Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Temmuz 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cihat fabrikası!


Amerika, Irak'ı radikal İslamın peşinde terörist üreten bir 'Cihat fabrikası'na mı dönüştürdü?
Kimine göre öyle.
Örneğin, Londra'daki terör saldırılarından sonra Guardian gazetesinde çıkan bir makaledeki şu satırlar:
"Irak, Afganistan'ın 2001 yılı öncesindeki durumuna döndü. Yani, devasa bir terör akademisi haline geldi. Analizciler, Saddam Irak'ıyla uluslararası terör arasında bağlar bulabilmek için mikroskop kullanmak zorundaydılar. Ama şimdi bombalar patlatan, rehinelerin kafasını kesen, Batı ve Avrupa için felaket planları yapan Cihatçıların cirit attığı bir ülke var karşımızda.
Bir başka deyişle:
Birkaç kötü tohumu temizlemek için bütün bir bahçeyi ateşe attık.
Her şey bir yana, Irak'ın Londra bombacıları için ne anlam taşıdığı açıkça ortada: Irak'ın işgali, dünyanın dört bir yanındaki genç Müslümanlar kuşağını kızdırdı ve radikalleştirdi." (J. Freedland, Guardian, 20 Temmuz 05)
Bu bir gerçek.
Ama gerçeğin bir yüzü bu.
Gerçeğin bir başka yüzüne gelince... Kimileri de buna işaret ediyor. "El Kaide ve terörü Irak öncesinde sahneye çıkmıştı" diyorlar.
Bunda da gerçek payı var.
Usame Bin Ladin, Amerika'ya savaşını 1996 yılında yayımladığı bir fetvayla ilan etmişti. Daha Irak işgali yokken, 11 Eylül yaşandı. Amerikan sefaretleri bombalandı.
Peki neden?
Amerika, Bin Ladin'e göre 'uzak düşman'dır. Yakın düşmanlar, örneğin Suudi Arabistan'daki, Mısır'daki rejimlerdir. Ama bu 'uzak düşman' Amerika'nın bu rejimlerle bağlarını kesmeden, 'yakın düşmanları' yenmek imkânsızdır.
Çünkü bu rejimler Amerika'nın desteğindedir. Amerika, petrol ve İsrail'in güvenliği adına bu kâfir rejimleri uzun yıllar payandalamıştır.
Evet, asıl hedef Suudi Arabistan'dır, Mısır'dır, ama bunun için önce Amerika'yı, asıl şeytanı Ortadoğu'dan çıkarmak gerekir.
İşte 11 Eylül bunun içindir.
Irak'a gelince...
Bin Ladinciler için Irak işgalinin yeme de yanında yat türünden bir gelişme olduğu konusunda artık çok fazla kuşku yok. Şimdilik bir cihat fabrikası gibi çalışıyor Irak. Bin Ladinciler, Ortadoğu'daki kendi dinci, radikal İslamcı rejimlerini kurmak için öncelikle Irak'ı kurtarılmış bölge haline getirmenin peşindeler.
Terörü bunun için yapıyorlar. Rehinelerin kafasını bunun için kesiyorlar. Bomba yüklü kamyonları bunun için patlatıyorlar.
Irak'ı teslim almak için!
Irak'ı teslim aldıktan sonra yollarına daha rahat devam edecekler. Sıra, Suudi Arabistan'a ya da Mısır'a gelecek. Hiç kuşkunuz olmasın, El Kaidecilerin planlarında, ütopyalarında Türkiye'nin de sırası var.
Komünistler bir zamanlar nasıl sınıfsız toplum ideali için çalıştılarsa, bunun için nasıl enternasyonal örgütlenmelere gittilerse, şimdi aynı şeyi Usame Bin Ladin takımı yapıyor. Üstelik internet dünyasında, teknoloji devriminin alıp başını gittiği bir dünyada, bu işi gözlerden uzak, yer altında yürütebiliyorlar.
