Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kel başa şimşir tarak, palavracı ustaya yalancı çırak...


İncili Çavuş'a sormuşlar:
- Emekli bir militer, ticarete atılsa da, piyasada müşterileri tavlamak için, hamasi bir reklam yapmaya kalksa; sen kendisine ne önerirdin?
- Satacağı malın paketleri üstüne bir ülke haritası koymasını ve örneğin şöyle yazmasını, "Vatanını seven bu tişörtleri de sever"...
- Ya peki, emekli bir imam ticarete atılsa da, müşterileri tavlamak için uhrevi bir reklam yapmaya kalksa, ona ne önerirdin?
- Satacağı malın paketleri üstüne bir cami resmi koymasını ve örneğin şöyle yazmasını; "Sadece Tanrı'yı sevenler alsın bu tişörtleri"...
- Evet ama, bu tür reklamlar; gerek ulusçuluğu, gerek dini, ticarete alet etmeye girmez mi?
- Girmez; vatanını milletini seven müşterilerle, geleneklerine göreneklerine bağlı müşteriler yetiştirmeye girer...
- Tıpkı demokrasimizdeki söylemlerde olduğu gibi mi?
- Gayet tabii; yoksa ne siyasetçilerin, ne hamasetçilerin, ne de cennetmekân olmayı benimsemişlerin cebine bir şey girer.
- Doğrusu Çavuş, harika açıkladın güncel durumumuzun ne olduğunu; son bir soru:
- Bu arada garibanın neresine ne girer?
- Lütfen, rica ederim... Vatanı ve milletiyle devletin bölünmez bütünlüğünü rencide edecek sorular sormayalım...
* * *
Bundan yıllarca önce, "Yolcu 1 ve Yolcu 2" adında 2 füze gönderilmişti uzaya...
Bunlar güneş sistemimizin de dışına çıkacaklar ve özel olarak donatıldıkları aygıtlarla bir milyar yıl boyu, durmadan demeçler yayımlayarak dolaşıp duracaklardı evrende; şayet uzayda da başka canlılar varsa, "yer" küresinde yaşayanların kimler olduğunu anlamaları için...
Yayımlayacakları mesajlar da şöyleydi:
- Biz dostluktan, kardeşlikten yana olan iyi niyetli insanoğullarıyız...
Şimdi daha iyi anlaşılıyor o füzelerin neden uzay boşluğuna gönderildiği; artık o tür demeçlere kendi dünyamızda inanan kimsenin kalmayacağı öngörülmüş olduğundan ötürü...
* * *
ABD Başkanı Bush'a sormuşlar:
- Kime iyi bir politikacı derler, diye.
Başkan Bush da:
- Sandalı kendisi sallayıp da, denizde korkunç bir fırtına olduğuna ve ancak kendisinin durumu kurtaracağına herkesi inandıran kişiye derler, demiş.
Şayet aynı soruyu Başbakan Tayyip Bey'e sorsalar, herhalde o da şöyle diyecekti:
- Tayfun patlamış, dalgalar kabarmış, sandal alabora olmak üzereyken; dümene kurulup, gülümseyen bir yüzle:
"- Hava enfes, denizde kırışık yok, pupa yelken gidiyoruz, diyen kişiye, derler...
* * *
Patla!
Patladın mı!
Patlamadın ya!
Patlatırım ha!
Yok nüfus patlaması, yok trafik patlaması; yok oy patlaması...
Kafa patlatma, balon patlatma, çömlek patlatma...
Patlama üstüne böylesine geniş bir çeşitlemeye sonunda canlı bombalar, uzaktan kumandalı bombalar, evde yapılmış bombalar, askeri bombalar da eklenmeye başladı; C-3'ler, C-4'ler falan, filan...
Patlama zinciri bu kadar uzayıp da, kıtaları sarmalamaya başladığında; sıra, tarihin sık sık sözünü ettiği kabağa geliyor sonunda...
Ve kimin başına nerede, ne zaman, nasıl patlayacağı hiç belli olmuyor o kabağın...
Bazen Iraklıların başına patlıyor kabak; bazen de İngiltere Başbakanı Tony Blair'in başına...
* * *
Bir müzede tanrısal bir liderin portresiyle, eski bir imparatorun portresi uzaktan uzağa dertleşiyorlardı birbirleriyle:
- Yahu, diyorlardı, arkamız yine çok kirlendi; şu resmi tarihçiler gelseler de, biraz daha yalayıp temizleseler şu arkamızı...
* * *
Kimya Nobel Ödülü'nün ülkelere göre ilk 10 yıllık listesi:
1901 Hollanda
1902 Almanya
1903 İsveç
1904 İngiltere
1905 Almanya
1906 Fransa
1907 Almanya
1908 İngiltere
1909 Almanya
1910 Almanya
* * *
Acaba o yıllarda bizler ne yapıyorduk?
Uzun direkler arıyorduk bayrağımızı daha yükseklere asmak için ve manzumeler yazıyorduk gücümüzü göstermek için:
Ben bir Türküm dinim cinsim uludur,
Tuttuğum yol vatan millet yoludur.
Nobel Kimya ödüllerini boş verin; iktidarın yolunu bulmak için, nasıl bir yol tutmak gerektiği önemli; tıpkı Enver Paşa'lar, Talat Paşa'lar gibi...
* * *
Daha ortaokuldayken teneffüslerde küçücük bir tenis topuyla futbol oynamaya başlayarak, tüm yaşamını hem stadyumlarda, hem de yazı ve konuşmalarıyla medyada futbola adamış olan Doğan Koloğlu'na sordular:
- Futbolcu ile politikacı arasında ne fark vardır?
Koloğlu:
- Futbolcu dedi, ayaklarıyla oynadığı topu gole çevirdiği zaman coşup taşar. Politikacı da, çeşitli ayak oyunlarıyla dolaşır ortalıkta ve yediği golleri dahi, attığı gollermiş gibi göstererek coşup taşar; tıpkı I. Dünya Savaşı yenilgisinden sonra da olduğu gibi...
* * *
Bedri Rahmi'den bir şiirle bitirelim yazıyı:
Yaşamak
Kimi eskidiği için yaşar
Kimi yaşadıkça eskir
Ne tohumda keramet
Ne toprakta
Ne başakta
Marifet yaşamakta

