Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Temmuz 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İşte kısa adı 'HU' olan Hac ve Umre Platformu'nun harekât planı:
Kutsal ihramlı yürüyüş, karşıtı bıktırıcı kampanya

TÜRSAB'a karşı Hac ve Umre turizmi için kurulmaya çalışılan İNTÜRSAB tartışması büyüyor. Oluşumun önderi Dilipak'ın acentelere yazdığı metinde kutsal ihramlı yürüyüş ve AİHM'ye gitme gibi öneriler yapılıyor

Dilak Taş

Gazeteci ve yazar Abdurrahman Dilipak tarafından oluşturulan kısa adı HU olan Hac ve Umre Platformu'nun, hac turları düzenleyen Ahmet Ziya'nın sahip olduğu Harameyn Turizm aracılığıyla 15 seyahat acentasına gönderilen metninde izlenecek strateji anlatıldı.
Dilipak imzasını taşıyan metinde İnanç ve Teşebbüs Özgürlüğü tarafından yürütülen projenin iç ve dış lobi faaliyetleri belirleniyor. Üç yıllık çalışma programının ilk yılı tanıtım, panel ve ziyaretler şeklinde öngörülürken, ikinci yıl davalar ve hak ihlali iddialarının gündeme getirilmesi öneriliyor.

'AİHM'ye de gidelim'
2006 Şubat ve takip eden ayları için ise yasa ve yönetmeliklerin değiştirilmesi amacıyla imza kampanyası öneriliyor, "Konu AB, BM, İKÖ gündemine taşınabilir" denildikten sonra şu öneride bulunuluyor: "Mesela hacı ve umreciler için nisan ayında Ankara veya / veya İstanbul'da ihramlı kutsal yürüyüş yapılabilir."
Metinde hacı kelimesinin yönetmelikten çıkartılması istenirken, "Her şeyin özelleştirildiği bir zamanda dini bir ibadet olan haccın devletleştirilmesi söz konusu olamaz" deniliyor. 'İnanç ve teşebbüs hürriyetinin engellendiği' iddiasına yer veriliyor.
Şu anda sadece uçakla gidilen hac için demiryolu ve karayolunun da açılması talep ediliyor. Halen hacı adaylarını gönderebilmek için acentelerin yurtdışından da turist getiren bir faaliyet içinde bulunması gerekiyor. HU Projesi metninde turizm şirketlerinin haksızlığa uğradığı savunuluyor ve konunun yargıya taşınması hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gönderilmesi öneriliyor.

'40 acenteden destek'
Projenin içinde bulunan Harameyn Turizm'in sahibi Ahmet Ziya ise platformun kuruluşunun ana nedeninin TÜRSAB'ın kontenjan paylaşımı yaparken 'hacı götürmek için, yurtdışından da turist getiren bir acente olma zorunluluğu' istemesi olduğunu söyledi.
Ziya, amaçlarının kendileri gibi zor durumda kalan sayıları 300 civarındaki acentaya çözüm bulmak olduğunu kaydetti. 40'a yakın acentadan kendilerine destek geldiğini söyleyen Ziya, platformun Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından yanlış algılandığını belirterek Başaran Ulusoy'a "Ben bir hata yaptıysam özür dilerim' diye mesaj da geçtiğini kaydetti.
TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ise "Ben 1618 sayılı kanunla kurulmuş bir kurumun başkanıyım. Hükümetimizin aldığı kararları uygulamak durumundayım. Ben, bana Turizm ve Kültür Bakanlığı'ndan gelen yazıları uygularım. İtirazı olan varsa, bunun yolları vardır. Bizim genel kurulumuz vardır" dedi.
Ulusoy şöyle konuştu: "Hükümetin aldığı kararları AİHM'ye taşıyacak bir insana ben bir şey diyemem. Ticari bir olayı bu meseleye dökmesinler" diye konuştu.

'Sinir bozucu üslup'
Dilipak'ın acentelere gönderdiği metinde kampanyanın 'sinir bozucu' bir üslupla yürütülmesi isteniyor
  • "Kampanya karşıtları için yorucu, bıktırıcı, sinir bozucu, kamu vicdanında mahkum edilebilir ve dışlanmaya dönük bir üslupla ele alınacaktır."
  • "Sürekli olarak Suudi mukadderlerle cevap üretilmek suretiyle karşı kesimin savunma hatları kesilecek."


  • Dava hazırlığı
  • "Bu konuda AB İnsan Hakları Komisyonu, BM İnsan Hakları Komiserliği, diğer uluslararası insan hakları STK'ları, AGİT ülkeleri, İnsan Hakları Komisyon ve kurullarına gönderilecektir."
  • "Tüm faaliyetler bir aylık, 2005, 2006 ve 2007 için planlanmıştır. 2006 itibariyle AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) dosyaları oluşmaya başlayabilir."
  • "Hemen TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Meclis Başkanı ve Grup Başkan vekilleri ile Başbakan, Turizm Bakanı, Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı ile görüşme talebinde bulunulacaktır."
  • Diyanet İşleri'nden bir tepki gelmesi halinde 'Gölge etme başka ihsan eylemez' diye bir kampanya yürütülecek.
  • "Diyanetin laik bir devlet kurumu, sektör aktörü olarak kurumsal rekabetin bir aktörü olması hasebiyle konu tartışmaya açılacak. Ancak diyanetin hac ve umre kampanyası düzenlemesine karşı çıkılmayacak, hatta rekabette yer almasına destek verilecektir.





  • EKONOMİ
    Kutsal ihramlı yürüyüş, karşıtı bıktırıcı kampanya
    'Yüzde 8.6'sı bizim ama yönetime karışmıyoruz'
    Forbes: Güler Sabancı ve Hanzade Doğan'ı izleyin
    Bireysel emeklilikte kartopu gibi büyüme
    Zorlu, doğalgaz dağıtım ihalesinde üste para verdi
    Daimler'in başına bir 'Türkiyeli' daha
    Akbank'ın 6 aylık net kârı 778 milyon YTL oldu
    JTI, sigaraya yüzde 33'e varan zam yaptı
    'Ulusal markaları' satmak istemiyorlar
    Altı aylık dış açık 20 milyar doları aştı
    İstanbul Borsası'nın yeni rekoru 29.615
    Boyner'e 25 milyon dolarlık murabaha
    Bulgaristan'a votka ihraç etti






    Meral TAMER
    Medyada öne çıkan STK'ları gruplayalım
    Türkiye'de kaç sivil toplum kuruluşu olduğu t...
    Güngör URAS
    Sultanahmet yabancı turist dolu
    İstanbul'un Sultanahmet semtinde (Anadolu anl...
    Serpil YILMAZ
    Mısır teröre direniyor
    Mısır, 1992 yılından bu yana radikal İslami ö...
    Yaman TÖRÜNER
    Kabala öğretisinin simgesi 'ışık'tır
    "Kabala" son günlerin moda öğretisi. Bütün dü...


    © 2005 Milliyet