
|
|
|
 |
|
|
Pazartesi yazıları
TATİL beldelerinde soyunup dökünenlerin haber yapıldığı programlarda bir artış sezdim. Kumanda ile dolaşırken onlara daha sık rastlar oldum. Ya suya atlıyorlar, ya güneşleniyorlar. O sırada da tabii yazlık dedikodular da olacak, onların bahsi geçince de beylerin görüntüsü geliyor. Genelde ekrana gülerek bakıyorlar. Ne de olsa erkek tarafı! Anlaşılan gazeteciler oralara karargâh kurmuşlar. Sabah kamerayı alan önündeki listeye bakıyor. Şu hanım bu plajda güneşleniyor, şu hanım ise diğer plajda bulunuyor. Akşamları da şu restorana giderler, oradan çıkıp şu barda içerler diye ezberlemişlerdir. Yani tatili hep beraber yapıyoruz. Biz evde pişe pişe onları izliyoruz. Onlar kameralara baka baka yanıyor, gazeteciler de onları çekip duruyor. Bir diğer özellik hepimizin Çeşme ve Bodrum'dan başka bir yere gitmememiz oluyor.
FATİH Ürek, küçük yaşta çocukların barlarda içki içip sefahat sürdüklerinden söz etmiş. 5 milyar verenler oluyormuş bir gecede. Anne ve babaları uyarıyor Fatih Bey. Düşündüm de şimdi bu çocukların anne ve babalarının haberi olmuyor mu? 20 milyon değil hani cep harçlığı, milyarlardan bahsediliyor. Zaten onların anne ve babaları arabaları altlarına verip ceplerine de böyle büyük meblağlarda paralar koyarak buralara gitmelerini teşvik ediyorlar. Sözlü olmasa da bu tarz davranışları ile "Git evladım, eğlen" demeye getiriyorlar. Onlar adına üzülecek bir durum yok evladım Fatih Ürek. Sen keyfine bak. Bu ülkede okuyan, düşünen aynı yaşlarda o kadar genç var ki.
NÜKHET Duru Hanımefendi ile Cenk Bey'in şovunu izliyorum. Hoş ve seviyeli yapıyorlar. Son programlarında yine severek izlediğim "Avrupa Yakası"ndan tanıdığım kardeşimiz konuk olmuştu. Bir radyoda yedi yıldır çalıştığını ve o radyonun en eskisi olduğunu söyledi. Öyle bir söyledi ki, sanki "70 yıldır oradayım" der gibi. Düşündüm, demek yeni nesil için yedi yıl çok, ama çok uzun bir süre. Bizim kuşak için bir müessesede çalışmak çok önemliydi. Nice yedi yıllar oralarda kalmayı isterdik. Ve ne kadar uzun buralarda çalışırsak mutlu olurduk. Çünkü bizim kuşak, müessese fikrinin önemine vakıf olmuştu. Şimdi gençler seneyi bitirmeden iş değiştiriyorlar. Böyle olunca da yedi yıl çok, ama çok uzun oluyor.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|