Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 31 Temmuz 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yanlış kopyalama = Unutkanlık

yural@milliyet.com.tr

Dünkü köşe yazımda ek bellek görevi gören post-it'lerden söz etmiştim. Çünkü bellek insan yaşamının en vazgeçilmez parçası-dır ve bütün uzuvlarımızın sağlıklı çalışması, ancak belleğin varlığıyla önem kazanır.
Bir an için belleğimizin olmadığını düşünürsek, bitkiden farksız bir varlığa döneriz. Sağlıklı bir bedenin üzerinde duran; boş, bilgiler yüklenmemiş bir bellek kişiye kimlik de kazandıramaz. Daha açık olarak şöyle söylersek, bir an için nerede yaşadığını, nerede çalıştığını, giysilerinin nerede olduğunu, evinin anahtarının nerede bulunduğunu, hatta adını bilmeyen bir kişi, bunu sözcüklerle de dile getirip anlatamaz.
İnsanları varlıklı kılan, ona yaşam içinde nitelik, kişilik kazandıran şey beynidir ve beynine yaşamın içinde yüklemiş olduğu bilgilerdir. Bu bilgiler sözcüklerden, notalardan, sayılardan, görsellerden beslenerek kendine bir kimlik oluşturur. Bu da beyindeki sistemli çalışan süper bir bilgisayarla sağlanır.
Bilimadamlarına göre bu, sayıları on milyara ulaşan bellek hücreleriyle gerçekleşir. Bunlar bir araya gelerek aralarında bir bellek bankası oluştururlar; bireyin kendisi ve çevresiyle ilgili bilgilerini istekler doğrultusunda, kişiye ulaştırırlar.
Bilimadamları bellek hücrelerinin her gün, hemen hemen otuz bine yakınının öldüğünü; on milyara yakın bellek hücresinin beynin dosyalama sistemini oluşturduğunu, bunların şifrelenerek etkiler, hayaller ve geçmişin canlı kıvılcımları biçiminde depolandığını söylüyorlar.
Yapılan bir araştırmada şöyle bir sonuç elde edilmiş: Normal bir beyin, bir roman kitabının, örneğin bir Harry Potter cildinin kalınlığında birkaç milyon cildi içerisinde taşıyabilecek kapasiteye sahipmiş. Bellek hücrelerinin dışında bir de bellek zerrecikleri varmış. Bunlar bir ay süreyle yalnızca beyin dokularımız arasında akan, yüzen son derece şaşırtıcı protein damlacıklarıymış. Bellek zerreciklerinin her bir damlasının da bir aylık ömrü varmış. Bu zerreciklerin de, öldükten hemen sonra yenilenmeleri gerekiyormuş. Bir damlanın bizim için sakladığı bir tek anı, eğer toptan yok olmazsa yüzlerce kez yeniden kopyalanmaktaymış.
Yetmiş yıllık bir yaşam içinde, bir bellek zerreciğinin insan beyninde en az sekiz yüz kez yeniden kopyalandığı saptanmış. Eğer bu zerrecikler yenilenmezlerse biz her şeyi sürekli olarak unutmaya başlıyormuşuz. Herhangi bir nedenle bu anı bilgileri yanlış kopyalanırsa, bu kez de anıyı yanlış olarak anımsıyormuşuz. Sonuçta, çok eskiden olmuş bazı şeyleri unutmamız, bellek zerreciklerindeki bu bilgilerin silinmesiyle ortaya çıkıyormuş.
Belleğimiz bizim düşündüğümüzden çok daha dolu, çok daha yaşlı ve eski. Yapılan bir deney, belli ölçüde elektrik akımı verilerek beyin hücrelerinin yapay olarak harekete geçmesini sağlıyormuş. İnsanlar uzun zamandır hatırlayamadıkları şeyleri bu yolla hatırlıyorlarmış. Bu deneyin yapıldığı bir kadın, yıllar önce gittiği bir konserde dinlediği bütün parçaları tek tek hatırlamış. Ama elektrik akımı kesilince müzik de kafasında ve kulaklarında durmaktaymış. Eğer şimdi sizlere, "Nerede kalmıştım?" diye bir soru sorarsam, bu bilgileri taşıyan beyin zerreciklerimin ihanet edip, beni terk ettikleri anlamını çıkarabilirsiniz.
Adınızı yanlış söylüyorsam, görsel belleğimle sözcük kayıtları arasında bir yanlış koyalama var demektir...



PAZAR
"Üniversite kâr peşinde koşmaz, kârımız yetiştirdiğimiz gençler"
"Kimse 'Biz Türkiye'yi istemiyoruz' diyemeyecek"
Pist hazır, kulak tıkaçlarınızı ve güneş kreminizi unutmayın
Boyumuz uzadı ama hızla şişmanlıyoruz
Birbirleriyle çiftleştirildikleri için soyları hızla tükeniyor
"Keman benim bir parçam"
"Dünya pizza şampiyonu"ndan yeşil elmalı, limonlu pizzalar
Rock'istan'da yalınayak
Okulu olmayan müzisyenden dersler
Poyrazköy ve Anadolu Kavağı'nda bir gün
Usus modernus pandectarum
Trevanian ile siber buluşma
Bodrum Marina cıvıl cıvıl
Sümerbank'a saygı duruşu
Doğru beslen, spor yap!
"Krem peyniri oyarak yemeyen 'birini' istiyorum"
Nazara inanır mısınız?
Yanlış kopyalama = Unutkanlık
Yeni Zelanda'dan şarap geldi





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
ALİ RIZA KARDÜZ
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet