|
 |
|
|
Özelleştirmenin düşündürdükleri
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Dünyada son yıllarda gözlenen özelleştirme ve şirket birleşmeleri akımı rekabetin boyutlarını, şeklini değiştirecek ölçülere ulaşmıştır. Şirketleri bu kararı vermeye zorlayan çok çeşitli etkenler bulunmaktadır. Bir taraftan pazar baskısı diğer taraftan rekabet ile ilgili yasal düzenlemeler çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaları stratejik ortaklıklar da dahil olmak üzere yeni bir eğilim olan birleşmelere yöneltmektedir.
Özelleştirme veya birleşme durumunda pazarda oluşan yeni yapı ve rekabet koşulları, tarafların karşılıklı kazanımları ve kayıpları, şirket kültürleri arasında çatışmalar, değişik şirket birleşmelerinin avantaj ve dezavantajları giderek artan şekilde yatırımcıların ve işletme sahiplerinin ilgisini çekmektedir.
* * *
Birleşmelerin gerek uluslararası ve gerekse yerel şirketler tarafından yoğun bir şekilde gündemde tutulması uluslararası rekabet ortamında çok kısa dönemde köklü bir değişimin habercisi olarak değerlendirilmektedir. Sinerji, ölçek ekonomisi, maliyet kontrolleri, hammadde başta olmak üzere üretim faktörlerine erişim ve pazar arayışları şirket birleşmelerini etkileyen güdüleyici faktörler olarak öne çıkmaktadır.
Kırıcı rekabetin yönlendirdiği bu faktörlerdeki gelişmeler insan, rekabet, pazar ve ürün boyutlarında ele alındığında başarılı bir birleşme süreci ve sağlıklı bir birleşme kültürünün oluşturulmasında gerekli koşullar sağlanabilmektedir.
* * *
Rekabet ortamında ayakta kalabilmek büyümeyi, farklı olmayı gerektirmektedir. Fark yaratmak, farklı şeyler söylemek, tüketiciye farklı ürünler sunmak oyunun kuralı haline gelmektedir. Bunu yapabilmek teknolojiye yatırım yapmayı, yönetim bilgisini, hızlı olmayı, değişimi iyi okuyabilmeyi ve değişen koşullara çabuk uyum sağlamayı gerektirmektedir. Bizde kamu ya da özel bankacılık sektörü başta olmak üzere birçok sektörde bugün karşılaştığımız olumsuz tablonun altında yukarıda söz ettiğimiz faktörleri gözardı ederek gündelik kararlarla işlerini yürütmeye çalışan miyop yöneticilerin hataları yatmaktadır. Özelleştirmenin belki de en önemli faydası bu kafaları kuma gömülü deve kuşlarını ortaya çıkarmaktır.
* * *
Özelleştirilen işletmelerde şahit olduğumuz direnişin ve anarşinin nedeni de işlerin artık eskisi gibi yürümesinin mümkün olmadığını anlayamamaktır. Yönetici de, işveren de, işçi de şunu bilmeli ki iş güvencesini artık patron değil o malı üreten firmanın müşterisi veriyor. Verimliliği arttırmadan, az çalışarak, yüksek maliyetlerle üretim yapmanın sonu yok. Eti Alüminyum örneğindeki gibi üzücü olaylarda işçinin de işverenin de sağduyulu hareket etmesi gerekiyor. Gazetelere yansıyan görüntülerde beni en çok üzen kaldırımda elindeki kalın sopa ile objektiflere bakan çocuğun gözlerindeki ifade oldu. Bu çocuğun hak ararken kullandığı yöntem bir bakıma onun gelecekte sahip olacağı kişilik özelliklerine de damgasını vuracak. Onu stadyumlarda da, trafikte de, okulda da öyle göreceksiniz? Çünkü, ona gösterilen tek yöntem o? Yazık, çok yazık! Var mı aksini düşünen?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|