Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Affet bizi Seba'

Süleyman Seba, Hendek'teki köyünde olanca heybetiyle duruyor işte...
Değişenler, ona tribünden hakaret edenler.
Aslında Süleyman Seba'yı değil, futbolun efsanevi boyutunu öldürdüler onlar zamanında...
Suçlanamazlar!..
Son derece içten davrandılar.
Beşiktaş'ı fareli antrenman sahalarından beş yıldızlı lükse taşıyan, kafasındaki Misak-ı Milli sınırları ile ne kimsenin malında gözü olan ne de kimseye bir gram taviz tanıyan, denk bütçeli, tutumlu, ileri görüşlü, vakur başkan devri geçmişti artık.
Türkiye de değişiyordu, başkanlar da...
Köşe dönmeci, kestirmeci, kuralların ihlal edilmesi için yaratıldığını sanan başkan modeli geçer akçeydi.
Belediyeler bile elli yılda ödeyemeyeceği borçlarla büyürken, bıraksalar Beşiktaş ortaçağda kalacaktı!..
İyi niyetliydi "Ahmet Dursun, Seba gitsin" diye bağıranlar. Lakin camiaları, kurumları, insanları yönetmeye, arkasından itmeye, önüne geçip sürüklemeye iyi niyet yetmiyordu.
***
Ahmet durdu, Seba gitti.
Beşiktaş daha mı iyi?
"Forza Beşiktaş" grubunun internet yazışmalarını inceleyen Milliyet, Seba'yı istemeyenlerin derin bir pişmanlık içinde olduğunu belgeledi. Kimi "kendimden utanıyorum" diyordu, kimi "ah kafam"...
Yine içlerinden geleni söylüyorlar. Son derece samimi duygular.
Peki bu duyguları tetikleyen ne?
Sayın Seba'nın ilerleyen yaşı mı?
Yoksa kızgın tribünlerin tarihi yanlışı mı?
Beşiktaş başkanlığına damgasını vuran genç nesil en pahalı transferleri yapmıyor mu, en büyük projelere kalkışmıyor mu? Ne eksik?
***
Onu geçenlerde yazmıştım.
Sadece "duruş"... Olaylar ve sorunlar karşısında duruş.
Böyle büyük camialarda para pul sıkıntısı olsa bile geçicidir. Başarı mutlaka gelir. Futbol değerleri zaman içinde istemeseniz bile yükselir.
Tüm bunlar olurken yönetim makamından yansıyan duruş, ya hızlandırır bu süreçleri ya frene basar.
Belli ki "Forza Beşiktaş" grubu, bir zamanlar ayağı frende sandıkları sayın Seba'nın, aslında gazı köklediğini ve kulübün hız limitinin o kadar olduğunu anladılar. "Boşuna kızmışız" diyorlar.
Şimdi Süleyman Seba'dan özür dilemeleri büyük başkanın gönlünü alabilir. Ancak yok ettikleri futbolun efsanevi boyutu, futbolseverlerin yüreğinde enfarktüs yarası gibi kalıcıdır ve öldürücü son krizi beklemektedir.
Para, hırs, intikam, acımasızlık, vefasızlık, sevgisizlik, futbolun on birinde banko oynadıkça başarı bile acı vermektedir insanlara.
Oysa duygularımızın da katkısıyla, futbol ne kadar manalı bir mücadele haline gelebilirdi.

Futbolda din savaşı

Biz istediğimiz kadar tekrar edelim ve istediği kadar doğru olsun:
"Terörün dini, ırkı yoktur; insanlık suçudur"...
Lakin kalabalığa dalıp göbeğindeki bombanın pimini çeken her sünnetli militan, batı dünyasının orta ve alt sınıf Hıristiyanlarının alt beyninde yatan "haçlı fanatizmini" ırgalamaktadır apaçık.
Artık işgal edilen ülkeler, ağır baskı altında ezilenler, sömürülenler, enterne edilenler, yönlendirilenler unutulmuş; "insanlık suçu"nun çerçevesi, göbeğinde bomba ile kalabalığa dalanlara kadar daraltılmıştır.
Oysa, "Allah için masum adam öldüren" manyaktan başlayarak, petrol için, para için, güç için masum insan öldürenlere kadar hepsi suçludur insanlık kriterinde.
Bir Müslümanın bunu anlatma olasılığı bile kalmamıştır şu sıralar. Hemen sorarlar adama; "Sen teröre hafifletici neden mi arıyorsun" diye.
Her bombacıyla birlikte, suçumuz artıyor gözlerinde.
Madem ki futbol uluslararası kontrollü savaş olarak algılanmaktadır bir kısım insanlarca... İntikam, en hırçın filizlerini futbolda verecektir.
Futbolun tribünlerinde.
Nitekim İngiliz holiganlar organize olmaktadır.
"Takım fanatizmini bir yana bırakalım, Müslümanlara karşı birleşelim" fikri sanal alemde dolaşmakta, yandaş aramakta ve bulmaktadır The Guardian gazetesine göre.
Nereden baksanız karanlık, gelecek...
Görülen o ki, insanlık daha da kirlenecek.
Ve bu gidişle, birincilik futbola verilecek.
FIFA, UEFA, "ırkçılıkla" savaşadursun, futbolda din savaşları kapıda.

Bilimsel Fener

Futboldaki bilimselliğin gereğini yerine getirdi sayın Daum ve meteoroloji biliminin verilerinden yararlanarak Avrupa sıcağından sakladı takımını.
Nispeten serindi İstanbul...
Futbolcular sirk gösterisi gibi maçlardan uzak, tatil kilolarını attı.
İzleyenler son derece verimli bir çalışma devresi sinyalleri aldıklarını söylüyorlar, yazıyorlar.
Gerçi Fenerbahçe antrenman haberlerinin çoğu "üç yumurta, iki bardak un" şeklinde kek tarifi gibiydi ama, çalıştılar işte...
Hatalı pasa 50 dolar ceza kesen sayın Daum'un bu uygulamada "psikoloji" biliminden mi, yoksa "kriminoloji"den mi yararlandığı pek anlaşılamadı. Olsun hatalı paslar azaldı ya...
Önemli olan güzelliklerin sürekliliği.
Mesela lig başladığında orta saha - forvet dengesi kuramayan teknik direktöre de dolar bazında ceza verilse veya bir maçta coşup diğer maçta saklanmaya çalışan Brezilyalı yıldızların yumurta ve unla dikkati çekilse fena mı olur? Bilim devamlılıktan yana.

Havuz/zuvah

Hep soruyorum; ne değişti havuzda?
Dört büyükler ne olursa olsun ilk dörde girmiş gibi para alacaklar. Hatta bu koşulu üç sezon daha sürdürmek istiyorlar.
Eskiden ortada bir para vardı. Aslan payını dört büyükler alırdı.
Şimdi dört büyükler aynı payı almayı üç sezon daha sürdürecek. Geri kalan da diğer takımlar arasında bölüşülecek.
Eee... Ne değişti?..

eguven@milliyet.com.tr



SPOR
Ailton geliyor
'Karaktersiz Ribery'
Ve Pendik kayıtlarda
Kartal kanatlandı: 2-1
Rüştü'de kader anı
Obina'da geri sayım
Emre'den itiraf!
Kayseri'de rota Mehmet Nas
Altın yumurtlayan Horoz!
Song Vieira
Bataktan zirveye
2008 için dev adım
Havuzda orta yol!
Yumurta ve Samandıra
Pozitif ayrımcılık şart!
'Affet bizi Seba'
Taşlar oturuyor
At yarışları
Hedef Bodiroga
Vlade Divac veda etti





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Pozitif ayrımcılık şart!
'1- Gerçek": Türkiye'nin neredeyse bir numara...
Ercan GÜVEN
'Affet bizi Seba'
Süleyman Seba, Hendek'teki köyünde olanca hey...
Bilal MEŞE
Taşlar oturuyor
Beşiktaş, Partizan karşısında elde ettiği gal...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet