|
PKK'ya dur demeyen yarın pişman olacak
PKK'nın saldırıları tekrar başladı. Yeni moda, uzaktan kumandalı mayınlarla insan öldürmek. Neden ? Demokratikleşme hareketleri yeterince hızlı gitmiyormuş. Reformlar ilerlemiyormuş.Bu gerekçelerle insan öldürüyorlar.PKK'ya hepimizin karşı çıkması gerekiyor. Hepimiz derken, Avrupalıları da sayıyorum.
***
Son aylarda Güneydoğu'da kıpırdanmalar artıyor.
PKK silahlı varlığını tekrar hissettirmeye başladı.
Yeni moda, uzaktan kumandalı mayınlarla cinayet işlemek.
Bunun adı açıkça cinayettir. Başka türlü tarif edemezsiniz.
Ne amaçla olursa olsun, hangi ideoloji veya din adına, masum insanları öldürmenin başkaca bir tanımlamasını yapamazsınız.
Bölgedeki rahatsızlık açıkça yayılıyor.
Fazla ileri gitmeye gerek yok. Bölgede kısa bir tur yapın ve hemen hissedeceksiniz. 1998'den bu yana yaşanan barış ortamının bozulmasını kimse istemiyor. Silahlı mücadeleyi meslek haline getirmiş olan küçük bir kesimin dışındakiler, bu olaya karşı çıkıyorlar, ancak etkili olamıyorlar.
İşin kötü yanı, PKK' dan ayrılan küçük bazı gruplar da kendilerini gösterebilmek için silahlarını konuşturmaya başladılar. Adeta cinayet rekabeti yaşanıyor.
Bu tırmanma sürdüğü taktirde, yeniden eski günlere dönme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğiz.
Şimdi hepimizin biran önce bir durum değerlendirmesi yapmamız gerekli.
Bu gelişmelere seyirci mi kalacağız, yoksa hepbirlikte karşı mı çıkacağız ?
Tepki göstermesi gerekenlerin içine herkesi katıyorum.
Güneydoğu'yu yoksulluktan kurtarmak isteyen Kürt kökenli grupları, siyasileri, DEHAP'ı, yeni bir siyasi oluşum için mücadele verenleri de kastediyorum. Bazı Kürt kökenli aydınlar, Zana ve arkadaşları terör girişimlerine karşı çıktıklarını açıkladılar. Ancak bu yeterli değil. Çok daha geniş bir kampanya açmaları, gösterilerle silaha karşı durmaları şarttır.
Diğer bir beklentimiz de, hükümettendir.
Reformlar başladı, ancak uygulamalardaki gönülsüzlük apaçık ortada. Ekonomik önlemler ise, bir türlü devreye sokulamıyor. Defalarca açıklanan paketler hiçbir işe yaramadı. PKK'ya karşı mücadelenin sadece güvenlik önlemleriyle yapılamayacağını, Genelkurmay Başkanı Org. Özkök'den, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Büyükanıt'a kadar her yetkili asker sık sık tekrarladı.Ancak bütün sözler havada kaldı. Somut bir adım atılamadı. Aynı açılık ve sefalet sürüp gitti. Bu da teröristin işine yaradı.
Toplum ise bir hareketlenme istiyor.
Siyasi- Sosyal – Kültürel ve ekonomik bir büyük girişim bekleniyor.
Bugünden gereken önlemler alınamaz ve herkes sorumluluğunu üstlenip hareketlenmezse, ilerde dizimizi döveceğiz. Büyük zorluklarla inşa ettiğimiz bir barış ortamının yeniden bozulması tehlikesiyle karşılaşacağız.O zaman da çok geç olacak.
Türkiye, hem ekonomik, hem de siyasi bir ince yolda yürüyor. Bugünkü gidişin bozulması sadece bizleri değil, Kürt kökenli vatandaşlarımızı da perişan edecektir.
Gelin, harekete geçelim.
Gelin bu gidişe karşı çıkalım.
***
AVRUPA DA PKK'YA DUR DİYEBİLMELİ...
PKK konusunda dikkatli davranması gerekenler arasında Avrupa Birliği de var.
Avrupa'yı bu açıdan ikiye ayırmalıyız.
Hükümetler( veya resmi kuruluşlar) ve Parlamentolar.
1) PKK'ya, özellikle yabancı( kimi batılı, kimi arap) istihbarat servisleri ,sırf ilişkilerini canlı tutabilmek amacıyla, el altından ve destek anlamına gelecek jestler yapıyorlar.Bu resmi desteği etkilemek ve engelleyebilmek, Türkiye açısından daha kolay.Hükümetlerarası ilişkiler ne de olsa daha düzenli gelişiyor.
2) Kolay olmayan, daha çok Avrupalı milli parlamentolardan, Uluslararası parlamentolar veya parlamenterlerden ve bazı sivil toplum örgütlerinden gelen destektir.
Özellikle Avrupalı parlamenterlerden bazıları kasıtlı olarak, bazıları sırf popülarite merakından, bazıları da şaşkınlıklarından dolayı bu oyuna katılıyorlar. Verdikleri demeçlerle PKK tipindeki grupları cesaretlendiriyorlar. Manevi destek sağladıkları izlenimi yaydıklarından dolayı, terör grupları cesaretleniyorlar.
Avrupa işte bu açıdan dikkatli olmak zorundadır.
Son derece net şekilde, terörün her türlüsüne karşı çıkmalılardır. PKK' nın uygulamalarını nefretle kınamalılardır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarını kınadıkları taktirde belki kendi parlamentolarında sempati toplayabilirler, ancak aynı anda PKK'yı cesaretlendirdiklerini de unutmamalılardır.
Aynı gemide yaşıyoruz.
Avrupalılar ne yaptıklarına dikkat etmek zorundadırlar. Zira bugün bizi yakacak olan terör, yarın onları da yakacaktır.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|