Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 31 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaz komşuluğu

Bizim Köşe / İsmail Sivri

Gömeç-Burhaniye arasındaki Ar-Tur sitesindeki yazlık evin önünde arabadan inerken, geldiğimizi gören komşular, birbiri peşi sıra bağırıştılar:
- Hoş geldiniz... Hoş geldiniz...
Bu candan bağırışlar içinde, bir iki komşu koşup, eşyalarımızı eve taşımakta bize yardımcı oldular, ardından da:
- Bir şeye ihtiyacınız olursa haber verin, dediler.
Kapımızı açıp içeriye girdiğimde, komşuların coşkulu karşılamalarından olacak, uzun bir kış gelemediğimiz ve gelmekte geciktiğimiz yazlık evimiz de, sanki bize şöyle der gibiydi:
- Nerelerdeydiniz, sizleri özledik.
Bavul ve sepetlerimizi açarken, kapımız çalındı. Bir komşu hanım, iki şişe soğuk su getirmişti. Çok geçmeden de, başka bir komşudan demli çaylarımız geldi. Çayımızı yudumlarken, bir başka komşu gelerek:
- Akşama yemeğe bekleriz, dedi.
Eşim teşekkür etti:
- Bu akşam çok yorgunuz, başka bir akşam geliriz.
* * *

Sonra, bahçeye çıktım. Ağaçlara, çiçeklere, otlara baktım. Otlar, çiçekler ve ağaçlar da bana bakar gibiydiler. Ağaçlardaki şeftali, erik ve kayısılar bizleri bekliyordu.
Kayısı ağacından, bir kayısı koparırken, çevredeki sincapların, her yıl gibi bu yılda ağacımızı sık sık ziyaret ettiklerini anladım.
Otlarla kaplanmış bahçede çok iş olduğunu düşünürken, bir komşunun küçük köpeği gelerek, ayaklarıma sürtünüp sevgisini göstermeye çalıştı.
Akşama doğru, yanımızdaki komşunun Tekir adlı kedisi bize konuk oldu.
Belki, bu gece de, sık sık üstümüzdeki yola inen tilkilerden birini görür, sabah da, bizim bahçedeki yaşlı kaplumbağa ile karşılaşırdım.
* * *

Yukarıda yazdıklarımı, sakın bir hayal ürün sanmayın. 1980'li yıllarda hep böyle karşılanır, böyle karşılardık. Bu coşkulu buluşmalar, yıllar yılı sürüp gitmişti.
Son yıllarda, bu coşku, her geçen yazla biraz daha azalır oldu. Çünkü pek çok yaşlı komşumuzu yitirmiştik. Gençler de gelmez olmuşlardı. Yine de yazlıklarda komşuluklar sımsıcaktı.
Yine de yazlıklarda komşuluğun güzelliğini anlıyor, tadını çıkartıyorduk. Gerçek huzur ve rahatı, çokluk yazlıklarda ve yazlık komşularımızla buluyorduk.
Buralara, bizi çeken yalnızca dinlenmek, denize girmek değil, sevgili komşularımıza duyduğumuz özlemdi.
* * *

Çünkü, büyük kentlerin hızlı yaşamı içinde, beton bloklarla kaplı apartmanlarda, komşuluğun güzelliğini yitirir gibi olmuştuk.
Apartman komşularımızla, asansörlerde, her karşılaşmamızda birbirimizle, bir iki laf edebiliyorduk.
Bayramlar dışında, ne onlar bizlere ne bizler onlara gidebiliyorduk. Ancak, bir iki komşuyla görüşebiliyorduk.
Büyük kentlerdeki akrabalarımızı bile, artık pek aramaz olmuştuk.
Bazı bayramlarda, ne onlar geliyor, ne de biz gidebiliyorduk. Bayramlaşmayı telefonlarla yapıyorduk.
* * *

Çocukluğumuzda, komşularımız akrabalarımız gibiydiler. Her işimizi onlar görür, onlarla konuşur, onlarla birlikte yaşardık. Sevinç ve acılarımızı onlarla paylaşırdık.
Çocukluğumu ve eski komşularımızı çok özledim.



ege@milliyet.com.tr



EGE
Emeklilik hakkında her şey
Algılanan gerçektir...
Yaz komşuluğu
Manisaspor hazır değil





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Fatih Tanfer

© 2005 Milliyet