|
Geriye gidiş var
Düzeltme: Dünkü yazıda "vukuat" kelimeleri yanlışlıkla "avukat" olarak yazılmıştır. Yazıyı düzeltilmiş haliyle yeniden yayımlıyoruz.
Biraz eskilerden söz edeceğim.
Çok ama çok eskilerde hukuk sistemi diye bir sistemin bulunmadığı dönemlerde, topluluklar henüz kabile halinde yaşarken, bir kabileden biri, bir başka kabiledeki kimseye karşı bir suç işlediğinde, bunun cezası suç işleyenin kabilesinden herhangi birine zarar vermekti. Mağdurun kabilesinden birkaç kişi toplanır, suçlananın kabilesinden gelişigüzel birini hedef alır, ona cezasını verirdi. Ceza da çoğunlukla ölüm olurdu.
Sonra insanların kafasında adalet kavramı ufak ufak gelişmeye başlayınca, mağdurun kabilesindekiler, suçlunun kabilesinden birilerini seçmek yerine suçu işleyen kişiyi hedef almaya, ona ceza vermeye başladılar ama yine çoğunlukla ceza ölüm olurdu.
Sonra hak-hukuk kavramı biraz daha gelişti, bu defa cezalar çeşitlendirildi. Örneğin tek ceza yani öldürme yerine kısasa kısas devreye girdi. Göz çıkaranın gözü çıkarılır, el kıranın eli kırılırdı. Bunu yine fertler yapıyordu, ama sonraları bu yetki bir kuruma devredildi, yani ilkel mahkemeler devreye girdi.
Toplumlar tam anlamı ile gelişince yargılama ve ceza verme yetkisi devletin oldu. Yasalarda yazılı suça, yasalarda yazılı ceza verildi, insan onuruna aykırı cezalar kalktı, adil yargılanma vs. geldi. Bu işin tarihi kısmı. Şimdi.
Toplumumuza bir bakalım.
Yakalanan hırsıza meydan dayağı, kapkaççıyı linç edilmekten kurtarmaya çalışan polis görüntüsü, belindeki silahı çekerek ateş ede ede hırsız kovalayan vatandaş. Bizim toplumumuz için günlük olaylardan. Düşünün hırsızı linç etme girişimi, yukarıda tarihini anlattığım cezalandırma sisteminden biri değil mi? Yani bizde cezalandırma sisteminde geriye gidiş var. Peki geriye gitmeyi gerektiren neden ne? Onu da örnekleyeyim.
Vatandaşın yaka paça suçüstü yakaladığı 24 yaşındaki kapkaççının 24 vukuatı var, bu bilineni, ya bilinmeyenler?
Yakalanan 13 yaşındaki hırsızın 140 vukuatı var, bu bilinen. Ya bilinmeyenleri? Muhtelif suçtan 24 defa yakalanan da, 140 defa yakalanan da sokakta geziyor ve devlet bunlara müeyyide uygulamıyorsa sonuçta ilkel adalet kavramının geri gelmesi doğaldır. Yakında sokaklarda kısasa kısas uygulamasına geçilirse şaşmam. Vatandaşın bir şekilde korunması şart, ya devlet tarafından korunacak veya kendi göbeğini kendi kesecek. Bu bir temenni değil, bir endişe.
Ya devlet başa ya kuzgun leşe.
tamerheper@host.com
|
|