|
 |
|
|
Türk - İş ve DYP'nin STK endişesi
Sadece amaçları değil, örgütlenme biçimleri ve parasal kaynakları da birbirinden çok farklı olan ve son dönemde sayıları katlanarak artan sivil toplum örgütleri, meğer ne kadar çok insanın kafasını kurcalıyormuş!
STK'ları tartışmaya açtığım cuma gününden bu yana sadece okurlarımızdan değil, uzmanlardan ve dostlarımdan da telefon, faks ve e - postayla görüş yağıyor.
Aralarında Muhammet Baki, Hüsamettin Bozdağ, Gökhan Özçağıran ve Mehmet Daşer'in de bulunduğu bir kısım okurlar, Mustafa Yıldırım'ın STK'ları ele aldığı Sivil Örümcek Ağı adlı kitabını mutlaka okumamı salık veriyorlar. "Bir çok belge ve araştırmanın derlendiği 600 sayfalık kitabı, yazarın siyasi yorumlarını eleyerek okuyun" diye not düşenler var aralarında...
Sendika.org Sitesi Editörü Umar Karatepe'den önemli bir saptama: "Üye aidatlarıyla ayakta duran STK'lara ne oldu? sorusunu bir de şu şekilde soralım: Bizim demokratik kitle örgütlerimiz DKÖ'ler, emek örgütlerimiz nasıl STK oldu?" Dün sabah Ankara'dan telefonla arayan Türk - İş Genel Başkanı Salih Kılıç ve DYP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan da STK enflasyonuyla gelen tehlikelere dikkat çekiyorlar:
Kılıç: AB fonu, STK kurduruyor!
"Türk STK hareketinin çok istismar edildiği bir dönemde, gayet isabetli bir tartışma açtınız. Bugün artık mutlaka demokratik kitle örgütleri ile STK kavramının ayrıştırılması lazım.
STK'lar, sorunların toplumla paylaşılmasını hedef olarak ortaya koyuyorlar. Ancak uygulamada, toplumsal yapıyı kendi doğrultularında oluşturmak için uğraşıyorlar. Parayı öne çıkartarak STK'nın gücünü, etkinliğini ve alanını kendi lehlerine dönüştürebilecek bir yapı kuruyorlar. Ayrıca STK hareketi içinde önemli istismarlar da oluyor.
Bu eğilimin, önümüzdeki dönemde daha da tehlikeli boyutlara ulaşacağından endişeliyim. Zira Avrupa Birliği Komisyonu 29 haziranda karar aldı: Müzakere sürecinde Türkiye halklarıyla Avrupa halkları arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi için 40 milyon euroluk bir fon ayırdı. Şimdi önüne gelen, bu fonlardan yararlanmak için bir dernek kurup STK faaliyeti göstererek projeler geliştiriyor. Toplumsal sorunların üstesinden gelmekten çok, kendi konumlarını, statülerini güçlendirmek ve hatta ekonomik istikballerini garantilemek üzere meseleye yaklaşan gruplar maalesef çoğaldı.
Bu gidişe dur denmediği takdirde 15 - 20 yıl sonra emin olun toplumumuzun hiç arzu edilmediği şekilde ayrıştığını göreceğiz. Sosyal aktivitelerden yararlanabilmek için, devamlı olarak çıkara dayalı ilişkiler kurulacak."
SALİH KILIÇ
Türk - İş Genel Başkanı
DYP: Gönüllülük ve üye aidatı şarttır
"Başlangıçta gönüllülük esasında sivil toplumu örgütleyerek, sorunlara ilişkin duyarlılık uyandırmak, politikalar geliştirmek amacıyla ortaya çıkan STK'ların en azından bir kısmı, hızla gönüllülük ve sivil toplumu temsilden uzaklaşıp profesyonelleştiler ve dar çevrelerin çıkar örgütlerine dönüştüler. Bu durumda bir ayırıma gitmek gerekiyor. Elbette temel hareket noktası mali bağlar.
STK'larda devletle mali bağ konusu bile şaibeli görülürken, aidat kurumu yerine yüklü bağışlar yapılmasını ya da açıktan finanse edilmelerini makul karşılamak, bunu sadece sosyal sorumluluk olarak görmek mümkün değildir.
Teklifimiz STK gibi prestijli bir adlandırmanın, ancak gönüllü ve mali bağı üye aidatlarına dayalı kurumlar için kullanılmasıdır. Diğerlerinin ise farklı bir adlandırmayla ve mali yapılanmalarına ilişkin şeffaflıkla faaliyetlerini sürdürmeleridir. Böylelikle kamuoyu da kimin neyi temsil ettiğini bilerek olup-bitenleri takip edebilecektir."
CELAL ADAN
DYP Genel Başkan Yardımcısı ve Demokratik Kitle Örgütleri Sorumlusu
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|