Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kim ne diyecek?


BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in önceki günkü bir demecinde terörizme karşı daha etkili mücadele için Başbakanlığa bağlı bir kurumun oluşturulmasına karşı çıkarken, öne sürdüğü gerekçe şuydu: "Böyle bir teşkilatlanmaya gitmek, dış dünyada anti-demokratik bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir, Türkiye ağır bir terör tehdidi altında olduğu izlenimini verebilir"...
Teröre savaşta devletin çeşitli birimleri arasında etkili bir koordinasyon sağlanması amacı ile böyle bir kurumun oluşturulması fikrini hafta içinde Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ortaya atmıştı. Aslında böyle bir "teşkilat" birçok Avrupa ülkesinde var. Ayrıca Londra'daki "7/7 saldırısı"ndan sonra Avrupa ülkeleri, gerek AB içinde, gerekse bireysel olarak, teröre karşı mücadele bağlamında, bir dizi güvenlik önlemleri almaya başladı. Dolayısıyla, "dış dünya"nın Türkiye'de terörle mücadele için Başbakanlığa bağlı bir birimin kurulmasına bir diyecekleri olamaz ve hele bunu bir "anti-demokratik yaklaşım" olarak değerlendirmesi beklenemez.
Bunun Türkiye'nin "ağır bir terör tehdidi altında olduğu izlenimini verebileceği" tahminine gelince, tüm Avrupa'nın böyle bir tehditle karşılaştığı ve tedbirini aldığı bir sırada, böyle bir "izlenim"in doğmaması için, Türkiye olayı yok mu farz edecek, gereken hazırlığı yapmaktan mı çekinecek? Son günlerde maalesef sık sık cereyan eden terörist saldırılarını dış dünya sanki görmüyor mu?
* * *
DÜNKÜ yazımızda, İngiltere gibi demokrasinin beşiği sayılan bir ülkede, hükümetin terörle daha etkin mücadele bağlamında mevcut yasaya önemli değişiklikler getiren bir tasarıyı Avam Kamarası'na getirdiğini belirtmiştik. Bunun ilginç yanı, ilk bakışta bireysel hak ve özgürlükleri belirli ölçüde kısan bu yasal düzenlemenin, siyasilerden ve halktan geniş destek görmesidir.
Terör "yaşlı kıta"yı vurunca, Avrupalılar "güvenlik faktörü"nün önemini daha iyi anlamaya başladılar. Önce İspanya'daki 11 Mart saldırısı, ardından Londra'daki olay, AB'yi dahi harekete geçirdi. Nitekim AB İçişleri bakanlarının geçen hafta aldığı kararlar arasında, sabit veya cep telefonlarının, elektronik postaların izlenmesi, kayıtlarının ilgililerce bir yıl saklanması, hayırsever kurumların hesaplarının kontrol altına alınması, vizeler için dijital parmak izi zorunluluğunun konması gibi tedbirler yer alıyor...
* * *
HALEN Almanya demokratik özgürlükler üzerindeki hassasiyetine rağmen, bir dizi önlem üzerinde çalışıyor. Önümüzdeki haftalardan itibaren Berlin'deki birçok metro istasyonunda kameralar girip çıkanları kaydedecek. Çeşitli kentlerde kamu binaları "video denetimi" altına alınacak. Ayrıca zanlıların "fişlenmesi" için çalışmalar yapılıyor...
İtalya terörizmle mücadele çerçevesinde, gözaltı süresinin uzatılmasından avukatsız sorgulamaya, banka hesaplarının denetiminden telefonların dinlenmesine kadar bir dizi tedbir alıyor.
İspanya aynı şekilde yeni kontroller getiriyor, güvenlik birimlerini yeniden teşkilatlandırıyor.
Danimarka'dan Avusturya'ya kadar daha birçok ülke, benzer adımlar atıyor...
O halde Türkiye'nin bu alanda tedbirini almasına kim ne diyebilir ki? Yeter ki, "güvenlik" ile "özgürlük" arasında "ince ayar" iyi tutturulsun, yani temelde demokratik haklar çiğnenmesin ve uygulamada da hatalar yapılmasın...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türk zekâsı
LİSE giriş sınav sonuçlarına bir anket gibi b...
Çetin ALTAN
Övünüp durma ihtiyacı, nasıl bir eksikliğin sonucu?
Niçin övünüyorum?
Melih AŞIK
Lozan günleri
Lozan Antlaşması'nın yıldönümleri bugüne kada...
Fikret BİLA
'Af' sözü Ecevit çiftini geriyor
Bülent Ecevit'le yaptığımız ve zaman zaman Ra...
Hasan CEMAL
Kürt hareketi kaç parça?
Türkiye'deki Kürt siyasal hareketi gittikçe d...
Güneri CIVAOĞLU
Kan çiçekleri
Eski Londra Büyükelçisi Merhum Rahmi Gümrükçü...
Abbas GÜÇLÜ
Doğru tercih, doğru gelecektir
Bu kadar çok bilinmeyenin olduğu bir ortamda ...
Semih İDİZ
Erdoğan adres gösterdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'daki...
Sami KOHEN
Kim ne diyecek?
BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in öncek...
Mehmet Y. YILMAZ
'Son Padişah'ı bugün yargılayabilir miydik?
Bülent Ecevit'in, "Vahdettin hain değildi" aç...
Faik ÖZTRAK
Altı aylık bütçe performansı göründüğü gibi mi?
Bu yılın ilk yarısına ilişkin konsolide bütçe...
Hasan PULUR
Koyun ambargoyu görün hallerini...
ARTIK, vukuat-ı adiyeden sayılır hale geldi, ...
Derya SAZAK
Iraklı kadına şeriat
The New York Times'in haberine göre, Irak'ın ...
Meral TAMER
STK'ları tartışmaya var mısınız? (1)
Yıl 1983: Türkiye'de tüketici haklarının koru...
Ece TEMELKURAN
İki elim yakanızda
Kızlarını "kirlendi" diye öldürürler de onlar...
Güngör URAS
Mevduata 'vergi incelemesi'
Her şey, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu Başkan...
Serpil YILMAZ
Çin'de uygulanan modern Marksizm
Çin'de bulunduğum 11 - 20 Temmuz tarihleri ar...
M. Ali BİRAND
Avrupa PKK ile oynamamalı...
Avrupalı tüm kuruluşlara bir uyarıda bulunman...

© 2005 Milliyet