Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni Dernekler Yasası ile STK'lar, yönetici transferi bile yapabilir!


Karaciğerindeki 3 tümör bile vız geliyor. Sabah kemoterapiye, öğleden sonra en yoksul kızlar için burs aramaya...
Kendini kızların evlerden, tarlalardan alınıp hayata katılmasına adamış efsane bir kadın: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan. Ve bizim sivil toplum kuruluşları tartışmamızla ilgili görüşleri:
"Çağımızda STK'lar, demokrasinin vazgeçilmez kuruluşlarıdır ve sayılarının çok artması ve her alanda fikir ve proje üretmeleri gerekir. Bu bakımdan onları genelde lüzumsuz varlıklar gibi değerlendirmek yanlıştır.
Her STK, kendi amacı doğrultusunda ve kendisine uygun finans kuruluşlarından destek alarak proje üretmek ve topluma katkıda bulunmak zorunluluğunu taşır.
Gönüllüsü olmayan, sadece profesyonellerle çalışan STK'ları ise başka bir başlık altında değerlendirmek gerekir.
2004 kasımında yürürlüğe giren Yeni Dernekler Yasası, hepimizin katkısıyla oluştu ve oldukça iyi, çağdaş bir yasa oldu. Benim itirazım, 13. maddeyedir ve bu itirazım devam edecektir. Bu maddeye göre STK'ların yönetim ve denetim kurumları, genel kurul isterse ücretli olabilir. İşte bu madde, STK'ların bir nevi şirketleşmesi anlamına gelmektedir. Ve bu ileride STK'lar arası yönetici transferlerine kadar gidebilir.
Biz STK'lara gönüllü kuruluşlar diyorsak, mutlaka yönetiminde ve denetiminde hiç bir ücret almadan bu işe gönül koymuş gönüllülerin bulunması gerekir. Ayrıca her STK, gücüne göre istediği kadar uzman ve benzeri ücretli kişi çalıştırabilir kuşkusuz. Ama bu ücretler, yapılan iş ve üretilen projeyle orantılı olmalıdır, astronomik olmamalıdır."

STK'ları bu hale getiren medyadır
"Dünya Vatandaşlık Örgütü, vatandaş denetimi anlayışı temeline dayalı, demokratik bir dünya ütopyasıydı:
  • Geleneksel siyasete karşı
  • Sivilliğe ve muhalifliğe öncelik veren
  • Merkezine gönüllülüğü koyan
  • Bilinçli ve sorumlu birey olmayı
  • Toplumsal sorunların çözümüne katılımı
  • Devlete mesafeli duruşu
  • Çokuluslu şirketlerden uzak durmayı öngörüyordu.

  • Yukarıdaki jölkeler çerçevesinde kurulacak STK'lar aracılığıyla gerçekleştirileceği sanılan bu ütopya, neo - liberal politikalar ve küreselleşmeye direnemeyerek söndü.
  • STK'ların çokuluslu şirketlere teslim olmasında en önemli etken, gönüllülüğü dışlayan profesyonellik olmuştur. Dizginsiz piyasa ekonomisinin yol açtığı bu çürümenin büyük ortaklarından biri de Dünya Ticaret Örgütü'nün yerel - uluslararası ilişkiler ağına bağımlı medya sektörüdür. Bunun sonucunda STK'lar, ticari markaların saadet halkasına eklemlenmekten kurtulamamış ve parayı verenin düdüğü çaldığı bugünkü STK gerçeği ortaya çıkmıştır. İstisnalar bu genel kaideyi bozmaz.
  • STK gerçeğinin görünen ve görünmeyen yüzlerini derinden anlamak, sorgulamak ve dönüştürmek, bütün toplumsal öznelerin görevi olmadıkça STK pandorası suskunluk ve ilgisizlik sarmalı ile örtülü kalacak ve açılamayacaktır.
  • Türkiye'nin STK fotoğrafına gönüllülerin baktığı yerden bakmak ve gördüklerini görmek önemsenmedikçe, STK oyununu anlamak imkânsız gibidir.
  • Küresel markaların, uluslararası kuruluşların ve arka planları doğru okunmamış fonların güdümünde ne şefkat, ne çocuk hakları, ne insan hakları, ne de sosyal sorumluluk projeleri yürütülebilir.
  • Sosyal dilencilikle "bir yerlerden" para sağlayarak ve acıma duygusuyla toplumun güç koşullardaki insanlarına yönelmek de gerçek gönüllülükle bağdaşmaz. En az bunun kadar hatalı olan bir başka tercih de, STK'ların toplum mühendisliği elbisesini giymek için adeta yarışmalarıdır.
  • Vatandaş, sivil devlet kuruluşu mantığıyla hareket eden STK'larla, gönüllülük bilinciyle kendi yolunu açan dernek ve vakıfları birbirinden ayıramadıkça, bu süreç tersine çevrilemez."

  • MUSTAFA RUHİ ŞİRİN
    Çocuk Vakfı Başkanı

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Avrupa lideri olarak Tony Blair
    TONY Blair başbakan olduktan sonra, hakkında ...
    Çetin ALTAN
    Türkçenin lezzetine varma sorunu
    Enver Paşa iktidarından bu yana, kendi kendim...
    Melih AŞIK
    Olimpos haracı!
    Hanım okurumuz tatilini Antalya Olimpos'taki ...
    Fikret BİLA
    Deklarasyonun kodları
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Londra'da zi...
    Hasan CEMAL
    Öymen'le derin CHP'li olmak!
    Altan Öymen, CHP'de İstanbul İl Başkanlığı'na...
    Güneri CIVAOĞLU
    Taze toprak sendromu
    PKK'nın Azrail gibi gezindiği dağ yolundayız....
    Abbas GÜÇLÜ
    Devlet mi, vakıf mı, özel mi?
    Yasal olarak bakıldığında, iki grup üniversit...
    Sami KOHEN
    Türkiye için bir fırsat...
    DÜNKÜ "Times" gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın ö...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Bir sevinç ve milyonlarca hüzün!
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Londra yolculu...
    Faik ÖZTRAK
    Yabancıların bono ve hisse senedine iştahı dinmiyor
    Mali Piyasalarda Gelişmeler adlı yayın Devlet...
    Hasan PULUR
    "Geç bunları anam babam"
    "SATIYORLAR"mış... "Ha babam, de babam satıyo...
    Derya SAZAK
    İntihar terörizmi
    Londra ve Mısır'daki intihar saldırıları ardı...
    Meral TAMER
    Yeni Dernekler Yasası ile STK'lar, yönetici transferi bile yapabilir!
    Karaciğerindeki 3 tümör bile vız geliyor. Sab...
    Ece TEMELKURAN
    33 mü? Yok artık!
    Sarsılıp toparlanmazsan, "Minareden at beni, ...
    Güngör URAS
    Sümerbank'ı 'gerçekten' bitirdiler
    Dün sabah Manisa'da kapısında "Sümerbank Bez ...
    M. Ali BİRAND
    Mayınlı bir sahada yürüyoruz...
    Tayyip Erdoğan'ın iki günlük Londra gezisinin...

    © 2005 Milliyet