Onun içindir ki:
El Kaidecilerin planlarını bozmak için verilecek mücadele sistemli, çok boyutlu ve uzun vadeli olmak zorunda.
Bu çerçevede Irak'ın kazanılması gerekiyor. Irak'ta istikrar ve demokrasiye giden yolun açılması gerekiyor.
Irak'ta demokrasi projesi bugün artık yalnız Amerika tarafından değil, Birleşmiş Milletler tarafından da, Avrupa Birliği tarafından da destekleniyor.
Ortak çıkar, Irak'ı bırakmak, Irak'tan çekip gitmek değildir.
Yine El Kaidecilerin planını bozmanın bir başka yolu elbette İsrail-Filistin sorununu çözmekten geçiyor. Arap ülkelerinde, İslam coğrafyasında değişim ve reformu savunmaktan geçiyor.
El Kaidecilerin planını bozmanın bir yolu da, uygarlıklar çatışmasına set çekecek diyalogların İslamla Batı arasında örülmesidir. Avrupa'da, Amerika'da yaşayan Müslümanların bu dünyada dışlanmalarının önlenmesidir.
Evet, teröre mazeret bulmak, kulp takmak olmaz. Ama terörle mücadele için de onu besleyen damarları iyi teşhis edip kesmek şarttır.
Bunun için de uluslararası işbirliğine, dayanışmaya ve akla -özellikle Batı'da- her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa yargısı ve siyaset
ANAYASA Mahkemesi'nin bazı kararlarında ve ka...
Çetin ALTAN
Okullara "para nasıl kazanılır" dersi konsa...
Napoléon'un, pek meraklı olduğu savaşları da,...
Melih AŞIK
Olumlu zaviyeden!
Padişah Vahdettin için "Nereden baksan haindi...
Fikret BİLA
'Tülay Hanım'a iki yıl başarılar'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkem...
Hasan CEMAL
Cihat fabrikası!
Amerika, Irak'ı radikal İslamın peşinde terör...
Yılmaz ÇETİNER
TV'ye çıkarken iki kitaba göz atsalar!
İşi uzatmak istemiyorum ancak, özellikle TV'd...
Güneri CIVAOĞLU
Eurabia
Yeni bir söylem: "Eurabia..."
Can DÜNDAR
AB-Türkiye: Bu nefretten aşk doğar mı?
2 çocuklu Ali Babacan'ın 2 koltuğu var.
Abbas GÜÇLÜ
Büyük kentlere takılıp kalmayın
Doğan HEPER
Başbakan bu konuda haklı
İSTATİSTİKLERE göre İstanbul'un nüfusu artıyo...
Semih İDİZ
"Risk" ile "bedel" arasında sıkışmak
AB'nin 17 Aralık zirvesi öncesinde Türkiye'ye...
Sami KOHEN
Tanıma-ma meselesi
DÜNKÜ Erdoğan-Blair görüşmesinin en önemli so...
Mehmet Y. YILMAZ
Turkuvaz türbanlı genç kız bize ne anlatmak istiyor?
Dün Milliyet'in internet sitesinde günün yeni...
Hasan PULUR
Devlet isterse ya da istemezse...
Devlet isterse...
Derya SAZAK
Öymen'in adaylığı
CHP'de pazar günü yapılacak kongrede İstanbul...
Meral TAMER
STK'lar oksijen gibidir. Hem nefes aldırır, hem yangın çıkarır
Sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili olarak geç...
Yaman TÖRÜNER
Kredi takası lazım
Bugün ekonomik sistemimizdeki en önemli darbo...
Güngör URAS
Kamudan sonra yerli sermaye de piyasadan çekiliyor
Milliyet Ekonomi'nin dünkü manşeti "Sanayide ...
Serpil YILMAZ
Baykal'a karşı 'ilan cephesi'
Cin'e yaptığım gezi nedeniyle gazetemizde çık...
M. Ali BİRAND
AB'de, Kıbrız pazarlığı sürüyor
Başbakan Erdoğan, Çarşamba sabahı kalkıp penc...

© 2005 Milliyet