Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Ağustos 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sahil yolu, koyları tarihe gömdü
Karadeniz artık Kayadeniz

Gelecek yılbaşı tamamlanması beklenen sahil yolu Karadeniz'i Karadenizliden kopardı. Lakin Karadenizli buna ses etmedi. Çünkü yolun yatırım ve iş getireceği umuluyor. Doğa, bir kez daha geçim derdine feda ediliyor

Çırpınan Karadeniz - 5 / Can Dündar
Fotoğraflar: Ercan Arslan

Sahilde dev kepçeler, demirden bir işgal ordusunun sarı canavarları gibi şahlanmış, kocaman ağzıyla dağdan kopardığı battal kayaları denize döküyor. Nakış gibi işli koylar, kuytuda sakin kumsallar yerle bir oluyor.
Asırlarca bir arada yaşayan Karadeniz ile Karadenizlinin arasına bir Çin Seddi döşeniyor.
Yol, insanı denizden ayırıyor.
Bu ayrılık, yoksulluktan...
Karadenizli iş istiyor. İşi, yol getiriyor. Ama yol, işi getirirken denizi götürüyor. Götürmemesi için arkadan dolaşması gerek. Buna da çok para lazım. Para için, yine yol gerek.
İşte Karadeniz'i bitiren, yoksul ülkelere özgü bu kısır döngü:
Kalkınma için doğayı feda etme yazgısı...

3 milyar dolarlık proje
Karadeniz sahilini katleden projeyi bir Karadenizli başlattı:
Rizeli Mesut Yılmaz...
Ne ilginçtir ki, bitirmek de bir Karadenizliye nasip oldu:
Rizeli Tayyip Erdoğan'a...
10 yıldır hummalı bir çalışma ile Samsun'dan Hopa'ya kadar 530 kilometre çift şeritli gidiş geliş yol yapılıyor. Bunun için deniz 10-15 tonluk kayalarla dolduruluyor, sahile viyadükler kuruluyor, tüneller kazılıyor.
Yolun maliyetinin kilometrede 5-6 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Yani toplam maliyet 3 milyar dolar civarında...
2006'da bittiğinde, bugün 6 saatte gidilen Samsun-Trabzon arası 3.5 saate inecek. Ve umulan o ki, açılan yol, bölgeye yatırım, turist ve ekonomik canlılık getirecek.

Tepki yok
Peki Karadenizli ne diyor bu işe?
Hiçbir şey!..
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, "Otoyol içime sinmiyor. Karadeniz'i kaybettik" derken Karadenizli susuyor.
Tek tük tepkiler var tabii... Başta ses çıkarmasa da, ilk denize girdiği sahillerin yok oluşunu gören kimi Karadenizliler eyleme kalkışmış.
En bilineni, geçen hafta kaybettiğimiz "çevre şehidi" Cihan Eren... Doğduğu Fındıklı'dan geçecek sahil yolunu durdurmak için hukuk mücadelesi başlatan avukat Eren, tam keşfin yapılacağı gün silahlı saldırıya uğramıştı. Yürütmeyi durdurma kararını öğrenemeden vefat etti.
Eynesil'de, Arhavi'de Tirebolu'da direnişler oldu.
Ordulular, daha yol inşaatı başlamadan kampanya başlattı. Yürüyüşe Vali de katıldı. Zeki Özen'in, Ordu Olay gazetesi, "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen sana bırakılan doğal mirası korumaktır" manşetiyle çıktı. Sonunda yolun arkadan dolaşması kararlaştırıldı. Ordu, kurtarıldı. Ama diğer dantel koylar beton doldurulup sahil yok edildi.

Karadeniz göçüyor
"Denizimizi kaybettik" diyen Trabzon Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, Karadenizlinin suskunluğunu şöyle açıklıyor:
"Karadeniz insanı virajlarda gidip gelmekten bıkmıştı. Yolun yatırım getireceğine inandı. Dönüş yok artık... Günahıyla sevabıyla bitsin, ki biz de oraları yeşil alan yapalım."
Bölgenin ekonomik rakamları Başkan'ı doğruluyor...
Karadeniz, nüfus artış hızı en düşük bölge... Bu da yoğun göç alameti... Geçen nisanda, MGK da buna dikkat çekti. Son 5 yılda Batı Karadeniz'den 450 bin kişinin göç ettiğini saptayan MGK, "Karadeniz göç vermede kritik eşiği aştı. Toplumsal olayların temelinde yoksulluk var. İç göçün önlenmesi için acilen kalkınma adımları atılmalı" dedi.
Trabzon Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği de her yıl artan sayıda esnafın kepenk indirip göç ettiğini bildiriyor.
Trabzon, sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 81 il içinde 38. sırada yer alıyor. Nüfusunun yarısı hâlâ köylerde yaşıyor.
Doğu Karadeniz'de tarım dışı işsizlik oranı yüzde 16...

Hamsi bitiyor
Başkan Canalioğlu, "Trabzon'un geleceği 3 T'de... Yani tarım, turizm ve ticarette" dese de bunların üçünde de sorun var:
Tütün ekimi yıldan yıla geriliyor.
Fındık üreticisi hâlâ geçen yılki donun zararını telafiye çalışıyor.
Geçen yıllarda 50 bin tona kadar yükselen hamsi üretimi 10 bin tona kadar geriledi. 1300 balıkçı teknesi kirlilik ve yanlış avcılık nedeniyle mesleğini kaybetme noktasında...
Geçen yıl bölgeye 1 milyon turist geldi, ama otel yokluğundan kalamadı. Fuhuş için açılan otellerin kapısında "Satılık tesis" levhaları okunuyor.
Üniversiteli "Esnaf bizi kazıklıyor" diye alışveriş yapmıyor.
Dünün cıvıl cıvıl Rus pazarı bugün Çin mallarının satıldığı ölü bir çarşıya benziyor.
İşte yol, bunca yoksulluğun çaresi olarak görünüyor.
Suskunluk, bu umuttan...

Beton ormanı
Gerçi Karadeniz'de çevre duyarsızlığı yeni bir şey değil... Bölgeyi yoldan çok önce sahildeki çirkin yapılaşma bitirmiş. Dağla deniz arasına çok katlı evlerden bir beton ormanı dikilmiş.
Her kentte bunun acısını çeken birkaç çevre gönüllüsü var.
Ordu'da Enis Ayar, şehri için ağarttığı saçlarıyla 40 yıl sonra, 40 yıl önceki Ordu'ya ulaşabilmenin mücadelesini veriyor.
Artvin'in "Neşe ablası", Neşe Karahan, Doğu Karadeniz'in ladin ormanlarını tehdit eden Cerattepe bakır madenini engellemek için bir avuç gönüllüyle çırpınıyor. Ama bu çabalar, ne denizin kirlenmesini ne balığın tükenmesini ne sahillerin katledilmesini engelleyebiliyor.

Denize küs
Bir liman kenti olmasına rağmen yüzünü ormana dönmüş Karadeniz, denizine küs...
Üstünde takalar bile görünmüyor. Sahil ulaşımı sıfır... Balıkçılık can çekişiyor.
Dünyanın hangi denizi bu kadar ıssız, bu kadar yalnızdır ki...
Hırçınlığı, çırpınması ondan belki...
Nehirler de öyle...
Dünyanın en süratli akan 10 nehrinden biri kabul edilen Çoruh'a ilk gerdanlık daha yeni takıldı. Yılda 450 milyon kilovatsaat enerji üretecek Muratlı Barajı haziranda açıldı. Konakları, sokaklarıyla baraj suları altında kalan Muratlı'nın minaresi, bölgenin ilk enerji yatırımının simgesi gibi duruyor.
Karadeniz, yüzü günbegün çirkinleşen iyi bir insan gibi; içine girdikçe cazipleşiyor... Sevimsiz, ışıksız, betonlaşan kıyılardan ormana yöneldikçe, dağlara yükseldikçe, evlere girdikçe güzelleşiyor.

