Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yabancı sermaye tartışması sürüyor, Bankalar Birliği Başkanı Özince'den çarpıcı açıklamalar...
'Krizde milli bankacılık şart oluyor'

Özince, son krizde Hazine'nin ulusal bankalarla ortak hareketi sağladığını, krizlerde politika geliştirebilmek için 'ele gelir büyüklükte' milli bankalar olması gerektiğini söyledi

Kadife Şahin

Yabancı sermaye tartışmasına kriz dönemi deneyimlerinden örnekler vererek farklı bir yaklaşım getiren Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, son krizde, ulusal bankalar ile Hazine'nin ortak hareketinin sağlandığını, böyle bir şey gerektiğinde ülkenin elinde 'ele gelir büyüklükte' bir ulusal bankacılık olması gerektiğini söyledi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in yabancı sermaye ile ilgili açıklamalarının ardından başlayan 'yabancı - ulusal sermaye' konusuna, Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, özellikle 'kriz' açısından bir yaklaşımda bulundu.

'Çok önemli diyalog oldu'
Özince şöyle dedi:
"Türkiye'nin bir milli bankacılık politikası olmalıdır. Kriz günlerinde memleketin önde gelen özel bankaları ile Hazine arasında, ülkenin bunalımdan çıkması için çok önemli diyaloglar yaşandı. Özel bankalarımız, dövizin aşırı yükselişine etki edebilmek için döviz bozdurmaya yönlendirilmiştir. Devlet, iç borçlanma ihaleleri ile ilgili beklentiler dile getirilmiştir. Zorlayıcı olunmamıştır. Ortak menfaatlerle hareket edilmiştir ki bu ortak menfaatler de önemli bir ölçüde milli olma özelliği taşımıştır, bunlar doğrultusunda kolay birleşilebilmiştir. Bunu ele gelir büyüklükte olan müesseseler ile yapabilirsiniz."

'Milli tanımı gerekli'
Yabancı sermaye girişine tepkisel yaklaşmadığını, hatta bu konuyu sadece yerli - yabancı tartışması kapsamında tutmayı 'kısıtlı bir yaklaşım' olarak gördüğünü ifade eden Özince, yerli sermayenin sadece bankacılıkta değil, ekonominin her alanında gelişmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Türkiye'nin bir bankacılık politikasına, milli ekonomiye katkıları dikkate alınarak, bir bankacılık politikası belirlemeye ihtiyacı var. Bunun içinde bir milli bankacılık modülü tanımı da bulundurulabilir. 'Milli' deyince, konuyu tabulaştırmak ya da bundan rahatsız olmak da gereksiz.
Ancak Türkiye'nin bir milli bankacılık politikasına ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Nitekim Bankalar Birliği'nin genel kurulunda bunu dile getirdim. Konuşma metnini bir ay öncesinden tüm üyelerimize göndermiştik. Hiçbir yerden olumsuz bir değerlendirme almadık."

Bağımsızlığı sürdürmek için
Milliyet Yazarı Güngör Uras'ın bir makalesinde geçen "Türkiye'de ekonomiyi idare edecekseniz belli başlı büyük bankalardan emin olmanız lazım" cümlesini aktaran Özince, şöyle devam etti:
"Felaket durumlarında güvenebileceğiniz mali kurumlarınızın olması; gelişen ekonomiler açısından, özellikle bağımsızlığını sürdürmek durumunda olan, uluslararası paktlarda henüz tam anlamıyla konumunu kesinleştirmemiş ülkeler açısından önemli. Henüz dört yıl önce bunu yaşadığım için, bu deneyimlerimi zihnimde tutuyorum."

'Ziraat'te, İş Bankası modeli uygulanmalı'
Kamu bankalarının özelleştirilmesinde, İş Bankası modelini tavsiye ettiğini söyleyen İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, "Bu konuda da çok fazla vakit geçirilmemesi lazım" dedi.
İş Bankası modeli ile halka açılmanın tüm kamu bankaları için geçerli olmayabileceğini söyleyen Ersin Özince, Ziraat Bankası'nın bu model ile halka açılabileceğini söyledi. Özince, "Bunu bir vatandaş ve Ziraat'in çok eski bir mudisi olarak arzu ederim" dedi.
Ziraat Bankası'nın İş Bankası modeli ile halka arz edilmesine istenirse ilgi yaratılabileceğini belirten Özince, şöyle konuştu:

'Yerlide kalsa iyi olur'
"Yaratırsanız olur. Bir yemeği pişirirseniz, hazırlarsanız olur. Ama günün damak tadına göre hazırlamazsanız olmaz. Bu tür büyük müesseselerin Türk menkul kıymetler borsasına kote, kollektif sermayeyle halka açık şirketler olmasının gerek ülkemizin gerek vatandaşlarımızın uluslararası global rekabet ortamında daha çok işine yarayabileceği düşüncesindeyim. Başlangıçta bir hakimiyet hissesi devletin elinde kalabilir. Sonra o da devredilebilir. Tercihen yine yerli sermayede kalsa iyi olur. Halka açık anonim şirket olduktan sonra zaten tam anlamıyla özerk ve serbesttir."




EKONOMİ
'Krizde milli bankacılık şart oluyor'
Seyahat sigortaları var ama terörü kapsamıyor
Ferroli, Türkiye'de yatırıma hazırlanıyor
Uzanlar, odacılar ve hamallar liste başı
155 bin kişi iş buldu
Geçen yıl Ege'nin en büyüğü Tüpraş, Petkim ve Habaş oldu
Oyak Renault, Bursa'da lider
Telekom'un satışına hükümetten onay
Beko'dan Rusya'ya yatırım
Deniz geçişi için 8 firmadan teklif
Çin, yuanı beş yıl daha koruyacak
Sanal alışveriş katlanarak artıyor
İMKB'den yeni rekor: 29.312






Meral TAMER
Türk - İş ve DYP'nin STK endişesi
Sadece amaçları değil, örgütlenme biçimleri v...
Güngör URAS
'Vahdettin' bahane hedef 'Mustafa Kemal'
Mustafa Kemal ve "Kuvayı Milliyeci"ler yenils...
Serpil YILMAZ
Medeniyetler ittifakı ve göçmen Türkler
Birleşmiş Milletler (BM), Müslüman toplumu te...


© 2005 Milliyet