|
 |
|
|
Ne olacak bu Amerika'nın hali?
tubakyol@yahoo.com
Amerikalılar, bizim toprakların asırlık geyiğini keşfetti. George W. Bush'u dinleyip, "Ne olacak bu memleketin hali?" diye içlenip, tekilayı dipliyorlar
Asrın Geyiği diye de yarışma mı yapılır! Hem de sınırlı seçenekle... Aşk mı, para mı? Böyle bir yarışma yapılıyor. Üstelik de "para" açık ara önde gidiyormuş.
Türk gençliği parayı, aşka tercih ediyor, öyle mi?
Ne olacak bu gençliğin hali?
Nereye gidiyor bu gençlik?
Hoop!
Türk gençliği aşk mı, para mı; Ibiza tatili ile para ödülü arasında parmaklarını çalıştırırken, bu esnada Amerikan gençliği de Türkiye'deki asıl "asrın geyiği"ni keşfetmesin mi? Etsin. Etmiş.
İçki masasında memleket kurtarmanın Amerikancası
Amerikalı gençler sevgili başkanları televizyondan halka hitap edeceği zaman, bir evde toplanıp ekranın karşısına konuşlanıyorlarmış.
Ortada da bir tekila şişesi.
Başkan Bush her "God / Tanrı" dediğinde, haydi bakalım, "tequila shot".
Bush "Tanrı'ya sığındık..." diyor, çocuklar tekila yuvarlıyor.
Bush "Tanrı der ki..." diyor, çocuklar "Bush 'Tanrı' dedi" diye tekilayı dipliyor.
Bush'un bir sürü kez "Tanrı" diyeceği muhakkak, dolayısıyla bol bol içme garantisi var.
Hem de ne zaman "Tanrı" diyeceği belirsiz, dolayısıyla sürprizlere hazırlıklı olmalı.
Eh bu esnada, asıl amaç içmek bile olsa, tüm konuşmayı dikkatle dinleyip politik birkaç kelam öğrenmek de cabası.
İçki masasında memleket kurtarmanın Amerikancası:
"İşte bizi bu 'idiot' yönetiyor. Ne olacak bu memleketin hali? Haydi o zaman, tequila shot!"
* * *
Aşk mı, para mı?
Asrın geyiği, hem de tüm dünyada: "Ne olacak bu memleketin hali?"
manik depresif köşe
Fıkra şöyleydi. İki Amerikalıya rakı vermişler, Amerikalılar "Ne olacak bu Türkiye'nin hali" diye sohbete başlamış.
Şimdi biz de tekila içsek, "Ne olacak bu Amerika'nın hali?" diye mi takılacağız? "Ne olacak bu dünyanın hali?"nde, anlaşalım.
Manik miyim, depresif miyim,
çok mu geyiğim; ne bileyim!
Sarhoş olma, zengin ol. Her seferinde kenara 1 milyon koy
İlle de "para" diyorsanız, tekila fondiplemek yerine kenara para koyarak da oynayabilirsiniz aynı oyunu.
Şöyle bi'şi:
Tayyip Erdoğan her "Allah'ın izniyle" dediğinde kenara 1 milyon TL koyun. Mevzu eğitim sistemi falan ise her "yavrularımız" dediğinde ve eğer dış politika ise görüşmüş olduğu kişiye her "dostum" deyip ön adıyla hitap ettiğinde 1 milyon lira daha...
Abdullah Gül her "doğrusu" dediğinde -"doğrusu geldim, doğrusu gittim, doğrusu zırt, doğrusu pırt"- yine 1 milyon atın kenara.
Cumharbaşkanı "yeniden görüşülmek üzere" bir yasayı meclise geri gönderdiğinde 1 milyon daha... Ve meclis yasayı hiç değiştirmeden cumhurbaşkanına gönderdiğinde 1 milyon daha...
Atilla Koç her uyuduğunda... Kürşat Tüzmen'i her mayoyla görüşünüzde -yüzmek için olsun, rafting için olsun, mayolu maceralara hayır demiyor kendisi hiç- 1 milyon daha...
CHP'deki her "hizip" tartımasında, yine 1 milyon...
"Ne olacak bu memleketin hali" ile, bir de bakmışsınız, zengin oluvermişsiniz.
Yok mu bunun bir normali? Sting'in "Roxanne"i...
Bu "içme oyunu"nun aslı şarkılı-türkülü bir hadise esasında. Maksat, bir vesilenin gazıyla maksimum tekila tüketip, hızla sarhoş olmak.
Mesela 90'ların hitlerinden MC Hammer'ın "Pray"ini dinlerken, MC Hammer şarkıda her "pray" dediğinde, diple tekilayı. Ki bu şarkıda gak pray, guk pray; 100 küsur kez "pray" deniyor. Daha ne olsun?
"Olmasın o kadar" diyorsanız, "Küstüm"de de 40 kez küsüyor Latif Doğan. Üşenmedim, saydım ben.
Ki 40 da hayli fazla.
Yok mu bunun bir normali? Var. Türkiye'de de, Amerika'da da şarkılı içme oyununun gözdesi Sting'in "Roxanne"i. Sting 6 kez "Roxanne" diyor, makul aralıklarla... Tek bir şarkı, altı tekila, şarkı bittiğinde de... Gümmm!
Hangisini seçersiniz; kızı mı, arabayı mı?
"Para"ya oy verenlerden biri "Aşk zayıflıktır, para ise güç" demiş. Bir diğeri "Parasız adama kim bakar, önce para sonra aşk" diye açıklamış durumu.
"Mutluluğa giden her yol paradan geçer" diyen var, "Parasızlık girince kapıdan, aşk çıkar bacadan" diyen var, "Kafede hesabı 'Biz aşığız' deyip mi ödeyeceğiz?" diyen bile var.
Şimdi şö'le "Kafede ne işin var, samanlık ne'ne yetmiyor" tadında, hisli bir yazı yazmanın vaktidir "aşk geyiği" kontenjanından.
Aşk, paranın ipleriyle oynatılan bir kukla değildir. Aşk, bir labirentin parayla döşenmiş yolları takip edilerek varılacak bir kalıp peynir değildir.
Aşk var ya, aşk...
Vardır ya da belki "yalan dostum aşk diye bir şey yok"tur...
Ama ille de para ve aşk şıkları arasından en geyik seçilecekse... Ne bileyim, "aşk" hali değilse de, aşk geyiği daha geyik değil midir?
Asrın Geyiği'nden esinle internette (www.forumtr.com) yürüyen bir ankette de "Hangisini seçersiniz?" diye soruluyor.
A) Rx7 ve B) Monica Bellucci.
Para bir yana, aşk diğer yana, içki masasında memleket kurtarmayı bile geçiniz... Asrın geyiği internetteki forumlarda!
|
|
|

|