Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
-Önemine binaen, yeniden-
Lozan kriterleri


Lozan deyince aklıma en çok o "teras sahnesi" gelir. Aylar süren görüşmeler bitmiştir. İmza için Ankara'nın onayı gerekmektedir. Lakin günler geçtiği halde beklenen onay bir türlü gelmez.
Lozan'daki dehşetli mücadele maratonunda saçları ağaran İsmet Paşa, bu son günleri, "Ne kadar bezmiştim" diyerek anlatır:
"Bir ara büyük salondayız. Terasa açılan büyük bir camlı kapı var. Terasın altı uçurum. Ben bu kapının arkasına geçip terasa yürüyorum. Arkadaşlar birden telaş ediyorlar."
"Arkadaşlar", artık beklemeye tahammülü kalmayan Paşa'nın intihara kalkışmasından korkar. Yanına gidip koluna girerler.
* * *
Peki neydi o günlerde Ankara'daki tıkanmanın nedeni?
Bugün AB sürecindeki tıkanmanın nedeni neyse oydu:
"Batı korkusu!"
Anlaşmanın kazandırdığından çok kaybettirdiği eleştirilerinin ardında "Batılılar bizi bölmek istiyor" endişesi yatıyordu.
İtilafçılar "Ermeni yurdu" için bastırıyor, ırk, dil, din ayrımcılığını kaşıyor, Lozan'daki Türk delegasyonundan Rıza Nur'un tabiriyle "Kürtleri, Çerkezleri, Abazaları, Boşnakları, Kızılbaşları da azınlık haline getirmeye, bizi hallaç pamuğu gibi dağıtmaya çalışıyor"du.
Bunlar, Ankara'da tüyleri diken diken eder.
* * *
"Batılı" işgalcilere karşı verdiği savaşın tozu hala çizmelerinde duran "Batı" cephesi kumandanının buna rağmen "Batı"da ısrarının bir tek nedeni vardır:
Çünkü Lozan, -Misak-ı milli sınırları içinde yeni bir ulus-devlet yaratan anlaşma olmasının yanı sıra ve aynı zamanda- Türkiye'nin "muasır medeniyet seviyesi"ne ulaşma kararlılığının belgesidir.
Ankara'nın imzaladığı "Lozan kriterleri", büyük bir reform hamlesiyle ülkenin hukuk sisteminin toptan laikleştirilmesi demektir.
Bugün Avrupa'dan gelen komiserleri yadırgayan Türkiye, o dönemde bu reform hamlesi için İsmet Paşa'nın önerisiyle Avrupa'dan danışman hukukçular getirtmiş ve bu yabancı danışmanlarla yapılan çalışmalarla, Lozan'dan sonraki 5 yıl içinde Türk hukuk sistemi baştan sona "medenileştirilmiştir".
Yine Lozan'da Ankara hükümeti, "Türkiye'de oturan her inançtan, her dinden, her mezhepten insanın özgürlüklerini tam ve eksiksiz olarak sağlama yükümlülüğü"nü üstlenmiş, yani insan haklarına saygı sözü vermiştir.
* * *
Bugün Kopenhag'da son durağına varan trenin yola çıktığı istasyondur Lozan...
Ülkeye çağdaş uygarlığın raylarını döşemiştir.
Türkiye, yol kazalarında sık sık raydan çıksa da, 82 yıldır bu yolda ilerliyor.
"Lozan kriterleri" hukuk sistemine laiklik standardı getiriyordu.
"Kopenhag kriterleri" hukuka insan hakları standardını çiziyor.
O yüzden "Lozan kriterleri", -geçen hafta andığımız Metin Toker'in harika tabiriyle- "Lozan bağnazları"nın AB'ye muhalefetine kalkan olmaya hiç elverişli değildir.
* * *
İsmet Paşa'yı intiharın eşiğine getiren sıkıntıya dönersek...
Oradaki "tıkanma"yı Mustafa Kemal'in kararlılığı çözmüştü:
Bir telgrafla İsmet Paşa'nın imdadına yetişmiş; imza müjdesini vermişti.
O günlerde şunu söylemiştir:
"Osmanlı imparatorluğunun çöküşü, Batıya karşı elde ettiği zaferlerin mağrurluğuyla kendisini Avrupa milletlerine bağlayan ilişkileri kestiği gün başlamıştır. Bu, bir hata idi; bunu tekrar etmeyeceğiz."
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, işte tam da bu kararlılıktır.

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Azzam Tugayları
MISIR'DA Şarm El Şeyh'te 88 insanı öldüren te...
Çetin ALTAN
Kel başa şimşir tarak, palavracı ustaya yalancı çırak...
İncili Çavuş'a sormuşlar:
Melih AŞIK
İnalcık gözüyle...
Padişah Vahdettin hain miydi tartışmasında ac...
Fikret BİLA
Kürt sorununda Amerika ve AB'nin tutumu
PKK terörünün yeniden tırmanmasıyla gündemle ...
Hasan CEMAL
Vahdettin!
Şam'da bir gün, 1999 yılı. Osmanlı'nın, dedem...
Güneri CIVAOĞLU
Şiddetin DNA'sı
Şarm El Şeyh'teki iğrenç katliamı, New York, ...
Can DÜNDAR
Lozan kriterleri
Lozan deyince aklıma en çok o "teras sahnesi"...
Abbas GÜÇLÜ
Okullarla konuşmadan listenizi hazırlamayın
Tercih listelerinize son şeklini vermeden önc...
Mehmet Y. YILMAZ
Trajikomik saltanat öyküleri..
Türkiye'nin ilk "popüler tarih yazarı" Reşat ...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
BUGÜN değişik bir "kıssadan hisse" yazalım......
Derya SAZAK
Göcek'i koruyalım
Karadeniz'de deniz dolgusuyla yol inşaatına k...
Meral TAMER
Okurlarımız STK'ları tartışıyor (1)
3 gün önce başlattığımız sivil toplum örgütle...
Tamer HEPER
Dokunmayın, çocuklar eğlensin!
Altı metrekarelik bot, Bodrum'da yüzenlerin a...
Güngör URAS
"Sandık vetosu"
Cumhurbaşkanı, bankaların, sigorta şirketleri...

© 2005 Milliyet