Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 31 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Algılanan gerçektir...

Satır Arası / Deniz Sipahi

Ne söylediğiniz kadar nasıl algılandığınız da önemlidir. Çoğumuz zaman zaman düşündüklerimizi tam aktaramadığımızı, başlangıçta taşıdığımız heyecanı sonlara doğru kaybettiğimizi hissederiz. Eğer fikirler beynimizde kalıyor, karşı tarafa geçmiyorsa sonuç almanız mümkün müdür?
Yıllardır yakın çevreme, ulaşabildiğim insanlara ve köşe yazılarımda algılamanın iyi yönetilmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.
İletişimi aslında bir cümleyle özetlemek mümkündür. "Algılanan gerçektir; çünkü insanlar onlara inanırlar."
Ben; algılamanın yönetilebilecek olduğunu düşünüyorum. Aksi bir durumda da yıllarca verdiğiniz emeğin boşa gitmiş olduğunu göreceksiniz.
Bu konuda yabancı kaynaklı pek çok eser var. Ama Türkiye'nin iletişim tarihini anlatan çok az incelemeye rastlarsınız.
Bu hafta size işte öyle bir kitap tavsiye ediyorum.
Ali Saydam'ın Rota Yayınları'ndan çıkan Algılama Yönetimi'ni alıp okuyun. Saydam, gazetecilikten kurduğu şirkete olan süreci kendine özgü üslubuyla çok güzel anlatmış. Yaptıkları bazı kampanyalardan da örnekler vererek şirketlerimizin nereden nereye geldiğini ortaya koyuyor.
* * *

Saydam diyor ki:
"Ne yaptığınız değil, nasıl algılandığınız önemlidir. Bu bakımdan diğer kurumsal süreçlere ayırdığınız insan, zaman ve finans kaynakları gibi bu alana da kaynak ayırmak zorundasınız. Geçmişte bırakın kaynak ayırmak konusundaki kararlılık ve dikkati; CEO'ların iç ve dış toplantılarında iletişimin önemini titizlikle vurgulamalarını sağlamak için bile akla karayı seçerdik. Çünkü üst yönetim, iletişim çalışmalarının yararını bizzat görmüyor, kararlı bir şekilde stratejik iletişim planlamasının arkasında durmuyor ve alt kadrolara uygulatamıyorsa, ağzınızla kuş tutsanız, o kuruluşun sizinle birlikte hareket etmesi gereken kadrolarının yapılan işi ciddiye almaları asla mümkün olmazdı.
Ama görünen o ki, markanın gücü anlaşıldıkça, en başta o markaya yıllarca yatırım yapmış kişi ve kurumlar, özellikle kurumlarına kendi adlarını vermiş olan aileler ve en nihayet halka açılma süreci içinde kurumlarını ve şahsi itibarlarını kalıcı bir şekilde koruma ve geliştirme zorunluluğu hisseden CEO'lar, iletişimi tıpkı üretim süreçleri, finansal ya da yapısal süreçler gibi temel bir kurumsal süreç olarak ele alıp yönetmeye başladılar."
* * *

Bütün olumlu gelişmelere rağmen ben hala iletişimin kurumlarımız tarafından tam anlaşılabildiğinden emin değilim.
Çünkü iletişim stratejilerinin hala şirketlerimizin icra kurullarında konuşulduğunu zannetmiyorum. Oysa kurumsal iletişim en az mali tablolar kadar önemlidir. Hatta yapılan iletişim kazaları direkt karlılığı da, bir şirketin geleceğini de etkileyebilmektedir.
Harish Bijoor'un algılamaya getirdiği yorum şöyle:
"Marka aklın eseridir. Markanın kişiliğini ve gelişimini algılar yönlendirir. Esasında marka yönetimi, algıların yönetimi demektir. 80'lerde ürün yönetimi vardı. 90'lı yıllarda yerini marka yönetimine bıraktı. 2000'lerin başında da yapılan işe tekrar bir isim verildi. Algılama yönetimi. Markanın kendisi aslında bir algılamadır. Marka değeri ise daha da büyük (soyut) bir algılamadır. Marka ile ilgili her şey (vaadi, kalite standartlarını, marka değerini) bir algılamadır."
* * *

Bu konuyu işlemeye devam edelim.
Son söz olarak da şunu söyleyelim.
İletişimi bir çalışan ve kesilen haberler olarak algılayanlar yanılıyorlar. Çünkü farklı olduğunu ortaya koyamayan ve anlatamayanlar yok olup gidecekler.



dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Algılanan gerçektir...
Yaz komşuluğu
Manisaspor hazır değil





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Fatih Tanfer

© 2005 Milliyet