Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Temmuz 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
IRA'nın son kararı ve PKK'nın çıkmazı


IRA'nın "silahlara veda" kararı, milliyetçi terörün modern çağdaki anlamsızlığını gösteriyor. Bunca yıl sürdürdüğü kanlı şiddet kampanyasına rağmen, IRA, İngiltere'ye bağlı olan Kuzey İrlanda'nın İrlanda Cumhuriyeti'ne ilhakı açısından hiçbir ilerleme sağlayamadı. İngiltere-İrlanda ilişkilerinin AB şemsiyesi altında gelişmesi, bu örgütün on yıllarca sürdürdüğü terör kampanyasının boşa çıkmasının en önemli nedenlerinden biri.
Terörü her zaman kınamış olsa da, geçmişte milliyetçi bakış açısına prim vermiş olan İrlanda, Londra ile ilişkilerinin gelişmesiyle, Kuzey İrlanda üzerinde hak iddia etmekten de vazgeçmiştir. İrlanda'nın bu "hakkı" zamanında anayasasına işlemiş olması, bundan vazgeçmiş olmasının önemini ortaya koyuyor.

Tartışılacak emsal
Öte yandan, IRA'nın bu kararı karşısında bir ihtiyat payı bırakmakta yarar var. Zira, Kuzey İrlanda'da "milliyetçi ülkülerine" sonuna kadar sadık olan kesimler hâlâ mevcut. Milliyetçi terörün hortlamayacağı bu nedenle kesin olarak söylenemez. Başarısız olacağı ise söylenebilir. IRA'nın kararı bunu gösteriyor.
Bu arada, IRA'nın bu kararını getiren süreci ilginç olduğu kadar önemli kılan unsurlar da var. Her şeyden önce bu süreç çok tartışılacak bir emsali ortaya atmış bulunuyor.
İngiltere, -"Barış ve huzur için şeytanla dahi görüşürüm" düşüncesiyle- bir terör örgütüyle resmen müzakere etmiştir. IRA'nın silahlara veda kararını açıklamasından hemen önce Londra'nın 9 kişiyi öldürmüş olan bir IRA teröristini serbest bırakması bunu gösteriyor.

Farklı bir paradigma
Dahası da var. Tony Blair'in, hem hafta içinde yaptığı basın toplantısı sırasında, hem de IRA'nın kararını duyurmasının ardından önceki gün yaptığı kısa açıklamasında söyledikleri, Avrupa açısından olmasa da bizim açımızdan çok farklı bir "paradigma"yı ortaya koyuyor. Üstelik Avrupa'ya karşı bazı argümanlarımızı zayıflatan bir paradigmayı.
Basın toplantısında, Londra'daki son terör saldırıları ile IRA terörü arasındaki farkın sorulması üzerine Blair, "Fark şuradan kaynaklanıyor. Siyasi idealleri açısından IRA'nın düşüncelerini paylaşan vatandaşlarımız var. Bunu göz ardı edemeyiz" dedi. Yani, bizdeki "sözde vatandaş" kavramına ters düşen bir yaklaşım sergiledi.

'Meşru mücadele'
Önceki günkü açıklamasındaysa Blair, IRA'nın bu kararı için 8 yıl çalıştıklarını, sonunda başarıya ulaştıkları için çok memnun olduklarını belirttikten sonra, "Bundan böyle terörün yerini politika alacaktır" dedi. Bu da İngiltere'nin IRA'ya dönük olarak yıllarca yaptığı "Terörü bırak, derdin neyse bunu siyasi düzlemde ifade et" çağrısıyla uyumlu ki, bu da bizdeki geçerli paradigmaya zıt düşüyor.
Tüm bunları daha da ilginç kılan ise şu: IRA, silahlara veda kararını açıklarken, geçmişte yürüttüğü terör kampanyasından pişmanlık duymadığını, bunun meşru bir mücadele olduğunu da belirtti.
Blair de önceki gün buna atıfta bulunarak, geçmiş konusunda IRA ile görüş ayrılıklarının sürdüğünü, ama bu aşamada geleceğe baktıklarını söyledi. Bu arada, IRA'nın örgüt olarak kendisini lağvedeceğini söylememiş olması da bir diğer ilginç unsur.

