Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 20 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yabancı bankanın iyi yapanı da kötü yapanı da var


Bizim bankalarımız nasıl yurtdışında şube açıyor, bizim sermaye gruplarımız nasıl yurtdışında banka kuruyor ise, yabancıların da Türkiye'de şube açmasından, banka kurmasından doğal bir şey olamaz.
Yerel kanunlara ve yerel bankacılık sınırlamalarına saygı göstermek şartı ile bizim bankalarımız nasıl yurtdışında mevduat topluyor, mevduatı istediği gibi değerlendirebiliyor ise, yabancı bankalar da Türkiye'de yerel kanunlara ve yerel bankacılık sınırlamalarına saygı göstererek mevduat toplayacak ve Türkiye'den topladığı imkânları istediği şekilde değerlendirecektir.
Biz bugüne kadar yabancı bankanın iyi yapanını da kötü yapanını da gördük.
Ne demek istediğimi banka ismi vermeden anlatayım.

İyi örnekler
(1) Türkiye'de faaliyet gösteren "bazı" yabancı bankalar bugüne kadar kamu kesiminin ve özel sektörün yurtdışından kısa, orta ve hatta uzun vade ile ve de ucuz maliyet ile kredi bulmasına aracılık etti. Ediyor.
Bu bankalar Türk sermaye gruplarının hisse senetlerinin yurtdışı borsalara girmesine yardımcı oldu. Özel sektör şirketlerinin halka açılmasında hisse senetlerinin yabancı yatırımcılara satışına aracılık etti.
Bu bankalar özelleştirilen kamu kuruluşlarına yurtdışından alıcı bulmaya çalıştı. Bu bankalar ithalat ve ihracat finansmanında Türk işadamlarına destek veriyor.
(2) Türkiye'de çok şubeli bankacılığa (mevduat bankacılığına) soyunan yabancı sermayeli bankalar yerli sermaye grupları ile eşit şartlarda bankacılık yapıyor. Rekabet yapıyor.
Yerli sermayeli bankalarla eşit şartlarda tüketici kredisi, (taşıt, konut kredisi) KOBİ kredisi veriyor. Sanayi sektörünü, dış ticaret faaliyetlerini finanse ediyor. Yatırım fonu, kredi kartı konularında Batı ülkelerindeki bankacılık uygulamalarını ve ürünlerini Türkiye'ye getiriyor.
Bunlar iyi örnekler. Ama kötü örnekler de var.

Kötü örnekler
(1) Sayısı "az", iş hacmi "çok" bazı yabancı bankalar, yurtdışına "para postalamak"tan başka iş yapmıyor.
Türk lirasını görüyorsunuz. Paralar dövize çevrilerek bankanın yurtdışındaki şubelerinden birine postalanıyor. Yurtdışındaki şubede döviz mevduat hesabı açılıyor. Sonra bu hesaptaki dövizin yüzde 80'i Türkiye'ye kredi olarak getiriliyor. O döviz kredisi Türk lirasına çevrilerek onunla Hazine bonosu satın alınıyor. Hazine bonosunun yüzde 60'ı kadar Türk lirası kredi veriliyor. Bu kredi de dövize çevrilerek yurtdışındaki hesaba gönderiliyor. Türkiye'de çok kişinin parası bu "karmaşık" sistem içinde yurtdışına çıkıp-giriyor.
(2) Sayısı "çok" iş hacmi "az" bazı yabancı bankalar "özel bankacılık" (private banking) adı altında, "bir masa-yok kasa" sadece para postalama işi yapıyor.
Bu bankaların çalışanları "büyük tasarruf sahipleri" ile otel odalarında "iş bağlıyor", Türk lirası tasarrufları yurtdışındaki bankalara postalıyor.

Önemli olan denetim
Kötü örneklere, zararlı uygulamalara bakarak yabancı bankaları yasaklayamayız.
Eğer kötü örnekler, zararlı uygulamalar var ise suç bizdedir.
Bizim bankalarımız yabancı ülkelerde şube açarken, sermaye gruplarımız banka kurarken çok sıkı soruşturmadan geçiyor. Bankalar kurulduktan, şubeler açıldıktan sonra o ülkenin bankacılık gözetleme ve denetleme otoriteleri, nasıl para toplandığını, toplanan paranın ne şekilde kullanıldığını yakından gözlüyor, denetliyor.
Kanuna, bankacılık usul ve kaidelerine, belirlenen çizgilere dikkat edilmemesi halinde faaliyet izinleri, önce kısıtlanıyor. Sonra iptal ediliyor.
Türkiye'de hangi yabancı bankanın nasıl faaliyet gösterdiğini, ben izliyorum, ben biliyorum da devlet neden göremesin, bilemesin? Devletin Maliye'si, Hazine'si var. Merkez Bankası var. BDDK gibi koskocaman bir bağımsız kurum var.
Kötü yapan yabancı bankalara "göz yumulmaz", "kötü yapmaları" önlenir ise, "iyiler gelir". İyiler çoğalır. Kötü yapanlara göz yumulduğunda haksız rekabet şartları ortaya çıkar. İyi niyetli ve güçlü yabancı bankalar Türkiye'ye gelmez. Gelse de büyümez.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Terörün tabanı
Org. İlker Başbuğ gazetecilere brifing verirk...
Çetin ALTAN
Şark faşizmi sert adımlarla şarlatanlık büyütür
Şark faşizminin özelliği, bir zamanların üret...
Melih AŞIK
Atatürkçü Demirel
Kim derdi ki... Bir zamanların "solcu" Karaoğ...
Fikret BİLA
Değişik formatta bir Genelkurmay brifingi
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Ba...
Hasan CEMAL
Dağın cazibesini kırmak için...
Dağdaki eli silahlı PKK'lıyı dağdan indirmek....
Güneri CIVAOĞLU
Piranha dişleri
Politikanın bir tek kapısı vardır, üzerinde "...
Abbas GÜÇLÜ
Kazanmak bu yıl çok daha zor
Veli ve öğrenciler için en zor günler başladı...
Nail GÜRELİ
Yüksekova'da ağır çekim yaşam
İşsizliğin, yoksulluğun, yoksunluğun, bırakıl...
Semih İDİZ
Erdoğan'dan Myers'a yanıt: K. Irak'a gerekirse sormadan gireriz
ABD Genelkurmay Başkanı General Richard Myers...
Sami KOHEN
Farklı bir yıldönümü
KIBRIS harekâtının bu yılki kutlamalarının ge...
Mehmet Y. YILMAZ
General Myers, kırmızı çizgilerini gösterdi
Amerika Birleşik Devletleri silahlı kuvvetler...
Hasan PULUR
"Haram olsun!"
ECEVİT, "Milli Kahraman!" Padişah Vahdettin'i...
Meral TAMER
İlaçta dünyanın 16. büyük pazarıyız
Dünyada rekabete en kapalı 2 endüstri hangisi...
Ece TEMELKURAN
Kapatalım bu bahsi: Zira başım ağrıyor!
Bakma sen, yazının da bir kafası var. Rakı ka...
Güngör URAS
Yabancı bankanın iyi yapanı da kötü yapanı da var
Bizim bankalarımız nasıl yurtdışında şube açı...
Serpil YILMAZ
Tarihi toprak asker kentini teknoloji üssü yaptılar...
Bundan 30 yıl önce Xian kentinde Çinli bir de...
M. Ali BİRAND
Genelkurmay şaşırttı...
Genelkurmay 2 inci Başkanı Org. Başbuğ' un d...

© 2005 Milliyet