Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çin'de uygulanan modern Marksizm

Çin'in en gelişmiş kentlerinden Şanghay'ın ekonomi kurmaylarından Jian He Ping, "Bizde uygulanan modern Marksizm. Dünyanın gelişmesine uygun olarak ekonomik reformları, siyasi reformlar izleyecek" diyor


Çin'de bulunduğum 11 - 20 Temmuz tarihleri arasında Çin Ticaret Bakanlığı bürokratlarına aynı soruyu yönelttim: Artık değerin yönetimi nasıl olacak?
Marksizmin temelini oluşturan emek ve sermaye çelişkisini ortadan kaldırdınız, yerine ne koydunuz?
19. yüzyılda, kapitalizmin ileri aşamasında emek ve sermaye arasındaki uzlaşmaz çelişkinin, işçi sınıfı iktidarını getireceğini söyleyen Karl Marks'ın ideolojisini benimseyen SSCB gibi, Çin'in de iddiası; 20. yüzyıla "komünizmi" getirmekti.

Ülke koşullarına göre
Komünist SSCB, 1991 yılında bir günde dağıldı ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nu ilan etti. Dönemin SSCB Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'un "prestroyka" olarak isimlendirdiği "yeniden yapılandırma" projesi, Batı ile Rusya'nın uzlaşmasıydı.
Çin ise daha uzun sürede Batı ile entegrasyonu yaşıyor. Çin Halk Cumhuriyeti'nin "devrimci lideri" Mao Zedung'un ölümünden sonra iktidara gelen ve 1978 yılında "dışa açılma ve ekonomik reform" paketini açıklayan Çin Cumhurbaşkanı Deng Şiaoping'in hamlesi, "dünyanın fabrikası" haline dönüşen Çin'in geleceğini de biçimlendiriyor. Çin Komünist Partisi tarafından yönetilen ve Mao'nun iktidara geldiği 1946'dan bugüne demokratik bir seçim geçirmeyen Çin'de, "Bildiğim komünizm bu değil" dediğimde aynı yanıtı alıyorum: "Komünizmi değişen dünya ve ülke koşullarına uygun olarak biçimlendirdik."

Toprak, para ve kent
Şanghay Yabancı Ekonomik İlişkiler ve Ticaret - Yabancı Yatırım Komisyonu Başkan Yardımcısı Jian He Ping ise " Modern Marksizm" tanımını kullanıyor.
Rusya'daki yönetimi Marksist açıdan eleştirmekten kaçınıyor ve "Onlar da ülke gerçeklerine göre bir değişim yaşadılar. Aramızdaki fark, biz bir günde dışa açılmıyoruz, 1978 yılından beri aşamalı bir geçiş yapıyoruz" diyorlar.
Ping Çin'in dışa açılma politikasının kontrol ettiği 3 noktayı açıklıyor:
"Yerli ve yabancılara arazi kiralama - kent planları - bankaların kontrolü."
Toprak, para ve yaşam!
Toprak ve Kaynaklar Bakanlığı, arazi ve madencilik yatırımlarını da kontrol ediyor. Yılın ilk 5 ayında verilen 4 bin 260 maden arama ruhsatı içinde yabancı yatırımcıların payı yüzde 64 artışla 101 ruhsata erişti. İhracatçıların kullandıkları kredileri geri ödememesi halinde bir yaptırım uygulamadığı ve batık kredi sorunu yaşadığı ifade ediliyor.

Kardeşim Şanghay
Şanghay'da öncelikli sektörler ise şunlar: Demir - çelik, otomobil (bu yılın ilk yarısında 2 milyon 180 bin adet otomobil üretildi), petro - kimya, yazılım ve iletişim teknolojileri, ağır sanayi, gemi yapımı...
Ping, İstanbul'un kardeş kenti Şanghay'a geçtiğimiz ay ziyaret gerçekleştiren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ı örnek göstererek, "Türkler bizimle daha sıkı temas halinde olmalı. Özel koruma tedbirleriyle ticaret geliştirilemez, sorunları birlikte aşmalıyız" demişti.
'Temas', Çin'de en sık tekrarlanan siyasi argüman.
Oysa Özal döneminde, Çin dış ticaretinde Türkiye fazla veriyordu.
Burada geçen yıl ihracatçı Çinli firmalara, yabancı ülkelerin açtığı antidamping davalarının faturasının 3 milyar dolar olduğunun hatırlanması gerekir. Uluslararası alanda hiçbir 'kayıp', cezasız kalmıyor.

Bir tas pirinç için...
Çin'de "merhaba" yerine geçen "çılama" kelimesinin karşılığı "doydun mu?"
Gökdelenlerin baş döndürdüğü modern kent manzarasını kazıyınca, altından çıkan "kişi başına 1070 dolar" gelir, iç piyasanın aç olduğuna işaret ediyor.
Çin'de hangi soruyu sorarsanız sorun, yanıt cümlesi; "Burada 1.3 milyar insan yaşıyor" diye başlıyor. Çin'de döviz rezervi ilk 6 ayda 101 milyar dolar artarak, 711 milyar dolara ulaştı; aynı dönemde ihracat yüzde 32.7 oranında artarak 342.3 milyar dolara, ithalat ise yüzde 14 artışla 302.7 milyar dolara çıktı. Yılın ilk 5 ayında yüzde 30'u Japonya, Kore ve ASEAN (Brunei, Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland) ülkeleri olmak üzere toplam 22 milyar dolar da yabancı sermaye girdi.
Tüm bu verilerin önüne eklenen 1.3 milyar nüfus gerçeği; dünyanın 5. büyük ekonomisi olmanın, sofraya bir tas pirinç getirmeye eşit olmadığını açıklıyor.

Korkulan oldu
Dün Çin'de en çarpıcı gelişme, uzun bir süredir Batı'nın zorladığı revalüasyonun yapılması oldu. Çin para birimi (RMB- Yuan), ABD Doları karşısında değer kazandı. Oysa bundan bir süre önce ABD Merkez Bankası Başkanı Greenspan şu uyarıyı yapmıştı: Gümrük vergilerini yükselterek, Çin'in parasını değerlendirmeye zorlamayın.
Çin Başbakanı Wen Jiabo'nun, dolar kuru üzerindeki baskılara direnecekleri yolunda yaptığı açıklamalar rafa kalktı.
Jiabo, 14 Mart 2005 tarihli bu açıklamasında, "Çin hükümetinin öncelikli görevi, makro denetim ve düzenleme önlemlerini güçlendirmek yoluyla, ülke ekonomisinin istikrarlı ve hızlı gelişmesini sürdürmek" diyordu.

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türk zekâsı
LİSE giriş sınav sonuçlarına bir anket gibi b...
Çetin ALTAN
Övünüp durma ihtiyacı, nasıl bir eksikliğin sonucu?
Niçin övünüyorum?
Melih AŞIK
Lozan günleri
Lozan Antlaşması'nın yıldönümleri bugüne kada...
Fikret BİLA
'Af' sözü Ecevit çiftini geriyor
Bülent Ecevit'le yaptığımız ve zaman zaman Ra...
Hasan CEMAL
Kürt hareketi kaç parça?
Türkiye'deki Kürt siyasal hareketi gittikçe d...
Güneri CIVAOĞLU
Kan çiçekleri
Eski Londra Büyükelçisi Merhum Rahmi Gümrükçü...
Abbas GÜÇLÜ
Doğru tercih, doğru gelecektir
Bu kadar çok bilinmeyenin olduğu bir ortamda ...
Semih İDİZ
Erdoğan adres gösterdi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'daki...
Sami KOHEN
Kim ne diyecek?
BAŞBAKAN Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in öncek...
Mehmet Y. YILMAZ
'Son Padişah'ı bugün yargılayabilir miydik?
Bülent Ecevit'in, "Vahdettin hain değildi" aç...
Faik ÖZTRAK
Altı aylık bütçe performansı göründüğü gibi mi?
Bu yılın ilk yarısına ilişkin konsolide bütçe...
Hasan PULUR
Koyun ambargoyu görün hallerini...
ARTIK, vukuat-ı adiyeden sayılır hale geldi, ...
Derya SAZAK
Iraklı kadına şeriat
The New York Times'in haberine göre, Irak'ın ...
Meral TAMER
STK'ları tartışmaya var mısınız? (1)
Yıl 1983: Türkiye'de tüketici haklarının koru...
Ece TEMELKURAN
İki elim yakanızda
Kızlarını "kirlendi" diye öldürürler de onlar...
Güngör URAS
Mevduata 'vergi incelemesi'
Her şey, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu Başkan...
Serpil YILMAZ
Çin'de uygulanan modern Marksizm
Çin'de bulunduğum 11 - 20 Temmuz tarihleri ar...
M. Ali BİRAND
Avrupa PKK ile oynamamalı...
Avrupalı tüm kuruluşlara bir uyarıda bulunman...

© 2005 Milliyet