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Azzam Tugayları
MISIR'DA Şarm El Şeyh'te 88 insanı öldüren te...
Çetin ALTAN
Kel başa şimşir tarak, palavracı ustaya yalancı çırak...
İncili Çavuş'a sormuşlar:
Melih AŞIK
İnalcık gözüyle...
Padişah Vahdettin hain miydi tartışmasında ac...
Fikret BİLA
Kürt sorununda Amerika ve AB'nin tutumu
PKK terörünün yeniden tırmanmasıyla gündemle ...
Hasan CEMAL
Vahdettin!
Şam'da bir gün, 1999 yılı. Osmanlı'nın, dedem...
Güneri CIVAOĞLU
Şiddetin DNA'sı
Şarm El Şeyh'teki iğrenç katliamı, New York, ...
Can DÜNDAR
Lozan kriterleri
Lozan deyince aklıma en çok o "teras sahnesi"...
Abbas GÜÇLÜ
Okullarla konuşmadan listenizi hazırlamayın
Tercih listelerinize son şeklini vermeden önc...
Mehmet Y. YILMAZ
Trajikomik saltanat öyküleri..
Türkiye'nin ilk "popüler tarih yazarı" Reşat ...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
BUGÜN değişik bir "kıssadan hisse" yazalım......
Derya SAZAK
Göcek'i koruyalım
Karadeniz'de deniz dolgusuyla yol inşaatına k...
Meral TAMER
Okurlarımız STK'ları tartışıyor (1)
3 gün önce başlattığımız sivil toplum örgütle...
Tamer HEPER
Dokunmayın, çocuklar eğlensin!
Altı metrekarelik bot, Bodrum'da yüzenlerin a...
Güngör URAS
"Sandık vetosu"
Cumhurbaşkanı, bankaların, sigorta şirketleri...

© 2005 Milliyet