'Ağlamayı bırakıp para kazanmaya bakalım'

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şadan Eren'le kentin sorunlarını görüştük:

Ticaret çok canlıydı Karadeniz'de... Ne oldu?
- 1990'larda kapı açılınca canlandı ticaret. Bu canlılık 98'e kadar sürdü. O sayede 94 krizini bile hissetmedik. Ama 1998 Rusya ve 2001 Türkiye krizleri ile sarsıldık. 2004'te fındıktaki don, bölgeyi sıkıntıya soktu. Sırf bundan Doğu Karadeniz'in kaybı 750 trilyon lira... Bu yıl mahsul iyi ama geçen yılki zararın ancak yüzde 40'ını telafi eder.

Bavul ticareti?
- Öldü. Ruslarla ticaret resmi rakamda 100 milyon dolar görünse de 4-5 katıydı aslında... Bavul ticareti zaman içinde resmi ticarete dönüştü.

Rusya'nın domates ve sebze ithalat yasağı?
- Çok zarar verdi. 50 milyon dolarlık kayıp vardır. Oysa Rusya'ya 200 milyon dolarlık ihracatımız var buradan...

Balık?
- Eski kazanç yok. Yasaklar yüzünden misafire verecek balık bulamaz olmuştuk. Neyse ki balıkçılar küçük hesabı bıraktı artık...

İşsizlik?
- Büyük sorun. Karadeniz'de 37 bin işsiz var. Kriz sonrası arttı. İnsanlar çok tok değil ama aç da değil. Hâlâ köyünden geçiniyor çünkü...

Turizm?
- İstediğimiz seviyede değil. Bu ara İsrail'den çok turist gelmeye başladı. İran da ilgili... Trabzon-Tebriz otobüs seferleri koyacağız.

Bu sorunları nasıl aşacaksınız?
Krizde Trabzon için kısa, orta ve uzun vadeli plan yaptık. Kısa vadede sıcak para girişi için Trabzon'da kongre konferans turizmini geliştirmeyi, orta vadede burayı sağlık merkezi haline dönüştürmeyi, uzun vadede ise bir sanayi şehri haline getirmeyi planlıyoruz.

Sanayi teşvikleri?
- O sayede işsizlik azaldı biraz. Beylikdüzü'ndeki organize sanayi bölgesinde arazi tahsisine başlıyoruz. 25-30 kuruluşta 1500-2000 kişiye istihdam yaratabileceğimizi umuyoruz.

Sahil yolu?
- Denizi gömdük, bir güzelliği kaybettik, ama burası bir ticaret şehri ise yola ihtiyacımız vardı. Deniz ticareti yoksa, Trabzon-Samsun karayolu da 6 saatse Trabzon nasıl ticaret merkezi olabilirdi? Şimdi yol kısalacak, ticaret canlanacak. Ağlaşarak bir yere varamayız, para kazanıp başka tarafları güzelleştirelim.

Yeni projeler var mı?
- GAP'ı Karadeniz'e bağlama projesi var. Demiryolu da olabilir. GAP'ta üretileni, burada işleyip eski Sovyet cumhuriyetlerine satacağız.

Nihat Özdemir:
Eleştiriler haksız değil

Nihat Özdemir hem Müteahhitler Birliği'nin eski Başkanı, hem de Karadeniz sahil yolunun 12 müteahhidinden biri... İğdere-Çayeli ve Espiye-Çarşıbaşı arasını onun şirketi yapıyor.Buna rağmen "Tepkiler yerden göğe haklı. Ama bu yola da ihtiyaç vardı" diyor.

Sahili yok etmeden yol yapmak mümkün değil miydi?
- Mümkündü tabii... İçeriden geçebilirdi. Bunun dünyada örnekleri var: Fransız Rivyerası, Nice, Cannes, St. Tropez'de yol tamamen içeriden, İtalya sahillerinde dağdan geçirilmiştir. Kılçık yollarla kentlere iner.

'Yol medeniyettir'
Karadeniz böyle yapılamaz mıydı?
- Yolu dağdan geçirip kılçık yollarla içeri bağlamak mümkündü. Ancak ormanla kaplı dik yamaçlı dağlara tünel açıp viyadük yapmak, maliyeti km başına 15-20 milyon dolara çıkarırdı. Karayolları, bu maliyet farkından dolayı sahil yolunu tercih etti. Karadeniz'in dalga yüksekliği nedeniyle yol yüksek yapılınca da ne yazık ki halkla deniz arasına set çekilmiş gibi bir intiba doğdu.

