Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 27 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beynine beş kurşun!


Terörle mücadele ederken insan hakları... Terörle mücadele ederken hukuk... Terörle mücadele ederken demokrasi...
Çizgiyi nereden çekeceksin?
Nasıl çekeceksin?
Terörle mücadele haklı ve meşrudur.
Ancak, bu mücadeleyi verirken çizgi yanlış çekilirse, ölçü tutmazsa, o zaman insan hakları çiğnenir, hukukun dışına düşülür, yargısız infazlar yaşanır ve bütün bunlardan demokrasi yara alır.
Yani zor zanaattır.
Ama tersi de farklı değildir.
İnsan hakları, hukuk devleti, demokrasi derken, eğer çizgiyi yerli yerine oturtamazsan, bu kez de teröristin ekmeğine yağ sürersin. Onun propagandasına alet olur, masum insanların ölümüne yol açarsın.
Bu tehlike de vardır öbür uçta.
Şimdi İngiltere bunu tartışıyor.
Londra'daki 7 Temmuz saldırılarından sonra başlayan bu tartışma, İngiliz polisi tarafından suçsuz yere öldürülen Brezilyalı genç adam nedeniyle daha da alevlenmiş durumda. Bu gencin kafasına beş kurşun sıkmak savunulabilir mi?
Savunmak çok güç. Hele suçsuzluğu ortaya çıktıktan sonra, böyle bir savununun söz konusu edilmesi bile haklı tepkilere yol açabiliyor.
Ama kimi de diyor ki:
"Kuşkulu görülmüştü. Sırt çantasıyla metro trenine binmek üzereydi. Terörist sanılmıştı. Kafasına sıkılan kurşun anında ölüm demekti. Bombasını patlatmak için düğmeye basmasına imkân bulamadan ölüm demekti. Canlı yakalamaya kalkışsak veya yaralamakla yetinsek, bir anda düğmeye basabilir ve kendisiyle birlikte onlarca, yüzlerce masum insanı öldürebilirdi. Kafasına, beynine sıkılan kurşunlar, bir yerde masum insanların ölümünü önlemek içindi."
Ama sonuç, yargısız infaz oldu.
Öyle değil mi?
Ancak o, terörist de olabilirdi.
Evet, bu tartışma sürecek.
Bunun gibi bir başka tartışma daha var Londra'da, 7/7 sonrası su yüzüne vuran. Demokrasilerin özünde düşünceyi açıklama özgürlüğü ile ilgili bir tartışma bu. Pakistanlı gazeteci Ahmet Raşid, İngiliz Daily Telegraph gazetesindeki makalesinde (22 Temmuz 05) bu tartışmaya şöyle katılmış:
"İngiltere, Müslüman vaizlere, İngiliz Müslümanlarının camilerinde, toplantı salonlarında ve oturma odalarında nefret mesajları verme özgürlüğü tanıdı. Aşırılığı kışkırtan kitapların ve video kasetlerin Müslüman toplulukların her yanına yayılmasına izin verildi.
Bazı yabancılar bunu, İngiliz esnekliğinin ve liberalliğinin tipik bir örneği gibi algılasa da, yabancı istihbarat servisleri İngiltere'nin bu rahatlığından dolaylı yıllardır tedirginlik içindeydiler.
Dört 7 Temmuz bombacısının, İslami aşırılığı öğrenmek için Pakistan'daki medreselere kayıt olmalarına ihtiyaç yoktu. Çünkü bu dersleri Yorkshire'da da almaları mümkündü."
İngiltere şimdi bu konuyu tartışıyor.
Yeni terör yasaları gündemde.
Terörle mücadelede çizgiyi yanlış yerden çizersen, teröristin değirmenine su taşımak da mümkün çünkü...
Kolay değil.
Terörle mücadele derken olan hukuka, sivil özgürlüklere olmasın. Ama bunun gibi insan hakları, düşünce özgürlüğü derken teröristin işi de kolaylaşmasın.
Zor zanaat demiştim yazımın başında.
Evet öyle.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet ve tarih
TELEFONDA 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. ...
Çetin ALTAN
Teröroloji, tortellini ve okul çocukları...
"Biz-onlar" ayrımının ötesinde, ortak bir çağ...
Melih AŞIK
Sonun başlangıcı
Le Figaro gazetesinde ilginç bir haber - yoru...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın İngiltere ziyareti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti, İn...
Hasan CEMAL
Beynine beş kurşun!
Terörle mücadele ederken insan hakları... Ter...
Güneri CIVAOĞLU
Ateşle oynamak
Medyada bir haber: "Silahlı Kuvvetleri'nin yö...
Abbas GÜÇLÜ
Hani kalite arıyordunuz?
Milli Eğitim Bakanlığı, hatalar zincirine her...
Nail GÜRELİ
Belediyeciliğin böylesi
Melih Aşık pazar günü iyi demiş; bizdeki poli...
Sami KOHEN
O kadar basit değil...
İLK bakışta Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müş...
Mehmet Y. YILMAZ
Kıbrıs'taki "tarihi" maç!
Lefkoşa'nın Türk tarafına kuşbakışı bakacak o...
Hasan PULUR
Gemi azıya alan atın kuyruğundaki...
ÖNCE Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, arkadan 1...
Meral TAMER
Ben STK'cıyım, (yani iyi insanım); beni eleştiremezsiniz!
Çok tuhaf. Cuma günkü yazımda sizlere "Sivil ...
Ece TEMELKURAN
İçimizdeki 'Turca'
Türk- İslam sentezinin çok gizli estetik anay...
Güngör URAS
Tüpraş ve Ereğli "gitti gider"
Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu sıralam...

© 2005 Milliyet