
1) PAZARLIK OLMAYACAK:
- Türkiye, bizlerden farklı bir müzakere süreci yaşayacaktır. Biz daha rahattık, siz daha katı kurallarla karşı karşıya kalacaksınız...Müzakereler futbol maçı gibi olmayacaktır. Rugby oyunu gibi kıran kırana geçecektir...Unutmayın ki, müzakereler bir " pazarlık veya al-ver görüşmesi" olmayacaktır. Siz, AB kurallarına hangi sürede ve nasıl uyum sağlayacağınızı bildireceksiniz, AB bunu kabul veya reddedecektir. Zira, AB' ye katılmak isteyen sizlersiniz. AB, Türkiye' ye katılmak istememektedir. Buna bir de, AB kamu oyunda genişlemenin geneline ve özelde de Türkiye' ye karşıt eğilimler sizin müzakerelerinizi daha da güçleştirecektir.
2) NE İSTEDİĞİNİZİ ÇOK İYİ SAPTAYIN:
Herşeyden önce, siz kendi hesabınızı iyi yapmalısınız. Ekonominizin röntgenini iyi çekmeli, gereksinimlerinizi , zayıflıklarınızı ve uzun vadede ne yapmak, nereye gitmek istediğinizi çok iyi saptamanız gerekir. Bunu iyi yapamazsanız, müzakerelerde büyük zarara uğrarsınız. AB sizi istediği gibi yönlendirir. Hatanızın cezasını da ilerde çekersiniz...Bu hazırlık sırasında bürokrasinizi iyi hazırlayın. Aman iyi koordine edin. Bürokrasi direnecektir. Bunu engellemenin yolu cezalandırmak değil, onları inandırmaktır... Ekibinizi işini iyi bilen ve AB' ye inanmış teknisyenlerden seçin.Müzakerecinizin siyasi ağırlığı veya Başbakana çok yakın bir kişi olması gerekmektedir.Telefon ettiği anda Başbakana ulaşamayanı başmüzakereci yapmayın...Ön hazırlığın diğer önemli yanı, AB mutesebatının iyi bilinmesidir. Eğer AB'nin kurallarını iyi bilmezseniz, müzakerelerde hep sorunlarla karşı karşıya kalırsınız.
3) ASIL PAZARLIK İÇERDE OLACAK:
Hiç değişmeyen kural, asıl pazarlıkların AB ile değil, içerde kendi aranızda geçeceğidir. Müzakerelerin yüzde 80'i kendi içinizde, yüzde 20' si AB ile görüşmelerde yapılacaktır.Bundan dolayı, tüm müzakereler süresince, kendi bürokrasinizi inandırmaya büyük önem verin. Aynı şekilde meslek kuruluşlarını, çıkar çevrelerini, sivil toplum örgütlerini işin içine alın. Müzakereleri onlarla paylaşın, onların nabzını iyi tutun ve sürekli şekilde desteklerini elde etmeye çalışın. Aksi halde işin içinden çıkamaz ve içerde mağlup olursunuz.
4) MEDYA VE KAMUOYUNU KOLLA:
Müzakerelerin başlamasıyla birlikte kamuoyundaki heyecan azalacak ve yavaş yavaş muhalefet artacaktır. Çıkarları bozulacak olan kesimler de , kamuoyundaki muhalefeti arttıracak, tepkileri kışkırtacaktır. Ogüne kadar hükümetlerin yanında duran, özel sektörün büyük bölümü de rahatsız olacak ve ters sesler çıkaracaktır. Bunu engellemenin en önemli iki etkeni vardır.Biri medya, diğeri de hükümetin kararlılığıdır.
Medya mutlaka eğitilmelidir. Bizim medyamız da başlangıçta çok cahildi ve inanılmaz muhalefet yaptık. Cahil medya kadar tehlikelisi yoktur. Uzman gazeteci yetiştirmek için destek verin ve medya ile tüm gelişmeleri paylaşın. Paylaştığınız oranda sorumlululuğu da paylaşmış olacaksınız ve sonunda bilinçli bir medya yarattığınızı göreceksiniz.
5) HÜKÜMET KARARLI DAVRANMALI:
Müzakereler süresince karşılaşılacak muhalefeti, tolerans düzeyinde tutabilmenin en önemli koşulu, hükümetin başından sonuna kadar kararlılığını ortaya koymasıdır. En ufak bir tereddütte veya hükümet içinden çıkacak ters sesler herşeyi mahvetmeye yeter. Kararlı bir hükümet, sadece içerde değil, dışardaki gelişmeleri de son derece olumlu etkiler.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|