Hiç olmazsa bir kısmı kurtarılamaz mıydı?
- Tirebolu, Sarayköy gibi birkaç noktada plajlar kaybolmasın diye tünelle içerden geçildi. Ama bu, ek maliyet yüzünden fazla yapılamadı. Yol, ağırlıkla sahilden geçti.

Plajlar da kayboldu.
- Evet, ama bir teselli var: Giresun'da, Rize'de mahmuzlar konarak birçok plaj meydana getirildi. Yeni modern balıkçı barınakları yapıldı. Bundan sonra sahil yolunun çevre güzelleştirilmesi için belediyelere görev düşüyor. Yeni rekreasyon alanları yaratarak geçitler kurmak, Karadenizlinin denizle ilişkisini yeniden sağlamak lazım.

Yol ne getirecek?
- Yol medeniyettir. Ekonomi canlanacak. Gürcistan'la ticaret imkânı doğacak. Yatırım ve turizm artacak.

'Demiryolu eklenebilirdi'
Turist denize gelir, ama biz denizi yok ettik.
- Ama Karadeniz'de deniz mevsimi ancak 2 ay sürüyor. Güneyde bu, 5-6 ay... Asıl cazibe yaylalar ve tarihi alanlar... Ama bölge halkının denizden mahrum kaldığı şikâyetine hak veriyorum.

Proje sizce iyi mi?
- Yolu 2 şerit gidiş, 2 şerit geliş şeklinde yaptık. Oysa mademki bu yol yapıldı, biraz daha uzun vadeli düşünülüp 3'er şerit yapılabilirdi. Çünkü inanıyorum ki 10-15 sene sonra bu yol yetmeyecek ve deniz tarafına veya içeriye bir şerit eklenmek zorunda kalacak.
İkincisi, madem deniz seviyesinde bu yolu yaptık, çok az bir maliyeti daha göze alıp Samsun'dan Sinop'a kadar bu yolun yanına bir de demiryolu eklenebilirdi.

Neden düşünülmedi?
- Bürokrasi içindeki koordinasyon eksikliğinden... Biri Karayolları'nın sahasına giriyor, diğeri Devlet Demir Yolları'nın...

BİTERKEN

Derdi tasası, yolu yaylası, gelini kaynanası ile bir haftadır sürdürdüğümüz Karadeniz turumuz burada sona eriyor.
Dizi boyunca bana yok olan plajlarının son fotoğraflarını yollayan, "Yurtdışındayız, ama Karadenizliyiz" diye mesaj atan, Trabzon'un bir dönem Rum olsa da ezelden bir Türk şehri olduğu konusunda uyaran, ayrıca destek verip kutlayan Karadenizlilere teşekkür ederim.
Tüm sorunlarına rağmen orada gördüğüm yakınlığı, sıcaklığı hiç unutmayacağım.
Şimdi okurlardan 1 hafta izin istiyorum.
Haftaya yeniden "Ada"da buluşmak üzere...

SON




GÜNCEL
Karadeniz artık Kayadeniz
Kırandi'de mutlu son
Bursa, şehidini uğurladı
Bülent Ecevit şair midir?
Sanık öğretmen daire başkanı oldu
Baydemir'den nikâh için iki dilde davetiye
Urfa'da 2 ayda 18 kişi damdan düşüp öldü
OKS-ÖSS-KOLEJLER KAYIT REHBERİ
Emekli albay vuruldu
Ağrı Dağı'na Yunan bayrağı
'Öne Çıkan' fotoğraflar
Uysal, Galeri Artist Berlin'de
Müftü, İmam Çelik'i savundu
CHP'den Milli Park raporu






Hasan PULUR
Sözlü sorulara yazılı cevap...
BUGÜN, okurlarımızın sözlü sorularını yazılı ...
Çetin ALTAN
Ayaklarının ucunda yükselmekten yorulup, topuklarının üstüne düşme...
İstanbul'da da, mevsim normallerinin üstüne ç...


 2003 yılında neler oldu
 2004 yılında neler oldu

© 2005 Milliyet