|
 |
|
|
Özince: Bankacılık Yasası geçici dönem yasasıdır
Cumhurbaşkanı Sezer'in üç maddesini veto ederek Meclis'e geri gönderdiği Bankacılık Yasası'nı değerlendiren Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, "Bu yasa geçici dönem yasasıdır" dedi
Finans Sohbetleri - KADİFE ŞAHİN
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, üç maddesi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen Bankacılık Yasası'nın geçici dönem yasası olduğunu söyledi.
Bankacılık sektörünün yasaya ilişkin genel kanısının bu olduğunu belirten Özince, yasada sorunlu bir dönemden sonra ele alınmanın izlerinin görüldüğünü söyledi. Sektöre ilişkin yapılan bütün değerlendirmelerin olumsuzluk yönünde olduğunu ifade eden Özince, şöyle dedi:
"Yasada haliyle sorunlu bir dönemden sonra düzenlenmenin izlerini görüyoruz. Üzülerek görüyorum ki olumlu bir değerlendirme neredeyse hiç yapılmıyor. Kimse de kalkıp 'Sektör şu olumlu gelişmeler içinde, şu kadar imkânlar sağlıyor, şu iyilikler oldu' demiyor. Hep olumsuzundan söz ediliyor. Dolayısıyla yeni yasada da daha ziyade bu olumsuz görüşler etkili oldu."
'Sertlik zarar getirir'
Sektörün yasal düzenlemelerde ideali arzu ettiğini belirten Özince, "Ancak otoritenin ve devletin elinde bizim bilmediğimiz bilgiler olabilir" diyerek şöyle devam etti: "Biz hasta ve hastalık tanımını normal birey kadar biliyoruz. Ama doktor ve laborantın bildiğini bilmiyoruz. Dolayısıyla hastalığı ortadan kaldırmak için çok daha önlemci olmaları anlaşılabilir. Ancak tıbpta tedavi yöntemleri nasıl giderek daha yan etkilerden uzak yapılıyorsa bankacılıkta da bu yönde gelişme olmalıdır. Hiçbir düzenleme hiçbir zaman kalıcı olarak yapılmayacaktır. Ama hazırlanan yasada bazı alanlarda çok sert yaptırımlar var. Sert yaptırımlar yüksek etkileri olan ilaç gibidir. Ticari hayatta sertliklerden ve negatif değerlendirmelerden uzak bir yaklaşımı arzu edersiniz. Bir ülkede bir yönde değerlendirmeler olduğunda onlar hatalı olur."
Özince, Bankalar Birliği'nin sektörde yaşanan çirkin ve yanlış olayları daima yerdiğini söyledi. TBB Başkanı Özince, "Kemoterapi yaparken sağlıklı dokuları incitmemeyi hedeflersiniz. 'Bugün bu tedavi yöntemi uygundur' diye mutlak bir değerlerdirme yapamazsınız. Bunlar bugünün gerekleridir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nde de çok daha demokratik kanunlar var. Yasa bunlarla çatıştığında 'Çatışıyor' demek yanlış bir şey değil" diye konuştu.
1 - 'Tek isteğimiz AB normları'
Bankacılık camiasının yeni yasa ile ilgili temel beklentisinin tüm uygulamalarda Avrupa Birliği normlarını içermesi olduğunu anlatan Ersin Özince, "Cezasından vergisine; tarifesinden etik ilkesine kadar hepsinde AB normları kabulümüzdür" dedi.
Ancak Özince, "AB normları derken de henüz kendi aralarında eşgüdüm sağlamamış, Avrupa Birliği ülkelerine gidip hangisinde en sert uygulama varsa onu almak gerekmiyor" diye kaydetti.
Özince şöyle devam etti:
"Nedeni de şu; Türkiye finansın çok gelişeceği koşullara sahip bir ülke. Türk bankacılığı dışarıya emek ve sermaye ihraç edebilecektir. Bankacılık, Türkler'in iyi yapabileceği, yöre ülkelerine nazaran göreceli olarak daha iyi yaptıkları bir meslek alanıdır.
Bunun için Türkiye'de bankacılığı çok büyütecek, Türkleri bankacı yapacak, bölgesinin bankacısı yapacak bir mevzuatı özlüyor ve bekliyoruz."
2 - 'Sorumlular hesap versin'
Bankacılığın 'ayıplı bir sektör gibi gösterilmesi'ni, banka sahiplerinin bir takım 'çirkin ifadelerle anılması'nı eleştiren Ersin Özince, bu durumun sorumlusunun zamanında gerekeni yapmayanlar olduğunu söyledi.
Bugün de hata yapılmaması için banka sahiplerinin yerli, yabancı olması ile değil, niyetleri, gücü, gücü denince de sadece para değil, ömür güçleri ile uğraşılması gerektiğini söyleyen Özince, şöyle dedi: "Türkiye, banka sahiplerinin ne olması gerektiği konusunda geçmişte çok ciddi deneyimler yaşadı. Bu deneyimleri, elde belli doneler olduğu halde gereğini yapmayarak bize boşu boşuna yaşatanlara da hesap sormak gerekir kanaatindeyim. Sadece bankacılara ve teknisyenlere hesap sorarak işin bittiğini düşünmüyorum."
3 - 'Fon için bize açıklama yapıldı'
Yeni yasada geçmişte çok eleştirilmesine rağmen zor duruma düşen bankaların iflas yerine yine Fon'a alınmalarının düzenlenmesini değerlendiren Özince, Bankalar Birliği'nin uygulamanın sürdürülmemesi yönünde görüş bildirdiğini söyledi.
Ancak Özince, kendilerine verilen bilgi üzerine bu düşüncelerinde ısrarlı olmadıklarını belirterek şunları anlattı:
"Yetkili makamlar, devletin ilgili bakanlığı, böyle bir opsiyonun henüz elde tutulmasında yarar olduğunu, bunun uygulamada sorunlu hale gelen her bankanın Fon'a devredilmesi ile sonlanmayacağını ancak bu imkânın da tamamıyla ortadan kaldırılmasını yerinde bulmadıklarını söylediler. Biz de bunu siyasi ve idari bir tercih olarak normal gördük ve daha fazla üzerinde durmadık."
Özince, "Kanaatimce istikrarla ortadan kalkabilecek maddelerden biridir. Çünkü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bankaları tasfiye etme fonu değildir" dedi.
4 - 'Sandık, hukuku kilitleyebilir'
Özince, Cumhurbaşkanı Sezer'in banka çalışan ve emeklilerininin hak kaybına uğrayacağı gerekçesiyle veto ettiği sandık maddesi hakkında; "Bu madde bazı özel nedenlerle öncelik kazanmış olabilir ama Sosyal Güvenlik Reformu yıllardır emekli sandıklarının tek çatı altında toplanmasını içeriyordu. Bu beklenmedik bir şey değildi" dedi.
Bankaların buna genellikle destek verdiğini bildiren Özince şöyle konuştu:
"Sandıklarda iki farklı uygulama var. Bazı bankalar ve banka dışı kuruluşlarda SSK'dan daha fazla olan haklar, kiminde ek sandıklarda kiminde SSK paraleli sandıkta uygulanmış. Sorun burada çıkıyor. Bunu dikkatle değerlendirmek lazım. Çünkü binlerce kişiyi ilgilendirecek. Sosyal Güvenlik Reformu yapılırken yüz binlerce kişinin mağdur olduğu iddiasıyla hukuk sistemini kilitlemesinden endişe ederim. Sayın Cumhurbaşkanımızın da işaret ettiği hususlara sanırım hassasiyet ile bakılacaktır."
|
|
|

|