Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Temmuz 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal'dan Erdoğan'a 'terör zirvesi' çağrısı


PKK terörünün tırmanışa geçmesiyle gündeme gelen 'sınır ötesi operasyon' tartışmaları, Irak hükümeti tarafından tepkiyle karşılandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un -Irak gerekeni yapmazsa- "Türkiye'nin sınır ötesi harekât- sıcak takip hakkı'nın doğacağı"na ilişkin açıklamaları Bağdat'ta soğuk karşılandı. Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Türk askerinin Kuzey Irak'a girmesinin istikrarsızlığa neden olacağını, buna onay vermeyeceklerini vurguladı.
Zebari'nin tepkisi, Ankara'nın Bağdat'tan beklediği kararların çıkmayacağını gösterdi.
Türkiye bu koşullarda ne yapacak?

Baykal'ın çağrısı
CHP lideri Deniz Baykal, dünkü görüşmemizde, "Türkiye'nin ne yapacağını" belirlemek üzere, Erdoğan'a bir çağrıda bulundu. Baykal, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veya Erdoğan'ın girişimiyle bir "terör zirvesi" toplanmasını önerdi. Bu zirvede, terörün ulaştığı yeni aşamanın detaylı biçimde analiz edilmesi ve alınacak önlemlerin bir ulusal politika şeklinde belirlenmesi gerektiğini savunuyor. Terörle mücadelenin bir iç politika malzemesi olmaması gerektiğine vurgu yapıyor ve Türkiye'nin ulusal güvenliği ve geleceğiyle ilgili gereken önlemleri alması için harekete geçmesinin yaşamsal önem taşıdığını belirtiyor.

'Güvenlik şeridi kurulmalı'
Baykal, bu koşullarda Türkiye'nin acilen Irak sınırındaki kontrolü zor dağ silsilesinin arkasında, Kuzey Irak tarafındaki düzlük alanda bir "güvenlik şeridi, tampon bölge" oluşturulmasını öneriyor. Baykal, bu öneriyi henüz ABD Irak'a müdahale etmeden önce Aralık 2002'de gündeme getirdiğini ancak hükümetin bunu dikkate almadığını anımsatıyor. O gün bu önlem alınmadığı için bugünkü sorunlarla karşılaşıldığını vurguluyor. PKK'nın coğrafyanın zorluğundan yararlanarak, Kuzey Irak'tan Türkiye'ye C-4'leri, silahları ve teröristleri sokabildiğine işaret ediyor.

Önlem nasıl alınacak?
Baykal, "ABD ve Bağdat yönetimine rağmen Türkiye bu önlemi alabilir mi?" yönündeki sorumu yanıtlarken de şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Türkiye, güç dengesini, uluslararası hukuku ve teröre karşı meşru mücadele hakkını iyi kullanırsa bu önlemi alabilir. Hükümet bu önlemi almak zorundadır. Bunun ABD ile çatışarak yapılması şart değildir. Diplomasi yoluyla ve güç dengesi kullanılarak anlaşmayla da yapılabilir. Bunun için ciddi ve yoğun bir diplomatik çaba gerekir. Ulusal bir kararlılık ve bu kararlığının gösterilmesi gereklidir."

"Dış politika hatası"
Baykal'a göre Türkiye'nin bugün karşılaştığı terör sorunu ve Kuzey Irak'taki gelişmeler dış politikada yapılan hatalardan kaynaklanıyor. Baykal, "Eğer hükümet bizi Aralık 2002'de dinlese ve bu önlemi alsaydı -ki o zaman çok daha rahat biçimde tampon bölge yaratabilirdi- bugün karşılaştığı risklerle karşılaşmazdı" diyor ve şöyle devam ediyor:
"ABD müdahale etmeden Türkiye askeri önlemini almalıydı. Bu yapılmadığı gibi 1 milyar nakit için Dubai de Kuzey Irak'a girmeme koşulunu bile bu hükümet kabul etti. Siz böyle davranır, peşinen dayatmaları kabul ederseniz, bugün terör tırmanır, aynı coğrafyayı size karşı kullanır ve siz ricacı durumdan öteye geçemezsiniz. Bütün bunlar hükümetin dış politika hatalarının sonucudur."

'Terör yeni bir aşamada'
CHP lideri, terördeki tırmanmayla Irak'taki koşulları birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti:
"ABD, 1991'deki Körfez Savaşı'ndan beri Kuzey Irak'ta bilinçli olarak bir otorite boşluğu yarattı. Bu boşluğun nasıl dolacağını biliyordu. Bu yönde çaba gösterdi. Irak'a ikinci müdahalesinden sonra ise Kuzey Irak'ta bir etnik özerk bölge, bir peşmerge devleti oluştu. Irak parçalanıyor. Bu açıkça görülüyor. Irak etnik temelde parçalanmasından öncelikle etkilenecek olan Türkiye'den. Bu etnik bölünmenin Türkiye'ye sıçrama riski küçümsenmeyecek bir risktir. Hükümet bu gerçeği görerek hareket etmek zorundadır. Bu gelişmeler ABD'nin yeni Ortadoğu politikasının sonucudur. ABD belki Türkiye'ye yönelik özel bir amaçla hareket etmiyor ama sonucu Türkiye'yi riske sokuyor. ABD, Ortadoğu'da daha çok devletli, çok faktörlü, çok piyonlu bir yapı istiyor ve oluşturuyor. Kuzey Irak'ta ikinci bir İsrail oluşturuyor. Biz buna dikkat çekmiş, Irak'a müdahalenin pandoranın kutusunun açılması anlamına geleceğini belirtmiştik. Bunun sonuçlarının iyi hesaplanması gerekir. Türkiye, savunma konseptiyle önlemini almak zorundadır."

fbila@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Vahdettin aşkı
Bülent Ecevit, Vahdettin'in hain olmadığını i...
Fikret BİLA
Baykal'dan Erdoğan'a 'terör zirvesi' çağrısı
PKK terörünün tırmanışa geçmesiyle gündeme ge...
Hasan CEMAL
Cihat'a giden!
Cihat'a gitmek! Ya da Pakistan'daki medresele...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya güneşi
Doğu'da PKK ve ABD ile ilişkiler, Batı'da son...
Can DÜNDAR
Asıl müzakere 'içeride' olacak
Abbas GÜÇLÜ
En iyi meslek, hangi meslek?
Adayların, hemen her ortamda, konunun uzmanla...
Sami KOHEN
Komşudaki değişiklik
Türkiye'ye "sınırdaş" ülkelerin sayısı 7'yi b...
Mehmet Y. YILMAZ
Hain çıkarmada dünya şampiyonuyuz
Hafta sonunda arkadaşım ve değerli bilim adam...
Derya SAZAK
Erdemir'in satışı
CHP, Erdemir'in satışını Meclis'e getirmeye h...
Meral TAMER
Türk - İş ve DYP'nin STK endişesi
Sadece amaçları değil, örgütlenme biçimleri v...
Güngör URAS
'Vahdettin' bahane hedef 'Mustafa Kemal'
Mustafa Kemal ve "Kuvayı Milliyeci"ler yenils...
Serpil YILMAZ
Medeniyetler ittifakı ve göçmen Türkler
Birleşmiş Milletler (BM), Müslüman toplumu te...
M. Ali BİRAND
Peki, biz ne yapmalıyız?
PKK' nın ne yapmak istediği ile ilgili çeşit...

© 2005 Milliyet