Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 27 Temmuz 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ben STK'cıyım, (yani iyi insanım); beni eleştiremezsiniz!


Çok tuhaf. Cuma günkü yazımda sizlere "Sivil toplum kuruluşlarını tartışmaya var mısınız? diye sorarken, açıkçası bu kadar istekli olacağınızı katiyen tahmin edemezdim. Meğer ne kadar doluymuşsunuz? Söyleyecek ne kadar çok sözünüz varmış?
STK konusunda köşeme yaptığınız değerli katkılardan çıkardığım ilk çarpıcı sonuç şu:
"Ben sivil toplumcuyum" demek kişilere prestij sağlıyor. Para cambazı George Soros için de, muteber bir üniversitenin halihazırdaki rektörü için de bu böyle!
"Ben STK'cıyım, yani iyi insanım. Toplumun iyiliği için çalışıyorum"
Dahası da var:
  • Şirketler eleştirilebilir
  • Medya eleştirilebilir
  • Bankalar yerin dibine batırılabilir
  • İlle ve lakin STK'ların dokunulmazlıkları vardır!

  • Havanda su döven bol masraflı STK yöneticileri bile, zeytinyağı gibi üste çıkarak kendilerini eleştirilemez seviyeye koyabilirler.
    STK tartışmamıza e - posta mesajıyla katılan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Başhekim Yardımcısı Fatih Kılıçaslan'ın dikkat çektiği gibi "kendi narsizmlerini tatmin" için STK yöneticiliğine soyunanlar bile mevcuttur.

    Pahalı jiplerle iyilik dağıtmak!
    "Afganistan ve diğer bazı azgelişmiş ülkelere yaptığım iş seyahatlerinde küresel STK'ları gözleme imkânım oldu. Genelde oralarda en iyi maaş veren ve en son model jip ve arazi araçlarıyla gezen topluluklar STK'lardı. Bulundukları ülkelerde halkın durumunu düzeltmek üzere yaptıkları katkı; yarattıkları dengesizliklerden çok daha az. Çünkü bu uzmanlar oralardaki en pahalı insan malzemesi. Ve genelde yerel insanları en kısa sürede yetiştirmek yerine, kendi uzmanlarını orada mümkün olduğunca uzun tutuyorlar.
    Türkiye'de de, dünyada da, çalışanlarının STK'ları giderek bir meslek olarak gördüğünü ve kendilerini eleştirilmez bir seviye koymaya çalıştıklarını gözlüyorum. Kaçımız Greenpeace ve diğerlerinin paralarını nasıl harcadıklarını biliyoruz? Kaçı sizden bağış isterken mali raporlarını ve yöneticilerinin kaç para aldığını söylüyor? Ayrıca yaptıkları çalışmaları eleştirme ve yönlendirme imkânımız oluyor mu?"
    AHMET İZER

    Kardeş kardeşe bile borç vermezken...
    "Türkiye'de dışarıdan ve büyük çoğunluğu AB'den fonlanan bir çok STK var. Peki günümüzde kardeş kardeşe borç vermezken, bu paralar karşılıksız mı veriliyor? Hiç sanmıyorum. En son Necip Hablemitoğlu'nun Bergama ve Alman vakıfları ile ilgili yaptığı araştırma sonunda suikaste kurban gittiğini gördük. Kim öldürdü? Bulunamadı. Dışarıdan fonlanan STK'lar, ülkemizin dış ve iç siyasetine etki yapmak, yönlendirmek için ellerinden geleni yaparken, devletimiz de "AB Uyum Yasası" çerçevesinde bu STK'ların daha rahat çalışabilmesi için yeni düzenlemeler yapıyor.
    İLHAN KIRBAŞ Endüstri Mühendisi / Bursa

    Sözde STK'cı profesyoneller
    "Varlığını ve etkinliklerini üyelerinin maddi katkılarıyla sürdüren, gelirlerini - giderlerini, amaçlarını, üyelerini, yöneticilerini, iç ve dış ilişkilerini tüm saydamlığıyla internet sitesinde gösteren (www.saydamlik.org) bir derneğin başkanıyım.
    Bir ülkede (başta Türkiyemiz) siyasal sistem demokratik ve saydam değilse, liderlik sultası ülke sevgisinin önüne geçmişse, insanlar siyasete ülkeye hizmet etmek için değil yolunu bulup zengin olmak için giriyorlar, siyaset her kademede yolsuzluğa ve kirliliğe batmışsa, STK'lar bir umut olarak ortaya çıkabilir.
    Ne yazık ki ülkemizde birkaç yüz profesyonel sözde sivil toplumcunun hep gündemde ve ön planda olması yüzünden halkın desteği ve sevgisi, STK'ların arkasına alınamıyor. STK'lara bir takım çıkarcıların yuvalandığı odaklar olarak bakılıyor. Açtığınız kampanyanın bu yozlaşmanın frenlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum.
    ERCİŞ KURTULUŞ, Toplumsal Saydamlık Derneği Başkanı

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Cumhuriyet ve tarih
    TELEFONDA 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. ...
    Çetin ALTAN
    Teröroloji, tortellini ve okul çocukları...
    "Biz-onlar" ayrımının ötesinde, ortak bir çağ...
    Melih AŞIK
    Sonun başlangıcı
    Le Figaro gazetesinde ilginç bir haber - yoru...
    Fikret BİLA
    Erdoğan'ın İngiltere ziyareti
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti, İn...
    Hasan CEMAL
    Beynine beş kurşun!
    Terörle mücadele ederken insan hakları... Ter...
    Güneri CIVAOĞLU
    Ateşle oynamak
    Medyada bir haber: "Silahlı Kuvvetleri'nin yö...
    Abbas GÜÇLÜ
    Hani kalite arıyordunuz?
    Milli Eğitim Bakanlığı, hatalar zincirine her...
    Nail GÜRELİ
    Belediyeciliğin böylesi
    Melih Aşık pazar günü iyi demiş; bizdeki poli...
    Sami KOHEN
    O kadar basit değil...
    İLK bakışta Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müş...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Kıbrıs'taki "tarihi" maç!
    Lefkoşa'nın Türk tarafına kuşbakışı bakacak o...
    Hasan PULUR
    Gemi azıya alan atın kuyruğundaki...
    ÖNCE Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, arkadan 1...
    Meral TAMER
    Ben STK'cıyım, (yani iyi insanım); beni eleştiremezsiniz!
    Çok tuhaf. Cuma günkü yazımda sizlere "Sivil ...
    Ece TEMELKURAN
    İçimizdeki 'Turca'
    Türk- İslam sentezinin çok gizli estetik anay...
    Güngör URAS
    Tüpraş ve Ereğli "gitti gider"
    Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu sıralam...

    © 2005 Milliyet