Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Temmuz 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rum paranoyası


Trabzonspor'a ön elemede Kıbrıs Rum Kesimi temsilcisi çıkınca medyamız başladı kriz senaryoları üretmeye.
Yok efendim Rum kesimine gidiş eziyet olacakmış, yok Larnaka'ya gidecek uçak bulunamıyormuş, Dışişleri devreye girecekmiş, falan filan.
Otuz yılı aşkın bir süredir Rumlar KKTC'yi, KKTC Rumları tanımaz.
Aynı süreçte çeşitli spor kafileleri uluslararası müsabakalar için karşılıklı olarak defalarca Rum kesimine gider, Türkiye'ye gelir...
Herhangi bir sorun yaşanmaması için alışılmışın ötesinde güvenlik önlemi alınır. Can sıkıcı kurallardan her iki taraf da rahatsız olur.
Lakin aksi durumda bu kez de "Vay efendim korumasız bırakıldık, açıkta kaldık" diye başlarız hayıflanmaya.
Türkiye'den giden ekipler Lefkoşe'den değil, Atina ya da Ada'ya yakın bir başka ülke üzerinden Rum kesimine giriş yapar.
Rum temsilcileri de doğrudan Türkiye'ye giremez. Onlar da genellikle Atina'ya geçer, oradan ülkemize gelir.
Yıllardır onların da bizim de değişmeyen kuralımız, rotamız budur...
Ama biz habercilik (!) adına bu sportif yolculuğu usanmadan bir eziyet tefrikasına çevirmeyi yeğleriz.
Alın işte... Yine günlerce yazıldı, çizildi, abartıldı.
Ada'da eşit statüyü kabul edemeyen beyinlerin, fanatiklerin ekmeğine yağ sürüldü. Tüm bunlar Bordo - Mavili futbolcuları etkilemedi mi?
Konsantrasyonunu, motivasyonunu bozmadı mı?
Kim hayır diyebilir buna, göz göre göre düştüğümüz tuzağa.
Yarın Anorthosis Trabzon'a gelecek. Zorlu bir rövanş oynanacak.
Artık benzer senaryoları tekrarlamak yerine, elimiz değdikçe KKTC'ye uygulanan spor ambargosunun kalkması için çaba göstersek, kalem oynatsak.
Çözüm önerilerine kafa yorsak, üçüncü sınıf provokatörlerin oyununa gelmesek...
Daha yararlı bir iş yapmış olmaz mıyız?

Fark nerede?

Can Çobanoğlu 7 yıldır sürdüğü görevinden törenle uğurlandı...
Federasyon, sözleşmesinin karşılıklı fesh edildiğini açıkladı. Hemen ardından da milli takım eski menajerine başkan Levent Bıçakcı'nın katıldığı törende teşekkür edildi, plaket verildi.
Son derece medeni bir davranıştı...
Ersun Yanal da bu milli takıma ve ülkeye hizmet etti. Üstelik dikenli bir fıçının içinde kımıldamaya fırsat bulamadan.
Ama ne bir Allah'ın kulu ona teşekkür etti, ne de yolcu etmeye gitti.
Mazur görsünler farkı anlayamadık...
Yoksa kurumsallaşma diye yutturduğunuz şey bu mudur?

Bu ne yaman çelişki..?

Sporda şiddeti önlemek için yasa çıkaran ender ülkelerden biriyiz.
Tribün eşkiyalarının, futbol militanlarının, sokak zorbalarının sayısız can yaktığı, günahsız bebelerin maganda kurşunlarına hedef olduğu bu memlekette, spor alanlarının temiz kalması için parlamentosunu devreye sokan belki de tek ülkeyiz...
Şikeyi, şiddeti araştırmak için komisyon kuran...
Maç, düğün, sünnet kutlamalarını savaş alanına çeviren de biziz...
Western filmlerini aratmayacak sahneleri yaratan, bunları televizyon başında gencecik beyinlere izlettiren de keza...
Teknoloji çağında hapşırsanız, dünyanın öteki köşesinden duyuluyor.
Bu kez de öyle oldu...
Hafta içinde iki milletvekilimiz bir düğünde aşka gelip silahlarına davrandı. Mermiler mısır gibi patladı. Yabancı haber ajansları bize has kutlamayı dünyaya duyurdu. Onlar ne düşündü bilmem ama, şükür bu serseri kurşunlar bir kazaya yol açmadı...
Bunların sporla ne ilgisi mi var..?
Aynı vekillerin geçen yasama döneminde "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine" dair yasayı çıkartmak için TBMM'de el kaldırdığını düşününce...
Sadece "Bu ne yaman çelişkidir?" diye sormaktan alıkoyamıyorum kendimi...

