Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bölgesel asgari ücret

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bir süredir Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, işsizlik ve gelir dağılımdaki dengesizliği azaltabilmek için bölgesel asgari ücret uygulamasını öneriyor. Rakamlar kayıtdışı ekonominin daha da büyüdüğünü gösteriyor.
Son dönemde istihdama katılan her 100 kişiden 80'inin kayıtdışı olduğu anlaşıldı; devletin yıllık olarak kaybı 21.3 katrilyon lirayı buluyor.
Örneğin bir önceki yıla göre mart, nisan, mayıs ortalamaları dikkate alındığında toplam istihdamın 803 bin kişi arttığını görüyoruz. Oysa bunun 640 bini kayıtdışı...
Zafer Çağlayan diyor ki:
"Yerel asgari ücret uygulaması birçok kişi için çok radikal bir öneri olarak değerlendirilebilir. Ancak dünya ekonomisinin ve dünya nüfusunun neredeyse yarısının oluştuğu, başta ABD, Japonya, Kanada, Meksika, Çin ve Hindistan olmak üzere birçok gelişmiş ve gelişen ülkede bölgesel ya da sektörel uygulamalar var. Aslında Türkiye'de de asgari ücret uygulamasına önce bölgesel düzeyde başlanmış, daha sonra asgari ücretin bir sosyal politika aracı olarak kullanılmasına karar verilmişti..."
* * *

Gelin bu konuyu rakamlarla açalım.
Ülkemizde 2001 yılında kişi başına gelir 2 bin 146 dolardı. İller arasında Kocaeli 6 bin 165 dolarla en yüksek, Ağrı ise 568 dolarla en düşük kişi başına gelire sahipti.
2001 yılında yıllık net asgari ücret 929.5 dolardı.
Buna göre Kocaeli'nde yıllık net asgari ücret, kişi başına düşen gelirin yüzde 15'i iken, Ağrı'da yüzde 164'üne karşılık gelmekteydi.
Çağlayan'a göre bu oranlar, asgari ücretin ülke genelinde aynı anlam taşımadığını ortaya koyuyor.
Bu olumsuz etkiyi en çarpıcı biçimde en yoksul 19 ilimizdeki asgari ücretli çalışan sayısı veriyor.
Kayıtlı 2.5 milyon asgari ücretlinin, 95 bini en yoksul 19 ilimizde çalışıyor.
2003 yılı DİE verilerine göre kişi başına aylık ortalama tüketim harcaması ise bazı şehirlere göre şöyle:
İstanbul 319, Ankara 252, İzmir 242; Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan 110; Van, Muş, Bitlis, Hakkari 82 YTL.
Peki Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan'ın önerileri neler?
* * *

Türkiye asgari ücret uygulaması açısından üç bölgeye ayrılabilir. Birinci bölge; sosyo - ekonomik gelişmişlik açısından sıralamada en altta olan 19 il ve ilçelerinden oluşabilir. Asgari ücret, net 250 YTL olarak belirlenir, vergi ve sigorta prim oranları izleme ve kayıtlı hale getirmek amacıyla yüzde 1'e düşürülebilir. Bu uygulama 10 yıl süreyle yapılabilir.
İkinci bölge, en az gelişmiş 19 ilin dışındaki 30 ilden oluşabilir. Asgari ücret aynen muhafaza edilip; vergi oranları yüzde 1'e düşürülebilir. Bu uygulama 5 yıl süreyle yapılabilir.
Üçüncü bölge, Türkiye ortalamasının üzerindeki illerden oluşabilir. Ücret aynen kalabilir, sigorta primleri düşürülebilir.
Bunlar Zafer Çağlayan'ın görüşleri. Bugün asgari ücretle ev geçindirmek neredeyse imkansız. Özellikle büyük şehirlerde asgari ücretlinin sihirbazlık yapması gerekiyor. Ama Türkiye'nin problemlerini kaynağında çözmek ve yerel gerçeklerden yola çıkarak formüller üretmek bana da daha doğru geliyor.




dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Tırmalamadan duramam
Emeklilik hakkında her şey
Bizlerin pek değeri yok mu?
Bölgesel asgari ücret





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet