Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mevduata 'vergi incelemesi'


Her şey, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı Mahmut Vural'ın açıklaması ile başladı. Başkan, bankalardan, 50 milyar liranın üzerindeki hesapların listesini aldıklarını, hesap sahiplerine ilişkin kimlik bilgilerini topladıklarını, bankalardaki hesapların "didik didik inceleneceğini" söyledi.
Bu haberler bankalardaki küçük-büyük mevduat hesabı olan çok sayıda insanı ilgilendirdi.
Türkiye'de insanlar az veya çok tasarruflarını bankalarda, mevduat hesabında tutuyor. Bazılarının bir bankada birden çok veya başka başka bankalarda birden çok hesabı olduğundan, gerçek kişilere ait mevduat hesaplarının sayıları 70 milyon dolayında.
Gerçek kişilere ait 475 bin mevduat hesabındaki para miktarı 50 milyar liradan daha fazla olduğuna göre, hesap uzmanlarının işi zor demektir.
Bu kadar hesabı "didik didik inceleyecekler"...
Bu inceleme ne işe yarayacak? Onu daha sonra tartışalım da, "böyle davul zurna" banka hesapları ile ilgili açıklamalar yarar mı getirir, zarar mı onu konuşalım.

Halkı ürkütmeyelim
Bankalarda mevduat hesabında 50 milyar liradan fazla tasarrufu olanlar bu tür açıklamalardan ürker... Vergi kaçırıyor ise ürksün... Korksun... Ceza görsün... Ama 50 milyar lira günümüzde çok büyük bir tasarruf değil. Bu para ile Mercedes marka bir binek otomobili satın alınamaz. Büyük şehirlerde iki odalı bir daire satın alınamaz...
Bankalar, para hareketlerinin kayıtlı düzene girmesine yardımcı müesseselerdir. Paranın bankaya girişi de bellidir. Çıkışı da... Bankaların mevduat sahiplerine ödediği faizin büyük bölümü, kaynakta vergi olarak kesiliyor.
Türk lirası mevduat sahiplerine verilen yıllık yüzde 15 faizden yüzde 18 vergi kesiliyor. Döviz sahiplerine verilen yüzde 2 faizden yüzde 24 vergi kesiliyor. Açık anlatımıyla, bankalardaki mevduat sahipleri vergi ödüyor.
Tasarruflarını bankalarda mevduat hesaplarında biriktirenler ürker ise, belki 50 milyar lira dolayındaki paralar değil ama, daha yüksek rakamlardaki tasarruflar, yurtdışına postalanır. Günümüzde yurtdışındaki bankalarda mevduat hesabı açtırmaktan, para gönderip para getirmekten kolay bir şey yok. Üstelik yurtdışındaki mevduatın faizine vergi de ödenmiyor.
Parasını yurtdışına göndermeyenler ise bankalardan parasını çekerek alternatif yatırım alanlarına yönelir.

Kaçak başka yerde
Tekrarda yarar var. Bankadaki para hem kayıt altında, hem vergileniyor. Kara para hareketi izlenecek ise, vergi kaçakları önlenecek ise bankalardan önce gidilecek adresler var... Türkiye'de şirketler alınıp satılıyor. Binalar alınıp satılıyor. 50 milyon dolarlık, 200 milyon dolarlık, 300 milyon dolarlık alımlar satımlar oluyor. Bunları alanların satanların isimleri vergi listesinde görülmüyor. Her biri 100 bin doların üzerinde satılan binek araçlarını, deniz araçlarını alanlarının vergi durumları bilinmiyor.
Vergi denetim görevlilerinin yeni arayışlar içinde olması, kara para hareketlerini kontrol altına almak ve vergi kaçaklarını önlemek için çalışması alkışlanacak çabalardır.
Ama bir gerçek var. "Nereden buldun?" kanununu çıkarmadan, ülkede vergi kaçakçılığını önlemek mümkün değildir.
"Nereden buldun?" diye bir tespit yapmadan, para hareketleri izlenemez. Hele Türkiye gibi ciddi enflasyon ve kriz dönemlerinden geçmiş bir ülkede, Hazine'nin uzun yıllar çok yüksek "vergiden muaf" reel faiz ödediği bir ülkede, gayrimenkul rantlarının yüksek olduğu bir ülkede, paranın kaynağını bulmak, hareketini izlemek mümkün olamaz.
Sonunda "Nereden buldun?" kanununu çıkararak rahat edeceğiz.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türk zekâsı
LİSE giriş sınav sonuçlarına bir anket gibi b...
Çetin ALTAN
Övünüp durma ihtiyacı, nasıl bir eksikliğin sonucu?
Niçin övünüyorum?
Melih AŞIK
Lozan günleri
Lozan Antlaşması'nın yıldönümleri bugüne kada...
Fikret BİLA
'Af' sözü Ecevit çiftini geriyor
Bülent Ecevit'le yaptığımız ve zaman zaman Ra...
Hasan CEMAL
Kürt hareketi kaç parça?
Türkiye'deki Kürt siyasal hareketi gittikçe d...
Güneri CIVAOĞLU
Kan çiçekleri
Eski Londra Büyükelçisi Merhum Rahmi Gümrükçü...
Abbas GÜÇLÜ
Doğru tercih, doğru gelecektir
Bu kadar çok bilinmeyenin olduğu bir ortamda ...
Semih İDİZ
Erdoğan adres gösterdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'daki...
Sami KOHEN
Kim ne diyecek?
BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in öncek...
Mehmet Y. YILMAZ
'Son Padişah'ı bugün yargılayabilir miydik?
Bülent Ecevit'in, "Vahdettin hain değildi" aç...
Faik ÖZTRAK
Altı aylık bütçe performansı göründüğü gibi mi?
Bu yılın ilk yarısına ilişkin konsolide bütçe...
Hasan PULUR
Koyun ambargoyu görün hallerini...
ARTIK, vukuat-ı adiyeden sayılır hale geldi, ...
Derya SAZAK
Iraklı kadına şeriat
The New York Times'in haberine göre, Irak'ın ...
Meral TAMER
STK'ları tartışmaya var mısınız? (1)
Yıl 1983: Türkiye'de tüketici haklarının koru...
Ece TEMELKURAN
İki elim yakanızda
Kızlarını "kirlendi" diye öldürürler de onlar...
Güngör URAS
Mevduata 'vergi incelemesi'
Her şey, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu Başkan...
Serpil YILMAZ
Çin'de uygulanan modern Marksizm
Çin'de bulunduğum 11 - 20 Temmuz tarihleri ar...
M. Ali BİRAND
Avrupa PKK ile oynamamalı...
Avrupalı tüm kuruluşlara bir uyarıda bulunman...

© 2005 Milliyet