Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 27 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sözüm ailelere

Satır Arası / Deniz Sipahi

Ben hayatım boyunca motor kullananlara hep imrenmişimdir. Aslında kıskançlık da diyebilirsiniz.
Motor çoğu insan için özgürlüğün, maceranın simgesi gibidir.
Ben de motoruma binip Çeşme'ye, Kuşadası'na gitmek isterdim.
Belki de Altınyol'un artık insanın moral sınırlarını zorlayan trafik sıkışıklığına iyi bir çare de olabilirdi. Ama çok istememe rağmen hiçbir zaman motosiklet kullanamadım.
Bunda lisedeyken bir arkadaşımın geçirdiği kaza etkili oldu diyebilirim. Aynı okulda olmasak da iyi görüştüğüm bir arkadaşım kazada hayatını kaybetmişti.
Hem de kendine göre önlemler almasına rağmen. Bu olay beni derinden etkilemişti; o günden beri bırakın denemeyi motorsikleti ilgi alanımdan bile çıkardım diyebilirim.
Ama bunun bir tutku olduğunu biliyorum.
O yüzden benim bu endişeli ruh halimi hiç kimsenin kafaya takmamasını ve o özgürlüğün tadını çıkarmasını istiyorum.
* * *

Ama bir şartla.
Lütfen kaskınızı takın ve uygun kıyafetler giymeyi unutmayın.
Her yıl görmeye alışık olduğunuz bir fotoğraf geldi önümüze yine. Çok genç yaşta bir ölüm ve yine aynı senaryo.
Ya aşırı sürat ya dikkatsizlik ya da alkol.
Hafızalarımıza silinmeyecek şekilde giren o kazaları sizlere hatırlatıp moralinizi bozmak istemiyorum. Ama İzmir'in çok ünlü ailelerinin çocukları geçtiğimiz yıllarda çok büyük kazalara neden oldular. Hafta sonu da buna benzer bir olay yaşandı. Çeşme'de, kaldırıma çarpan motosikletteki iki kız arkadaştan 16 yaşındaki liseli Seral hayatını kaybetti. Yaralanan aynı yaştaki Dicle'nin ise hastanedeki tedavisi sürüyor. Dilerim Dicle en kısa sürede sağlığına kavuşur.
Seral de, Dicle de kask takmamıştı ve anlatanlara göre aşırı süratliydiler.
Gençlerin ruh hallerini anlayabiliyorum. Okul bitmiş, tatil başlamış. Yazlık yerlerin en kalabalık dönemi; zaten yaşın verdiği o heyecanla kimse yerinde durmak istemiyor.
Yaz sohbetleri, dostlukları; yaz aşkları.
Bu havayı kim bozabilir ki.
İnsan böyle bir ortamda kabına sığamaz, eve girmek istemez. Haklarıdır da. Bu yaşlarda gezmeyecekler de, dolaşmayacaklar da ne zaman yapacaklar.
* * *

Sözüm gençlerden çok ailelere.
Belki beni bu konuda kuralcı ve katı bulabilirsiniz. Ama başka bir yol bulamıyorum.
Ben olsam 18 yaşından önce hiçbir çocuğa motor almam, ehliyetsiz de kullandırmam.
Kasksız ise evden bile çıkartmam.
Hatta biraz daha ileriye gideyim.
18 yaşını doldurmuş, ehliyetini de almış olsa kendi adıma ikna olmadan direksiyonun başına da geçmesine izin vermem.
Falanca komşum, filanca dostum izin veriyor olsa bile tam anlamıyla bilinçli bir hale gelmeden trafiğe çıkmasına izin vermem bile.
Evet, bu yaklaşımı gereksiz bir tavır olarak görebilirsiniz. Ama ben eleştirilmeye razıyım.
Biliyorum; siz kurallara uysanız bile karşıdan gelen size vurabiliyor, çarpabiliyor.
Ama ben önce kendimden sorumluyum.
Bir adım ötesinde yapılacak şeyler de azalıyor.


dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Takımın tarifi üstüne
Bu görüntüler Foça'ya yakışmıyor
Sözüm ailelere





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet