Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 27 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ateşle oynamak


Medyada bir haber: "Silahlı Kuvvetleri'nin yönetimi, Alevilerin elinde..."
Bir yarbayın yıllar önce Cumhurbaşkanı Demirel'e yazdığı ve ona ulaşmayan mektup, gazete başlıklarında rüzgâr estiriyor.
O başlıklara ve satırlara bakarak sanılabilir ki, "Mektup bir ciddi araştırmanın bilimsel bulgusudur.
TSK'da Alevi görüş ekseninde -sanki- bir örgütlenme ve politika oluşmuştur.
Sünniler dışlanmaktadır!"
Oysa...
Cumhurbaşkanı'na binlerce mektup gelir. Bunlardan biri de, şu garip ve gerçekdışı iddiayı yansıtmış olabilir. Mektubun sahibinin subay üniforması neyi değiştirir? Alevi de, Sünni de bu yurdun insanları... Laik Türkiye'de değerlendirmeler mezhebe göre yapılmaz.
Ancak... Böyle iddiaları alev alev gazete başlıklarına taşımak ve bu tür yanlışları birkaç kez daha tekrarlamak, bir depremi tetikleyebilir.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içine mezhep farklılığı virüsünü sokmak çok tehlikelidir.
..................
Türkiye'yi bir arada tutan değerler tek tek hedef alınıyor ve sarsılıyor.
Atatürk yıllardır bu saldırıların odağında.
Vahdettin tartışmasının aldığı boyutlar, bu kuşkuları doğrulamakta.
Cumhurbaşkanı, yargı, üniversite zaten yıpratılmakta.
Şimdi de çoğunluğu Sünni olan toplumda kamuoyunda en fazla güvenilen kurum olan TSK, Aleviliğin odaklandığı bir kurum olarak gösterilme sürecinde mi?
Bunu sızdıranların değil ama yayımlayanların o oyunun içinde olduklarına inanmak istemem.
Fakat en azından böyle bir iddianın haber değerinin, içeriğinin incelenmesi ve değerlendirmenin bu gözlemden sonra düzenlenmesi gerekmez mi?
Bir genelleme yapmaksızın sadece kasıt aranabilecek olanlara sesleniyorum...
Asker içine sokulabilecek nifak, belki iç politikada kimilerinin gücünü göreceli olarak artırır ama unutmayın ki, Silahlı Kuvvetleri'ne güve girmiş bir ülke, ayakta kalamaz.
Türkiye, çocuklarınıza ve torunlarınıza da bağımsız miras olarak bırakılmalıdır.
Türkiye'nin her zamankinden daha çok bütünlüğe ihtiyacı var.
...................
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın PKK terör eylemlerine karşı "zirve" çağrısı -gecikerek bulunmuş olsa da- aklın yoludur.
Bu köşeyi izleyenler bilirler, daha 10 gün önce 17 Temmuz'da, "liderlerin bir araya gelmelerini ve toplumu şiddete karşı gösterilerle ağırlık koymaya çağırmalarını demokratik bir ağırlık koyuş" olarak önermiştim.
Türkiye'nin her yöresinde milyonlar "iç güvenlik ve barış" için meydanlarda, caddelerde sel suları gibi akarlarsa, 3-5 bin teröristi derinliklerinde boğar, yok ederler.
Yerkürenin tüm coğrafyalarında "son galip" tarih boyunca hep "halk hareketleri" olmuştur.
Ne zalimler, ne diktatörler, ne çeteler, ne terör örgütleri bu sağduyulu insan selleri karşısında direnebildiler...
Milyonların caddelerde ve meydanlarda oluşturduğu psikolojik etki ve gök gürültüsü gibi sağduyu korosu, terör örgütlerinin en dehşet verici silahlı propaganda patlamalarını bile "çatapata" seviyesine indirger.
....................
Bu öyle bir kolektif akıl hareketi olmalıdır ki, içinde Türk'ü, Kürt'ü, Boşnak'ı, Çerkez'i, Abaza'sı, Arnavut'u, Gürcü'sü... Sünni'si, Alevi'si, Hıristiyan'ı, Yahudi'si ile Türkiye insanlarının harmanını yansıtmalıdır.
"İnsani değerler" ortak paydasında bütün farklı renkler, etnik mozaikler bütünleşir.
Bir kolektif ruh paylaşılır.
Bütün liderlerin bir arada kürsüye çıkıp konuştukları platform, Türkiye'deki tüm TV kanalları tarafından aynı anda yurdun her köşesindeki gösteri meydanlarında kurulmuş dev ekranlara yansıtılır.
Politikacının boş lafları için değil, insan haklarının en kutsalı olan "yaşama hakkı" için bir araya gelen milyonlar müthiş bir kamuoyu baskısı oluştururlar.
Böyle bir güç karşısında kim direnebilir?

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Cumhuriyet ve tarih
TELEFONDA 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. ...
Çetin ALTAN
Teröroloji, tortellini ve okul çocukları...
"Biz-onlar" ayrımının ötesinde, ortak bir çağ...
Melih AŞIK
Sonun başlangıcı
Le Figaro gazetesinde ilginç bir haber - yoru...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın İngiltere ziyareti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti, İn...
Hasan CEMAL
Beynine beş kurşun!
Terörle mücadele ederken insan hakları... Ter...
Güneri CIVAOĞLU
Ateşle oynamak
Medyada bir haber: "Silahlı Kuvvetleri'nin yö...
Abbas GÜÇLÜ
Hani kalite arıyordunuz?
Milli Eğitim Bakanlığı, hatalar zincirine her...
Nail GÜRELİ
Belediyeciliğin böylesi
Melih Aşık pazar günü iyi demiş; bizdeki poli...
Sami KOHEN
O kadar basit değil...
İLK bakışta Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müş...
Mehmet Y. YILMAZ
Kıbrıs'taki "tarihi" maç!
Lefkoşa'nın Türk tarafına kuşbakışı bakacak o...
Hasan PULUR
Gemi azıya alan atın kuyruğundaki...
ÖNCE Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, arkadan 1...
Meral TAMER
Ben STK'cıyım, (yani iyi insanım); beni eleştiremezsiniz!
Çok tuhaf. Cuma günkü yazımda sizlere "Sivil ...
Ece TEMELKURAN
İçimizdeki 'Turca'
Türk- İslam sentezinin çok gizli estetik anay...
Güngör URAS
Tüpraş ve Ereğli "gitti gider"
Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu sıralam...

© 2005 Milliyet