Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Temmuz 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kıbrıs'ta durulacak çizgi


Türk tarafı Kıbrıs sorununun çözüme bağlanması konusunda İngiltere'nin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı'ndan umutluydu. Gerek Türkiye, gerek KKTC, Kıbrıs sorununun taraflarından biri olması ve Annan Planı'nın mutfağında da çalışması nedeniyle İngiltere'nin dönem başkanlığı süresi içinde, "nihai çözüm" yönünde açılımlar yapabileceği düşünülüyordu.
Ancak Rum lider Papadopulos'un katı tutumu Ankara ve Lefkoşa'da umudu azaltmış durumda. İngiltere, Rum yönetiminde hiçbir esneme göremediği için dönem başkanlığı içinde çözüme dönük yeni bir girişimde bulunamayabilir. Adanın Rum Kesimi'nde bu tür girişimlere uygun bir zemin olmadığı, hem Londra, hem Ankara tarafından saptanmış durumda.

Durum değişti
Türk Dışişleri, Kıbrıs konusunda bugün gelinen noktayı, "Pozisyonlar yer değiştirdi" biçiminde nitelendiriyor. Annan Planı'na KKTC'de 'evet', Rum Kesimi'nde 'hayır' çıkmasından sonra uluslararası alanda Türk ve Rum taraflarının pozisyonlarının değiştiğini vurgulayan Dışişleri uzmanları, artık çözüme yanaşmayan tarafın Rum Kesimi olduğunun bütün dünyaca anlaşıldığına vurgu yapıyorlar. Papadopulos'un katı tutumuyla, Batı dünyasında giderek izole edildiğini de belirten Dışişleri kaynaklarına göre, bu durum Türk tarafının durması gereken çizgiyi de belirlemiş oldu.

Yeni çizgi
Bu koşullarda Türk tarafının yeni çizgisini şöyle özetlemek mümkün:
Türkiye ve KKTC bundan sonra sadece nihai çözüme odaklanacak. Özellikle Birleşmiş Milletler tarafından yapılacak bu yöndeki girişimlere tam destek verecek. Ancak, böyle bir zemin doğmadıkça ve nihai çözüm görülmedikçe, Türk tarafından istenecek ödünleri kabul etmeyen Rum Kesimi kesin çözüme yanaşmadıkça KKTC'nin izolasyondan kurtulması ve dünyaya entegre olması için girişimlerini yoğunlaştıracak. Azerbaycan'ın attığı adımların diğer ülkelerce de gerçekleştirilmesi için diplomatik atak başlatılacak. Bu yönde Avrupa Birliği'nin verdiği sözleri tutması için sürekli baskı yapılacak. Bu çizgiden geriye düşülmeyecek.

Denktaş formülü
Türk tarafı bir yandan BM öncülüğünde nihai çözüm girişimlerini beklerken, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'ın formüle ettiği gibi, KKTC'nin sadece ekonomik açıdan değil, siyasi açıdan da dünyaya entegre olmasına özen gösterilecek. Serdar Denktaş, bu amaçla Türk tarafına sıcak bakan ülkelerle temaslarını yoğunlaştıracak.
Rum Kesimi'nin çözüme uzak tutumunu sürdürmesi halinde Türk tarafının sonsuza kadar bekleyemeyeceğini daha önce de birkaç kez vurgulayan KKTC yönetimi, Avrupa Birliği'nin Türk yönetimi ile temas kurmasını ve ayrı bir müzakere sürecine girmesini sağlamaya çalışacaktır.

Mutabakat
Türkiye ve KKTC'nin böyle bir süreci başlatabilmek için öncelikli hedefi KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Avrupalı liderler tarafından muhatap alınmasını sağlamak. Avrupa Birliği yönetimi veya tek tek Avrupa ülkelerinin KKTC Cumhurbaşkanı ile temas kuracakları zeminlerin yaratılması için girişimlerde bulunulacak.
Başbakan Erdoğan'ın Avrupa liderleriyle ikili temaslarında bu konuyu sürekli gündemde tutacağı da Dışişleri uzmanlarının dikkat çektiği bir husus.
Türkiye ve KKTC, önümüzdeki dönemde çabalarını bu çizgide yoğunlaştırma konusunda mutabakata varmış durumdalar.
Türkiye'nin hazırladığı deklarasyon da aynı çizgiyi çekiyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Merkeziyetçi, hiyerarşik, kuralcı...
ÜNİVERSİTE kavramını düşünürken bile eski 'de...
Çetin ALTAN
Paralı geçici çiftleşmeleri, turistik bir gelire çevirme...
Sabahın erken saatlerinde, tüm gazeteleri göz...
Melih AŞIK
Zor bir imza...
AKP iktidarı, AB ile 3 Ekim'de müzakere masas...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta durulacak çizgi
Türk tarafı Kıbrıs sorununun çözüme bağlanmas...
Hasan CEMAL
Silahlara veda!
Kuzey İrlanda'da İngiliz yönetimine karşı 36 ...
Can DÜNDAR
Terörü yansıtmamak çözüm mü?
Türk medyası, Kuşadası'ndaki bombalamayı, mes...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteye girmek daha da zor olacak
Üniversiteye girmek gelecek yıllarda bugünkün...
Semih İDİZ
IRA'nın son kararı ve PKK'nın çıkmazı
IRA'nın "silahlara veda" kararı, milliyetçi t...
Sami KOHEN
Terör yerine politika...
İNGİLTERE'de terörün yeni bir cephesinin açıl...
Mehmet Y. YILMAZ
Aşktan başka konu mu yok?
Geçen gün bir arkadaşımın evindeki sohbette, ...
Hasan PULUR
'Salla başını al maaşını...'
DEMOKRASİLERDE seçilmişlerle atanmışlar arası...
Derya SAZAK
Muşlu kızlar
Vali İbrahim Özçimen anlatıyor: "Muş'ta görev...
Meral TAMER
Medyada öne çıkan STK'ları gruplayalım
Türkiye'de kaç sivil toplum kuruluşu olduğu t...
Tamer HEPER
Sizlere yanlış şeyler söyleniyor
Bir zamanlar bir reklam vardı, bu reklamda ku...
Yaman TÖRÜNER
Kabala öğretisinin simgesi 'ışık'tır
"Kabala" son günlerin moda öğretisi. Bütün dü...
Güngör URAS
Sultanahmet yabancı turist dolu
İstanbul'un Sultanahmet semtinde (Anadolu anl...
Serpil YILMAZ
Mısır teröre direniyor
Mısır, 1992 yılından bu yana radikal İslami ö...
M. Ali BİRAND
Gelin size, Başbakanın yeni uçağını anlatayım
Eğer Başbakan sizi bir dış gezisine davet ede...

© 2005 Milliyet