Özerten'in fendi danışmanı yendi

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ufuk Özerten'in göreve geldiği ilk günlerdi.
Özerten pek çok konuda görüşlerini açıklıyor, orijinal fikirleriyle dikkat çekiyordu.
Aynı günler, Federasyon Başkanı Levent Bıçakcı'nın herşeyi danıştığı, danışmadığı vakit danışmak zorunda bırakıldığı başdanışmanı Ahmet Güvener'in de pek çok şeye karıştığı dönemdi.
Maç öncesi eşgüdüm toplantısını zorunlu hale getiren ve hakemleri isyan ettiren başdanışmana, Ufuk Özerten karşı çıkıyordu.
Hakemin sabah otelden çıkıp stattaki toplantıya gitmesine, özellikle büyük kentlerde saatlerce yolda kalıp konsantrasyonunun bozulmasına izin vermeyeceğini söylüyordu. Dördüncü hakemin iştiraki yeterliydi.
Özerten haklıydı...
Gelgelelim kendisine herhangi birşey danışılmadığı vakit danışmanlığının anlamı olmadığını düşünen başdanışman allem etti, kallem etti eşgüdüm toplantısıyla ilgili statüye müdahale etti.
Statü önceki gün resmi gazetede yayınlandı. Eşgüdüm toplantısına maçın hakemi ile dördüncü hakeminin katılması zorunlu tutuldu.
MHK başkanı durur mu?
Özerten verdiği sözden dönmeyeceğini ve hakemin kesinlikle eşgüdüm toplantısına gitmeyeceğini söyledi bize.
"Bir teknik direktörü ya da takım kaptanını eşgüdüm toplantısı için zorunlu kılabilir misiniz? Buna hangi kulüp izin verir? Peki benim hakemimin suçu ne? Onun motivasyonu yok mu? Hakemimi eşgüdüm toplantısına göndermem. Dördüncü hakem yeterli. Böyle biline" dedi Özerten...
MHK başkanının tavrı çok açık ve net.
Özerten'e bir destek de Abant'taki seminerin açılışında Federasyon Başkanı Bıçakcı'dan gelince...
Bu kez herşeyi bilen başdanışmanın değil, Merkez Hakem Kurulu başkanının borusu öttü.
Ve hakemler de eşgüdüm eziyetinden kurtuldu...

cersen@milliyet.com.tr




SPOR
Kartal İzmir Marşı'yla: 1-1
'Ön'den buyrun!
Abant'ta kapışma
Ailton geliyor
Gerçek sınav
Mondi'den şok itiraf
Trabzon'da seferberlik
Phelps tarih yazdı
İkinci Etap Limoncello'nun
İstanbul öncesi son tur
Başkent'te TSYD heyecanı
Cumhuriyet Kupası başlıyor
Dev meşale yerleştirildi
M.United'da yine olay
Real Madrid'e izin çıkmadı
Ersen Martin imzayı attı
Rum paranoyası
Havuzda devrim (!)
Biraz sabır
At yarışları
Belçika'yı devirdik





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Cemal ERSEN
Rum paranoyası
Trabzonspor'a ön elemede Kıbrıs Rum Kesimi te...
Yavuz KOCAÖMER
Havuzda devrim (!)
Gençlik Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, Akde...
Bilal MEŞE
Biraz sabır
Kartal'ın son provası sakın Beşiktaşlı dostla...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet