Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Ağustos 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Kırmızı halı' polemiği

EKONOMİ KULİSİ / Reşat Yörük

Şimdi size hazine avcılarının üslubuna benzer bir tarif yapacağım: Hilton'un ana kapısından çıkıp burnunuzun doğrultusunda (yol ortasındaki demirleri yok farzediyorum) topu topu 20 adım atın. (Tabii önce caddeden geçen arabalara bakın ki, ezilmeyesiniz.) Karşı kaldırıma vardığınızda tam 90 derece sola dönüp 5 adım daha atın ve (sıkıysa) orada birkaç saniye bekleyin.
Yıllardır metruk halde duran ve her geçişimizde "Acaba kimin üstüne yıkılacak?" diye yüreğimizi güp güp attıran "hayalet binanın" o kesif idrar kokusu, sanırım akciğerlerinizin en küçük hücresine kadar işleyecektir. Hani utanmasalar, koca Hilton'un karşısındaki duvarlara büyük harflerle yazacaklar: "Buraya işeyen eşektir" diye.
Sözünü ettiğimiz binanın, Erdoğan Özgörkey'e ait eski tütün deposu olduğunu sanırım herkes anladı.
Uzunca bir süredir (ki bu süre 15'inci yılını doldurdu) Özgörkey Ailesi'nin 5 yıldızlı otel yapmak istediği ama Konak Belediyesi'nin projesini her defasında geri çevirdiği bu metruk bina, aslında topu topu 55 yıllık. Ancak 15-20 yıldır bakımsız kaldığı için zannedersiniz, Sultan Vahdettin'in tahta çıkışı anısına o yıl yaptırılmış.
Binanın bu haliyle İzmir'e hiç yakışmadığını, özellikle UNIVERSIADE sırasında bizi mahcup edeceğini söyleyenler çoğunlukta. Ama ben farklı düşünüyorum. Binayı (hiç ellemeden) tarih turizminin hizmetine sunabiliriz (!) Hazır Vahdettin popülerken. Köşeye de bir umumi hela koyarız ki, belediyemiz işletip para kazansın. Nasıl olsa bazı vatandaşlar hacet giderme işini orada yapmaya alışmış; hiç olmazsa çatır çatır parasını alırız.
* * *
Binanın bu durumu elbette en çok sahiplerini, yani Erdoğan Özgörkey ve oğullarını üzüyor. Erdoğan Bey'in büyük oğlu Murat Özgörkey ile bir süre önce görüştük. Dedesinin yaptırdığı bina için yeni arayışlar içinde olduklarını söylerken oldukça kinayeli konuştu:
"İnsanların hevesini kaçırıyorlar. 1992'de bir proje yaptık. Belki İzmir'in en güzel binası olacaktı. Crown Plaza ile ön anlaşmamızı da yapmıştık. Olmadı. 98'de ikinci projemizi hazırladık. O da belediyeden döndü. Şimdi öylesine büyük bir değer orada yatıyor. Kentte bir blok halinde yükselebilecek böyle yerler kalmadı artık. Her defasında önümüze bir engel koymak için çaba sarfediliyor. Yıllardır bekliyoruz. İnsan öyle bir hale geliyor ki, lanet olsun, yapmayayım diyorsunuz. Ama bu İzmir'de böyle! Biz Torbalı'ya yatırım yaparken, belediye başkanının bir kırmızı halı sermediği kalmıştı. En ufak bir şey de talep etmedi."
Özgörkeyler'in penceresinden durum böyle! Meselenin teknik detaylarını bilmediğimizden fazla yorum yapmak istemiyoruz. Ancak kent ekonomisine ivme kazandıracak bu tür yatırımlar için asgari müşterekte buluşmak gerekiyor. Aynı durum, Küçükbay'ın Japonlarla otel yapmayı planladığı eski tütün deposu için de geçerli.
Bu arada...
Gıda, otomotiv, tohumculuk ve inşaatın yanı sıra turizm yatırımları da olan Erdoğan Özgörkey, TMSF'den satın aldıkları eski Merkez Bankası binasını lüks bir butik otele çevirmek için çalışmalar başlamış.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Nicedir özlemişiz
Emeklilik hakkında her şey
Sokak düğünlerine izin verilmesin
'Kırmızı halı' polemiği





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet