Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Temmuz 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Mayınlı bir sahada yürüyoruz...


LONDRA.

Tayyip Erdoğan'ın iki günlük Londra gezisinin dış görüntüsü son derece rahattı. Başbakan, Dışişleri Bakanı Gül ve Başmüzakereci Babacan'ı da beraberinde getirmişti. Gidip dönerken uçakta uzun uzun görüşme olanağı bulduk. Kendilerinden emin, ne istediklerini bilen bir vücut dili kullandılar. Ancak, bu dış görünüşün altında yine de bir sinirlilik, bir kaygı da hissedilmiyor değildi.
Tüm ekip, 3 ekim günü başlaması planlanan Katılım Müzakerelerine kadar geçecek sürede, mayınlarla dolu bir sahadan geçmekte olunduğunun bilincindeydi. Hiç beklenmedik bir anda, hiç beklenmedik bir yerde patlayabilecek bir mayın, 3 ekim'i tehlikeye düşürebilecek. Bundan dolayı, gözle görülmeyen, ancak hissedilen bir gerginlik var. 3 ekim'e kadar günü gününe yaşanacak. Ağutos ayı Avrupa' nın tatile girdiği dönem. Eylül' den itibaren, mayınlar daha fazla ortaya çıkabilecek.
Bugün için, Başbakan ve en yakınları 3 ekim konusunda karamsar değiller. Hiçbir mayına çarpılmazsa, masaya oturabilineceğine inanıyorlar. Ancak, müzakerelere başlamayı da " çantada keklik" görmüyorlar.
Hükümetin ilk önceliği, 3 ekim gününü güvenceye almak ise, ikinci önceliği, müzakerelerin nasıl yapılacağı ile ilgili yönetmeliğin - ki buna müzakere çerçevesi adı veriliyor- üye ülkeler tarafından ağırlaştırılmadan, yani AB Komisyonundan çıktığı gibi onaylanması.
Eğer yol kazasına uğranılmadan ve müzakere çerçevesi ağırlaştırılmadan, 3 ekim tarihine ulaşılırsa, devreye üçüncü önceliği girecek.

YIL SONUNA KADAR 2-3 BÖLÜM BİTİRİLMELİ
Başbakan bizimle sohbetlerinde, müzakereler başlar başlamaz ve özellikle 2006 başına kadar, mutlaka 35 bölümlük müzakerenin 2-3 bölümünün bitirilmesi için büyük çaba harcanacağını sık sık tekrarladı.
Bunun önemli ve haklı bir gerekçesi var. Zira İngiltere'nin dönem başkanlığı 2005'in sonunda bitecek ve yerini Avusturya alacak. Avusturya ise, Türkiye'nin tam üyeliğine en sert tepki gösteren üyelerin başında geliyor. Ankara nın beklentisi, Avusturya'nın dönem başkanı olur olmaz, müzakereleri, şu veya bu şekilde gerekçeler bulup yavaşlatması. Türkiye, İngiltere'nin başkanlığında ilerleme sağladıktan sonra, olası bir yavaşlamaya girilmesini tercih ediyor.

KIBRIS' TA KENDİMİZİ GÜVENCEYE ALMAK...
Ankara'nın duyarlı olduğu diğer bir nokta da, Kıbrıs protokolü nedeniyle ilerde bir gol yememek. Sürekli şekilde, 1995'teki Gümrük Birliği anlaşması örnek gösteriliyor. Türkiye' nin , Çiller- Karayalçın döneminde, Gümrük Birliğine geçerken, yeterli ve etkili önlem almadığından dolayı, Kıbrıs'ın AB ile tam üyelik müzakerelerini engelleyemediği belirtiliyor.(Türkiye o dönemde de açıklama yapmış, ancak bu önlem yetersiz kalmıştı) Bundan dolayı, Ankara bu defa, hukuki pozisyonumuzu açıkça ortaya koyma konusunda son derece dikkatli.
Özetlemek gerekirse, Türkiye, 17 aralık 2004'te zor bir anlaşmaya varıldığını ve şimdi bu anlaşmada olumsuz bir değişiklik yapılması durumunda, altından kalkılamayacak bir ortam içine düşüleceğini tekrarlıyor.
Şunu da söylemeliyim, Kıbrıs veya müzakere çerçevesi tartışmaları herhangi bir kriz düzeyinde değil. Ancak, herkes serseri bir mayına basmaktan kaçındığı için, yoğurdu üflüyerek yiyor.

