Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
STK'ları tartışmaya var mısınız? (1)

Üye aidatlarıyla ayakta duran ve halkın taleplerini seslendiren STK'ların yerini, parayı verenin düdüğünü çalan STK'lar mı alıyor?


Yıl 1983: Türkiye'de tüketici haklarının korunması hareketini, Cumhuriyet'te başlatıyoruz. Bir kaç ay sonra da, o dönemde tek kanal olan TRT'de tüketicinin bilinçlenmesi ve haklarına sahip çıkması için programlar hazırlamaya başlıyorum.
Yıl 1990: Tüketici artık kalitesiz malın "kader" olmadığını kavramış, bilinçlenmiş; arkasında Cumhuriyet gibi o dönemde 135 bin tirajlı ve çok prestijli bir desteğin de verdiği güvenle, hakkını aramakta kararlı hale gelmiş. Cumhuriyet'te 7 kişilik ekonomi servisimizin bulunduğu odamız, artık haklarını arayan tüketicilerin taleplerine dar geliyor. Ve sorunları birlikte çözmeye çalıştığımız sevgili Ayşe Akman, Cumhuriyet okuru tüketicilerle birlikte Türkiye'nin ilk tüketici derneği TÜKODER'i kurarak Kadıköy'e taşınıyor.

Kaç derneğe üyesiniz?
Ben, 7 yıllık çabamın meyvesi olan bu derneğe, başlangıçta üye bile olmuyorum. Çünkü bana, "Gazeteci, her kesime belli bir mesafede durmalı" diye öğretilmiş!
1 - 2 yıl sonra TÜKODER'e üye oldum tabii. Hatta başka dernek ve vakıflara da: Alman Liseliler Derneği, Tarih Vakfı, Teknoloji Yönetimi Derneği, Bilim Merkezi Vakfı, Spor Yazarları Derneği, ENKA Spor...
Yıl 1993: Artık ben "Cüzdanınızda kaç derneğin üyelik kartı var?" diye, okurlarımı dernek üyeliğine teşvik edecek yazılar yazar olmuşum. 8 milyon nüfuslu İsveç'te 50 milyon civarında dernek üyelik kartı bulunduğuna işaret edip, "Her İsveçlinin cebinde 6 - 7 tane dernek kartı var" türünden hatırlatmalar yapıyorum. Amerika'da üye sayıları 4 - 5 milyonu bulan ve salt üye aidatlarıyla ayakta duran güçlü tüketici örgütleri sayesinde Amerikalı tüketicinin kral olduğunu yazıyorum.

Düş kırıklığım
Ve haziran 2005: Gazetemizin Baba Beni Okula Gönder kampanyasını, okumayan tek kızımız kalmayıncaya kadar sürecek uzun soluklu bir eğitim seferberliğine dönüştürmek amacıyla çok sayıda sivil toplum kuruluşuyla masaya oturmuşuz. Milliyet'in kampanyası, yeni bir model oluştursun istiyoruz. Ama o da ne? Önümüze çok kabarık faturalar konuyor. Kamuoyunda saygın bilinen bazı STK'ların, aslında gönüllülükle hiç alakalarının olmadığını ve tamamen bir şirket gibi çalıştıklarını da böylelikle öğrenmiş oluyorum. Eh, öğrenmenin yaşı yok! Hem Baba Beni Okula Gönder kampanyası sayesinde STK'lar üzerine de yıllar sonra yeniden kafa yormaya da başlamış oldum. Fena mı?

Ve Arundhati Roy...
Tam da o günlerde Irak Dünya Mahkemesi için İstanbul'a gelen ünlü Hintli yazar ve aktivist Arundhati Roy da kışkırttı beni aslında. TV, gazete ve radyo röportajlarında STK'lara nasıl da ver yansın ediyordu:
  • "Şu anda Keşmir'in bütün giriş - çıkışları askerlerce tutulmuş durumda. Bölgedeki sivil toplum örgütlerinin ise halk için yaptığı hiçbir şey yok. Satın alınmışlar. Hafta sonlarında Range Rover ciplerine atlayıp Delhi'ye içmeye gidiyorlar sadece. Dünyaya 'Biz Keşmir'deyiz' pozu veriyorlar. Yaşananları anlatsalar Hindistan'ın keyfi kaçacak, onlar da Range Rover'lerinden olacak! Bu bir tiyatro..." (26 haziran, Hürriyet Pazar)
  • "STK'lar kolonyal dönemin misyonerleri gibi kullanılıyorlar artık. ABD nereye gidecekse, önceden STK'lar gidiyor. Ne kadar çok STK görürseniz o kadar emin olabilirsiniz ki, bir felaket yaklaşıyor. Çokuluslu şirketler gelmeden STK'lar gelip araziyi işgal ediyorlar." (27 haziran, Milliyet, Ece Temelkuran'ın röportajı)

  • Haydi gelin bu konuyu tartışalım. Üye aidatlarıyla ayakta duran STK'lara ne oldu? Küreselleşme ve neoliberal politikalar, STK'ları da mı tanınmaz hale getirdi? Görüşlerinizi bekliyorum.

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Türk zekâsı
    LİSE giriş sınav sonuçlarına bir anket gibi b...
    Çetin ALTAN
    Övünüp durma ihtiyacı, nasıl bir eksikliğin sonucu?
    Niçin övünüyorum?
    Melih AŞIK
    Lozan günleri
    Lozan Antlaşması'nın yıldönümleri bugüne kada...
    Fikret BİLA
    'Af' sözü Ecevit çiftini geriyor
    Bülent Ecevit'le yaptığımız ve zaman zaman Ra...
    Hasan CEMAL
    Kürt hareketi kaç parça?
    Türkiye'deki Kürt siyasal hareketi gittikçe d...
    Güneri CIVAOĞLU
    Kan çiçekleri
    Eski Londra Büyükelçisi Merhum Rahmi Gümrükçü...
    Abbas GÜÇLÜ
    Doğru tercih, doğru gelecektir
    Bu kadar çok bilinmeyenin olduğu bir ortamda ...
    Semih İDİZ
    Erdoğan adres gösterdi
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'daki...
    Sami KOHEN
    Kim ne diyecek?
    BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in öncek...
    Mehmet Y. YILMAZ
    'Son Padişah'ı bugün yargılayabilir miydik?
    Bülent Ecevit'in, "Vahdettin hain değildi" aç...
    Faik ÖZTRAK
    Altı aylık bütçe performansı göründüğü gibi mi?
    Bu yılın ilk yarısına ilişkin konsolide bütçe...
    Hasan PULUR
    Koyun ambargoyu görün hallerini...
    ARTIK, vukuat-ı adiyeden sayılır hale geldi, ...
    Derya SAZAK
    Iraklı kadına şeriat
    The New York Times'in haberine göre, Irak'ın ...
    Meral TAMER
    STK'ları tartışmaya var mısınız? (1)
    Yıl 1983: Türkiye'de tüketici haklarının koru...
    Ece TEMELKURAN
    İki elim yakanızda
    Kızlarını "kirlendi" diye öldürürler de onlar...
    Güngör URAS
    Mevduata 'vergi incelemesi'
    Her şey, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu Başkan...
    Serpil YILMAZ
    Çin'de uygulanan modern Marksizm
    Çin'de bulunduğum 11 - 20 Temmuz tarihleri ar...
    M. Ali BİRAND
    Avrupa PKK ile oynamamalı...
    Avrupalı tüm kuruluşlara bir uyarıda bulunman...

    © 2005 Milliyet