'Barış nihayet gelecekse...'
Bunların Kuzey İrlandalılar açısından kolay sindirilecek şeyler olmadığı kesin. Zira, 1970'lerden bu yana bölgede süren karşılıklı terör saldırılarında 3600 kişi öldü, on binlerce kişi yaralandı. Bunların birçoğu sakat kaldı. Nüfusu sadece 1.6 milyon olan Kuzey İrlanda açısından bunun anlamı ortada. Bu terör kampanyasından etkilenmemiş aile yok gibi.
Fakat, oğlu IRA tarafından öldürülen bir Protestan kadın, ile babası İngiltere yanlısı bir Protestan milis grubu tarafından öldürülen Katolik bir adamın önceki akşam BBC'deki tepkileri aynıydı.
"Silahlar susacak, başkaları ölmeyecek ve barış nihayet gelecekse, acımızı kalbimize gömer ve buna razı oluruz."
IRA'nın bu kararı elbetteki PKK'ya güttüğü kanlı terör kampanyasının bir sonuç getirmeyeceğini göstermesi açısından önemli. Ancak, Başbakan Blair'in özgüvenli yaklaşımı da barış ve huzur için bazen esnek davranmanın daha yararlı olduğunu ortaya koymuyor mu?

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Merkeziyetçi, hiyerarşik, kuralcı...
ÜNİVERSİTE kavramını düşünürken bile eski 'de...
Çetin ALTAN
Paralı geçici çiftleşmeleri, turistik bir gelire çevirme...
Sabahın erken saatlerinde, tüm gazeteleri göz...
Melih AŞIK
Zor bir imza...
AKP iktidarı, AB ile 3 Ekim'de müzakere masas...
Fikret BİLA
Kıbrıs'ta durulacak çizgi
Türk tarafı Kıbrıs sorununun çözüme bağlanmas...
Hasan CEMAL
Silahlara veda!
Kuzey İrlanda'da İngiliz yönetimine karşı 36 ...
Can DÜNDAR
Terörü yansıtmamak çözüm mü?
Türk medyası, Kuşadası'ndaki bombalamayı, mes...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteye girmek daha da zor olacak
Üniversiteye girmek gelecek yıllarda bugünkün...
Semih İDİZ
IRA'nın son kararı ve PKK'nın çıkmazı
IRA'nın "silahlara veda" kararı, milliyetçi t...
Sami KOHEN
Terör yerine politika...
İNGİLTERE'de terörün yeni bir cephesinin açıl...
Mehmet Y. YILMAZ
Aşktan başka konu mu yok?
Geçen gün bir arkadaşımın evindeki sohbette, ...
Hasan PULUR
'Salla başını al maaşını...'
DEMOKRASİLERDE seçilmişlerle atanmışlar arası...
Derya SAZAK
Muşlu kızlar
Vali İbrahim Özçimen anlatıyor: "Muş'ta görev...
Meral TAMER
Medyada öne çıkan STK'ları gruplayalım
Türkiye'de kaç sivil toplum kuruluşu olduğu t...
Tamer HEPER
Sizlere yanlış şeyler söyleniyor
Bir zamanlar bir reklam vardı, bu reklamda ku...
Yaman TÖRÜNER
Kabala öğretisinin simgesi 'ışık'tır
"Kabala" son günlerin moda öğretisi. Bütün dü...
Güngör URAS
Sultanahmet yabancı turist dolu
İstanbul'un Sultanahmet semtinde (Anadolu anl...
Serpil YILMAZ
Mısır teröre direniyor
Mısır, 1992 yılından bu yana radikal İslami ö...
M. Ali BİRAND
Gelin size, Başbakanın yeni uçağını anlatayım
Eğer Başbakan sizi bir dış gezisine davet ede...

© 2005 Milliyet