* * *

DİNCİ TERÖRE KARŞI NET TUTUM...
Londra'daki görüşmeler ve ardından yapılan basın açıklamalarında benim en çok dikkatimi çeken nokta, Başbakan Erdoğan' ın "dinci terör" konusunda son derece net bir tutum sergilemesiydi.
Muğlak konuşmadı. Çifte anlam taşıyan yaklaşımlar sergilemedi. Din adına teröre kesinlikle karşı olduğunu, özellikle intihar saldırılarının, İslam 'da günah sayıldığını söyledi.
İngilizler de bunları duymak istiyorlardı.
Memnun oldular.
Ancak Başbakan bu noktada da durmadı ve Uluslararası teröre karşı ortak işbirliğinin gereğine değindi. Senin- benim teröristim tartışmasının manasızlığına değindi.
Acaba AB çerçevesinde sıkı bir işbirliği gerçekleşebilir mi, bilemiyorum. Ancak terör olayları yaygınlaştıkça bu yöndeki baskılar da artıyor. Biz nasıl, PKK terörüne karşı Avrupa' nın desteğine muhtaç isek, Avrupa da Türkiye'nin desteğine muhtaç.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Avrupa lideri olarak Tony Blair
TONY Blair başbakan olduktan sonra, hakkında ...
Çetin ALTAN
Türkçenin lezzetine varma sorunu
Enver Paşa iktidarından bu yana, kendi kendim...
Melih AŞIK
Olimpos haracı!
Hanım okurumuz tatilini Antalya Olimpos'taki ...
Fikret BİLA
Deklarasyonun kodları
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Londra'da zi...
Hasan CEMAL
Öymen'le derin CHP'li olmak!
Altan Öymen, CHP'de İstanbul İl Başkanlığı'na...
Güneri CIVAOĞLU
Taze toprak sendromu
PKK'nın Azrail gibi gezindiği dağ yolundayız....
Abbas GÜÇLÜ
Devlet mi, vakıf mı, özel mi?
Yasal olarak bakıldığında, iki grup üniversit...
Sami KOHEN
Türkiye için bir fırsat...
DÜNKÜ "Times" gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın ö...
Mehmet Y. YILMAZ
Bir sevinç ve milyonlarca hüzün!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Londra yolculu...
Faik ÖZTRAK
Yabancıların bono ve hisse senedine iştahı dinmiyor
Mali Piyasalarda Gelişmeler adlı yayın Devlet...
Hasan PULUR
"Geç bunları anam babam"
"SATIYORLAR"mış... "Ha babam, de babam satıyo...
Derya SAZAK
İntihar terörizmi
Londra ve Mısır'daki intihar saldırıları ardı...
Meral TAMER
Yeni Dernekler Yasası ile STK'lar, yönetici transferi bile yapabilir!
Karaciğerindeki 3 tümör bile vız geliyor. Sab...
Ece TEMELKURAN
33 mü? Yok artık!
Sarsılıp toparlanmazsan, "Minareden at beni, ...
Güngör URAS
Sümerbank'ı 'gerçekten' bitirdiler
Dün sabah Manisa'da kapısında "Sümerbank Bez ...
M. Ali BİRAND
Mayınlı bir sahada yürüyoruz...
Tayyip Erdoğan'ın iki günlük Londra gezisinin...

© 2005 Milliyet