|
Avrupa PKK ile oynamamalı...
Avrupalı tüm kuruluşlara bir uyarıda bulunmanın zamanı geldi. Önümüzdeki dönemde PKK yeniden sahnede olacağını gösteriyor. Avrupalıların eski alışkanlıklarını kullanmaya da hazırlanıyorlar. Eğer geçmişteki olaylar tekrarlanacaksa, o zaman büyük kıyamet kopacak demektir. Şimdiden bilinmesinde büyük yarar vardır.
PKK' nın Güneydoğu' da işlediği cinayetleri daha önceki yazılarımda anlatmış ve herkesin- Kürt milliyetçileri başta olmak üzere- sorumluluğunu yüklenmesi gerektiğine dikkat çekmek istemiştim.
Bugünkü yazımda, dışımızdaki dünyaya daha geniş şekilde bakmak istiyorum. Zira PKK'lıları motive eden güçlerin arasında dış dünya geliyor.
Önce ABD ve Avrupa' dan başlayalım.
Öcalan'ın yakalanışına ( 1998) kadarki kanlı dönemde, Avrupalıların kimi kasıtlı şekilde, kimi cehaletinden dolayı, PKK ile oynadılar.Amerikalılar da belirli oranda bu oyuna katıldılar. Politacısı,Parlamenteri, Gazetecisi, Sivil Toplum Örgütü ve akla gelebilecek nice resmi veya resmi olmayan çeşitli kurumlarıyla sahne aldılar.
Bir bölümü, moral destek verdi.
Demeçlerle, söyleşilerle veya bölgeye ziyaretlerle PKK' yı bir nevi bağımsızlık savaşçısı statüsüne soktular.
Diğer bir bölümü, silah veya para sağladı.
Ne yazık ki, PKK' da bunlara inandı. Başları sıkıştığında aynı Batılı'ların yardıma koşacağını sandı. Aksine,bıçak kemiğe dayandığında, sırtlarını döneceklerini görmediler. Nitekim, Öcalan' ın Suriye' den çıkışından yakalanışına kadarki süreçte, verilen sözlerin nasıl unutuluverdiğini hepsi bizzat yaşadı. Sırt sıvayanlar, " Siz terörist değil, bağımsızlık savaşçısısınız " diyenler, bir anda yok oluverdiler. En güvendikleri Yunanistan, Öcalan' ı satıverdi. Onları , bağımsız Kürdistana götüreceğini sandıkları Amerika, liderlerini bizzat Türkiye' ye teslim etti. Paralarını sağlayan, rahatça dolaşmalarına izin veren ve manevi abilik eden Avrupa da, yine Öcalan'ı apaçık ortada bırakıverdi.
Şimdi benim kuşkum, aynı filmi tekrar yaşayıp yaşamayacağımızdır.
Zira dikkat ediyorum, bazı batılı yayın organlarında, ajanslarda, kimi yorumlarda, PKK' nın Güneydoğu' daki cinayetlerini hala TERÖR olarak nitelemiyor. Kimsenin dili, bu cinayetleri işleyenlere TERÖRİST demeye varmıyor. Hala PKK militanlarından söz ediliyor. Gerillanın bomba patlattığı ve 5 kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Olacak şey mi bu ?
Güneydoğu' da uzaktan kumandalı mayın patlatıp masum insanları öldüren PKK'lı ile, Londra' da bomba patlatıp sayısız masum insan öldüren dinci fanatik arasında ne fark var ?
Hiç bir fark yok.
Eğer birini terör yapmakla suçluyorsak, diğerini de aynı kefeye koymak zorundayız.
Irak' ta binlerce masumun hayatını mahvederken ,kendini " direnişçi " diye adlandıran İslam katilleri ile, kendini " bağımsızlık savaşçısı" diye adlandıran PKK'lı arasında bir fark var mı ?
Hayır yok.
O zaman ortada bir yanlışlık var demektir.
Herkes, dikkat etmek zorunda
Önümüzdeki dönemde, herkesin üstüne düşen sorumluluğu iyi taşıması gerekiyor.
Batılı resmi kuruluşlar( özellikle İstihbarat Örgütleri) eski alışkanlıklarını mutlaka bırakmalılardır.
Batılı hükümetler, göstermelik demokrasi uğruna, teröre elini bulaştırmış bir örgüte göz kırpmamalı, üstü kapalı destek sağlamamalıdır.
Siyasiler, parlamenterler ve siyasi partiler, basit bir popülizm uğruna PKK' nın sırtını sıvazlamamalılardır
Medya artık kullandığı dili değiştirmeli, terör yapana terörist demeyi bilmelidir:
Türkiye'nin refleksleri artık değişmiştir.
Eskiden olduğu gibi, PKK olayına eskisi gibi uzunca bir süre seyirci kalmayacak, dışardan gelen demokrasi derslerine ve uyarılara, eskisi kadar kulak vermeyecektir.
Türk toplumunun refleksleri de son derece farklılaşmıştır.
Teröre can kurban eden ailelerin de artık sabrı yoktur.
ABD ve Avrupa, Irak' taki durum netleşene kadar, ellerinde bir" Bağımsız Kürdistan" kartını tutmak isteyebilirler. Bundan dolayı da, PKK' ya daha bir anlayışlı davranmayı, kendi çıkarlarına daha uygun görebilirler. O zaman da en büyük hatayı işlemiş olurlar.
Tekrar " Seninki terörist, benimki özgürlük savaşçısı" kısır döngüsüne girersek, hepimiz kaybederiz.
İşte benim en büyük korkum da budur...
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|