|
 |
|
|
Teşekkür borcum
Satır Arası / Deniz Sipahi
Kendi adıma Ekrem Demirtaş'a teşekkür borçluyum.
Birincisi İzmir Ekonomi Üniversitesi için...
Sevinerek görüyorum ki, üniversite giderek daha fazla konuşulan, daha fazla tercih edilen bir kurum haline geliyor.
Çok yakında fark yaratan, uluslararası ölçekli başarılara imza atan gençlere sahip olacağımızdan eminim. Yıllarca İzmir'de bir vakıf üniversitesi kurulamadı; İzmir Ticaret Odası öncülük etmesiydi, bu potansiyeli yakalamamız gecikebilirdi.
İkincisi Efe Rakı, gerçekten de başarılı bir marka oldu.
Türk halkı çok kısa sürede Efe'yi benimsedi ve şirketi yeni yatırımlara zorladı. Elektrik dağıtım ihalesini alamayan ELDA, başka bir amaçla da olsa "birlikten güç doğar" felsefesini bizlere hatırlattı.
Üçüncüsü İzmir Hava Yolları...
Bu sektörde başarılı olmak gerçekten zor ama İzmir'in dünyaya açılabilmesi için hava yolu bağlantısının mutlaka kurulması gerekiyor.
Türk Hava Yolları yıllardır İzmir'in potansiyelini gözardı etti.
Hafta sonu İzmir'e gelen Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, bu gerçeği itiraf etti ve dedi ki...
"İzmir'i ihmal ettik özür diliyoruz, kabahatliyiz affedin. Antalya bir marka olmuştur. Borcunu ödemeye çalışan bir kurum başkanı olarak İzmirliler'den özür diliyorum. Biz İzmir'i ihmal ettik. İzmir yeniden yıldızı parlayacak imkanlara sahiptir..."
* * *
Birisinin bu konuda da Don Kişot'luk yapması gerekiyordu. İzmir Hava Yolları'nın başarılı olmasını gerçekten çok istiyorum.
Dördüncüsü önümüzdeki yıl seferleri başlaması düşünülen hızlı feribotlar...
Bu sayede Türkiye Yunanistan arasında kıyı ticareti ivme kazanacaktır.
Bu gelişmelere bir de son Atina'daki ekonomi zirvesinde prensip kararına varılan Türk Yunan Bankası'nı da eklediğinizde ortaya bambaşka bir vizyon çıkacaktır.
Ve beşincisi...
İzmir kulüplerine, "performansa dayalı bir sistemle" destek verilmesi...
Sadece Türkiye'de değil, dünyada da futbol seyircisi giderek artıyor.
Futbol giderek insanlığın ortak dili oluyor.
Her ne kadar futbola endeksli bir spor anlayışına sahip olmasam da bu gerçeği ben de kabul ediyorum.
Bu trend artarken, İzmir'de ise futbol kulüplerimiz seyirci kaybediyor. Stadlar boş, kulüpler kiraları ödemekte bile zorlanıyorlar. Çoğu zaman maç sonunda borçlu çıkıyorlar.
* * *
Üç büyük kulübün kombine bilet satışlarını gördünüz.
Fenerbahçe 21 bin 400 kombine bilet satarak, daha sezon başından yaklaşık 25 milyon YTL'lik bir gelire sahip oldu. Bu bilet satışı çoğu İzmir kulübümüzün tüm maçlarında topladığı seyirci sayısı neredeyse...
Kabul etmek gerekir ki; özellikle futbolda başarıya endeksli bir ilgi var.
Zirveye oynamıyorsanız; kaynak da yaratamıyorsunuz. Bu kadar basit...
Bu yardımla ilgili yapılan tartışmalara bakıyorum. Kimi, "Az bulduk", kimisi "Baştan nakit verilseydi" diyor.
Sanki İzmir Ticaret Odası'nın böyle bir zorunluluğu varmış gibi...
Dilerim; bu örnek olur, sporda da bir çıkış yakalanır.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|