Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Anayasa yargısı ve siyaset


ANAYASA Mahkemesi'nin bazı kararlarında ve karşı oy yazılarında insanı hayrete düşürecek görüşlere rastlamak mümkündür.
"27 Mayıs'ı eleştirmek suçtur" gibi...
"Vakıflar üniversite kuramaz" gibi...
"Özelleştirme Atatürkçü ekonomiye aykırıdır" gibi...
Tülay Tuğcu'nun böyle hukuk felsefesini zorlayan 'sürpriz' karar ve karşı oy yazıları yok. Dengeli, itidalli, saygın bir hukukçu olan Tuğcu'nun seçilmesi Yüce Mahkeme'nin itibarı bakımından da iyi oldu; turların uzayıp gitmesi yıpratıcı olurdu çünkü...
Seçimlerde Tuğcu önce üç oy aldı; sonra üyelerden Necmi Özler'in oyuyla 4'e çıktı.
Başkan Vekili Haşim Kılıç, sorumlu davrandı, "kurumunun yıpranmaması için" adaylıktan çekildi, Sayın Tuğcu'yu destekledi. Sacit Adalı da oy verince, Tuğcu 6 oyla Anayasa Mahkememizin başkanlığına seçilen ilk kadın oldu.
Hukukçu, başkan ve kadın kimlikleriyle kendisini kutluyorum, başarılar diliyorum...
***
GÜNDEMDEKİ tartışma, Anayasa Mahkemesi'ne Meclis'in üye seçip seçmemesi..
Meclis'in Anayasa Mahkemesi'ne üye seçmesine karşı çıkanlar diyor ki:
"Anayasa Mahkemesi mahkemedir... Düşünülen reformda Anayasa Mahkemesi'nin 21 üyesinden 7'sini Meclis seçerse Anayasa Mahkemesi siyasallaşır."
Hayır... Anayasa mahkemeleri adli anlamda "mahkeme" değildir!
Onun için bütün gelişmiş demokrasilerde anayasa mahkemesi niteliğindeki kurumların üyelerinin ya tamamını ya da önemli bir kısmını siyasi organlar seçmektedir!
Fransa'da bu kurumun adı "mahkeme" bile değildir, "Anayasa Konseyi"dir, 9 üyenin üçünü meclis, üçünü senato, üçünü siyaseten sorumlu cumhurbaşkanı seçer. (Madde 56)
Almanya'da üyelerin tamamı parlamento tarafından seçiliyor. (Madde 74)
İtalya'da üyelerin üçte birini parlamento, üçte birini cumhurbaşkanı, sadece üçte birini yargı seçmektedir. (Madde 135)
İspanya'da üyelerin çoğunluğunu siyasi organlar seçiyor. (Madde 159)
Çünkü anayasa mahkemeleri "mahkeme" değildir, anayasaya uygunluk denetimi yapan bir 'konsey'dir, işlevleri büyük çapta siyasi olduğu için, üyelerinin önemli bir bölümünü siyasi organlar seçer.
***
DOKTRİN dediğimiz hukuk biliminde bu konuda hemen hemen görüş birliği vardır. Bizde en son ve mükemmel bir araştırma, Doç. Dr. Zühtü Arslan'ın "Anayasa Teorisi" adlı kitabıdır. (Seçkin Yayınevi, 2005, sf. 255-264)
Türkiye'de 1961 Anayasası Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir bölümünü parlamentonun seçmesini benimsemişti. 12 Eylül darbesi, TBMM'yi bu yetkiden mahrum etti! Merhum Bülent Tanör'ün belirttiği gibi, dünyada bunun örneği yoktur ve 12 Eylül'ün "sorumsuz cumhurbaşkanı"na aşırı yetkiler veren devlet modelinin bir ürünüdür. (Türk Anayasa Hukuku, sf. 457)
Gerçekten, 12 Eylül, geleneksel devletçi-seçkinci anlayışa uygun bir tarzda, "seçilmişler"i olabildiğince dışlayarak "oligarşik" bir 'iç devlet' anlayışıyla anayasa yapmıştır. YÖK ve MGK aynı felsefenin diğer örnekleridir.
Demokratikleşen Türkiye'de MGK bile değişmişken, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminde Meclis'e yetki tanımamak demokrasi felsefesine aykırıdır.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa yargısı ve siyaset
ANAYASA Mahkemesi'nin bazı kararlarında ve ka...
Çetin ALTAN
Okullara "para nasıl kazanılır" dersi konsa...
Napoléon'un, pek meraklı olduğu savaşları da,...
Melih AŞIK
Olumlu zaviyeden!
Padişah Vahdettin için "Nereden baksan haindi...
Fikret BİLA
'Tülay Hanım'a iki yıl başarılar'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkem...
Hasan CEMAL
Cihat fabrikası!
Amerika, Irak'ı radikal İslamın peşinde terör...
Yılmaz ÇETİNER
TV'ye çıkarken iki kitaba göz atsalar!
İşi uzatmak istemiyorum ancak, özellikle TV'd...
Güneri CIVAOĞLU
Eurabia
Yeni bir söylem: "Eurabia..."
Can DÜNDAR
AB-Türkiye: Bu nefretten aşk doğar mı?
2 çocuklu Ali Babacan'ın 2 koltuğu var.
Abbas GÜÇLÜ
Büyük kentlere takılıp kalmayın
Doğan HEPER
Başbakan bu konuda haklı
İSTATİSTİKLERE göre İstanbul'un nüfusu artıyo...
Semih İDİZ
"Risk" ile "bedel" arasında sıkışmak
AB'nin 17 Aralık zirvesi öncesinde Türkiye'ye...
Sami KOHEN
Tanıma-ma meselesi
DÜNKÜ Erdoğan-Blair görüşmesinin en önemli so...
Mehmet Y. YILMAZ
Turkuvaz türbanlı genç kız bize ne anlatmak istiyor?
Dün Milliyet'in internet sitesinde günün yeni...
Hasan PULUR
Devlet isterse ya da istemezse...
Devlet isterse...
Derya SAZAK
Öymen'in adaylığı
CHP'de pazar günü yapılacak kongrede İstanbul...
Meral TAMER
STK'lar oksijen gibidir. Hem nefes aldırır, hem yangın çıkarır
Sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili olarak geç...
Yaman TÖRÜNER
Kredi takası lazım
Bugün ekonomik sistemimizdeki en önemli darbo...
Güngör URAS
Kamudan sonra yerli sermaye de piyasadan çekiliyor
Milliyet Ekonomi'nin dünkü manşeti "Sanayide ...
Serpil YILMAZ
Baykal'a karşı 'ilan cephesi'
Cin'e yaptığım gezi nedeniyle gazetemizde çık...
M. Ali BİRAND
AB'de, Kıbrız pazarlığı sürüyor
Başbakan Erdoğan, Çarşamba sabahı kalkıp penc...

© 2005 Milliyet