Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Ağustos 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Liquirizia'nın tadı

donatellapiatti@hotmail.com
Otlara ve köklere meraklı arkadaşıma, tadına bakması için siyah bir çubuk uzattım. Dediğimi yapmamak için benimle epey didiştiyse de sonunda onu ikna ettim. "Korkunç ama ne olduğunu anladım" dedi


Şunun tadına baksana."
"Nedir ki o?"
"Hadi... Tadına bak... Güzel bir şey!"
Şüpheyle avcumda uzattığım siyah çubuğa bakıyor.
"Nedir bu Donatella?"
"Tadına bak diyorum işte... Biraz acı biraz tatlı bir çeşit şeker... Bebekler dahil tüm İtalyanlar bayılır buna."
"Eminim ama ne olduğunu söylemezsen yemem!"
"Türkçesi nedir bilmiyorum ki! O yüzden sana tadına bak diyorum zaten. Sokağın sonundaki aktara götürdüm, Latince ismini bile söyledim; glycyrrhiza glabra... Bakma bana öyle aptal aptal, kutusunun üstünde yazıyordu Latince adı! Götürüp denettim ama ağzına aldığı gibi tükürdü, ne olduğunu söyleyemedi bana... Otlar, kökler hoşuna gider senin... Belki biliyorsundur ne olduğunu!"

"Dişlerini siyaha boyasa bile asla vazgeçemeyeceksin"
"Dişlerini siyaha boyuyor ama hoşuna giderse vazgeçemezsin." "Ne? Ağzına alır almaz tükürdüğü şeyi mi yedirmeye çalışıyorsun bana?
"Allahım, ne sinirsin! Hiç mi güvenmiyorsun bana? Bak yiyorum işte... Mmmm ne kadar değişik bir lezzeti var. Ağzının içiyle dişlerini bir süre inanılmaz biçimde siyaha boyuyor ama inan bana, eğer hoşuna giderse bir daha vazgeçemezsin."
"Boşver canım... Sana inanıyorum ama eksik olsun... Hem niye sen memnun olasın diye bütün ağzımı dilimi siyaha boyayacakmışım?"
"Çünkü eğlenceli, hem çok da faydalı bir şey! Ninem boğaz ağrısında mucizeler yarattığını söylerdi, öksürüğe karşı da çok faydalıymış. Şarkıcılar seslerini güzelleştirmek için yerler bunu, çayı da karın ağrılarına iyi gelir ama yüksek tansiyonu olanların dikkatli olması gerekir. Nitekim ninem, dedeme bunu çiğnemesini yasaklamıştı, gizli gizli yerdi adam!"
Ben onu meraklandırmaya çalışarak mmmmmlarken deliye bakar gibi bakıyordu bana.
"Mmmmmmm bu liquirizia da ne kadar da lezzetli!"
"Delisin sen... Baksana, bırak şu locrizianı da..."
"Liquirizia!"
"Neyse işte... Çok sıcak bugün, serin bir şeylerin var mı?"
"Evet, bunun köküyle bir kokteyl hazırlayabilirim sana, çünkü sonunda bir kök bu da biliyorsun. Rehaveti kesip serinlettiğini söylüyorlar."
"Aaa delirdin iyice! İtalya'da bir aydan fazla kalmak iyi gelmiyor sana. Bırak şunu yemeyi, bütün ağzın simsiyah oldu! Rahatsız ediyorsun... Gidiyorum ben!"
"Ne diyorum biliyor musun? Hakikaten canımı sıkıyorsun! Senden bir şey rica ediyorum; tadına bak ve ne olduğunu söyle işte! Sonra da etrafta dolanıp onun sapını, bunun kökünü severim diyorsun!"
"Tamam, ver şunu bana... Hoşuma gitmezse tükürürüm ama... Bir de peçete ver... Arkadaşım için yaptıklarıma bak!"
"Tamam, al... Ama ağzında biraz tutman lazım, yoksa bir şey anlamazsın."
"Ya sabır... Ver hadi."
Gülerek ağzına bir çubuk tıkıp keyifle izliyorum; yüzünü buruşturup gözlerini döndürmeye başlıyor... Böyle bir fotoğrafını çekmek isterdim ama döver beni, eminim.
Yüzünden, ağzındaki tadı çok beğenmediği anlaşılsada gülerek ağzından çıkarttığı sapı uzattığım peçetenin içinde bana iade ediyor...
"Korkunç! Ama ne olduğunu anladım galiba. Meyankökü bence..."
"Meyankökü... Tadından mı anladın?"
"Hayır, ben hiç meyankökü yemedim ama taptığın tanımdan hatırladım; babam bu kökü laboratuvarında kullanırdı. Eveeeeet, seni de memnun ettiğime göre bana serin bir şeyler veriyor musun artık?"
Esra, sağ olsun, sonra bana Şanlıurfa'da halkın "biyan balı" dediği şerbetin, meyankökünden yapılan bir içecek olduğunu anlattı. Hekimlik ve eczacılıkta kullanılan bu bitkinin kök ve gövdesinin tokmakla ezilip suda bekletilmesiyle elde edilen içecek, Şanlıurfa'nın sıcak yaz günlerinde yüzyıllardan beri aranılan, çok lezzetli, ucuz, ideal bir serinleticiymiş. Günümüzde yerini gazoz ve kolalı içeceklere bırakmış gibi gözükse de "biyan balı"nın kadrini bilenlerin ondan vazgeçmesi mümkün değilmiş! n



Meyankökü kokteyli
Malzemesi: Birkaç meyankökü (kök olarak), birkaç yaprak nane, bir dilim limon, bir ufak bardak votka.
Hazırlanışı: Kökleri, nane yaprakları ve limonla 5 dakika kadar kaynatın. Ateşten aldıktan sonra ağzını kapatın, 15 dakika sonra süzün (eğer tadı acı gelirse biraz şeker de ilave edebilirsiniz). Soğuyunca uzun bardaklara dökün, parçalanmış buz ve biraz da votka ekleyip karıştırdıktan sonra, içine süs amaçlı birkaç nane yaprağı daha atın. Lezzetiyle sizi serinletecektir!

CUMARTESİ
"Eski şarkılara yeni modeller"
"Kaçak" için son iki gün
Alternatif tatil peşindekiler tarım turizmine katılıyor
İstanbul'un heykel bahçesi
Heykeli dikilen çocuklar
Şallar yaz giysilerine renk katıyor





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL

© 2005 Milliyet