Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 20 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rakı neşeleniyor

Yaklaşık yarım asır boyunca üç tip rakıya mahkum olan Türk halkı, rakının özelleşmesinin ardından yepyeni tatlara kavuştu. Yaş üzüm rakısı ve fıçıda sarartılmış rakının ardından, kim bilir daha neler gelecek...

myalcin@turk.net


Seksenli yıllardı. Tekel yöneticileriyle beraber, Türkiye'nin en modern rakı damıtımevi olmasıyla övündükleri Nevşehir Rakı Fabrikası'nı geziyorduk. Rakıları tattıktan sonra bir ara alkollü içkiler müessese müdür yardımcısına, "Niye sadece yaş üzümlerin alkolünden bir rakı yapmıyorsunuz? Çok daha lezzetli, yumuşak olmaz mı?" diye sordum. Müdür bey pek kendinden emin bir ifadeyle, "Olmaz" diye kestirip attı: "Rakıda alkol mühim değil. Alkol nasıl olursa olsun, önemli olan anason. Anason alkolün tadını bastırdığı için böyle şeylere lüzum yok." Yanımdaki diğer Tekelciler de müdürlerini onayladılar, konu kapandı. Geçtiğimiz günlerde Efe Rakı'nın "sınırlı üretim" olarak çıkardığı "yaş üzüm rakısı"nı tadıp rakının boğazımdan "kaymak gibi" akışıyla mest olurken, bu konuşmayı hatırlamadan edemedim.
Türkiye'de rakı uzun yıllar devlet eliyle, "totaliter" bir Doğu Bloku ülkesi zihniyetiyle üretildi. Amaç insanlara yeni tatlar sunmak, lezzet çeşnileri yaratarak yaşama sevincini artırmak değildi. Rakı denen bir içki türü vardı, bunun en az maliyetle üretilmesi ve büyük kârlar ile vergiler alınarak Hazine'ye para kazandırılması önemliydi. O yüzden Türkiye şeker fabrikalarının şeker üretiminin ardından elinde kalan pancar küspesi artıklarından çekilen berbat alkol Tekel tarafından alınıyor, doğru dürüst arıtılmadan kuru üzüm alkolüyle karıştırılıp anason tohumuyla yeniden damıtılınca, küspenin kötü tadı gizleniyordu. Rakının kuru üzümden üretilmesinin de tatla bir ilgisi yoktu; yaş üzüm 12 ay bulunamayacağı için rakı fabrikaları devamlı çalışsın diye, depolanabilen kuru üzümden rakı yapılıyordu.

Özelleşme beraberinde güzelleşme getirdi
Rakı üretimi özel sektöre açılınca, rekabet de başladı ve rakı tiryakilerinin yeni tatlardan hoşlanabilecekleri düşünüldü. Gerçi bu da fazla iyi niyetli bir yaklaşımdı, zira rakıcılar aralarında bol miktarda "ilerici" aydın olsa da, damak tadında çok tutucuydular. Nitekim Tekel'in yaş üzümden yapmayı denediği ilk Tekirdağ Rakısı "Bu rakı fazla yumuşak. Şerbet gibi içiliyor, Yeni Rakı'daki gibi bir 'durma mekanizması' yok" diye Tekel'e şikâyet edildi, baskılar üzerine Tekel'in emriyle Tekirdağ Rakısı'nın tadı bozularak Yeni Rakı'ya benzetildi. Yine özel sektör riski aldı ve iki yeni çeşit rakı çıkardı. Bunlardan Efe'nin yaş üzüm rakısı, yıllar önceki hayalimdi, hakikaten enfes. Tıpkı Almanların snops içmeleri gibi yüksük kadehte iyi soğutularak sek bile içilebilecek yumuşaklıkta. Tadı üzüm üzüm. Mey'in "Altın Seri" Tekirdağ Rakısı ise "Ben şoförümün, odacımın içtiği içkiyi içmem" diyecek yüksek gelir ve statü sahiplerinin hoşuna gidecek "lüks" bir rakı. Fikir güzel, ambalaj harika ama bence altı ay meşe fıçıda durmak anason kokusunu biraz geriye çekmiş. Süt beyazı olmaması, suyu katınca sarımsı beyazlanması da alışılması zor bir görüntü.
Yine de iki firmayı da, tutucu bir kesime sundukları bu yeniliklerden dolayı tebrik etmek lazım. Umarız, denemelerin gerisi gelir, Koç-Tariş grubunun da piyasaya girmesiyle hoş kokulu misket üzümü rakısı, buruk Boğazkere rakısı, sakızlı Mastika gibi yeni denemelerle rakıcıların seçenekleri çoğalır. Tabii rakı tutkunlarının da yeni tatlara açık olmalarıyla...



PAZAR
Ünlü F1 pilotları bu kez yan koltukta oturacak
Hidayet Türkoğlu, NBA... Emret komutanım!
"Görevi kabul ettim yoksa vatan haini ilan edilecektim"
Bu otel 16 yıllık aşkımızın şaheseri
Kimse bilmez, çikolata uzmanı ve langırt birincisiyim
Dünden yarına köprüler kurmak
"İlk 100'e girdiğimizi gazeteden öğrendim"
Hayal köy: Kayaköy
Atlas ekibi okurlarını gezdirecek
Ay ay ay ay ay ay...
Van'ın inci kefali bir tabiat harikası
Saray okulu Enderun
Alkol beslemez, süründürür
Köln'deyiz, "Biz güzeliz..."
İstanbul'a ödenen bir borç
Çatalhöyük Öyküleri ve Kibele Ana
Rakı neşeleniyor





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet