Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Ağustos 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rekor rezerv yeterli mi?


2003 yılının mayıs ayından bu yıl temmuz sonuna kadar TCMB piyasadan ihale veya doğrudan alım yoluyla 27.3 milyar dolar tutarında döviz almış. Bu oldukça yüksek bir miktar. Ancak bu alımların TCMB'nin brüt rezervlerini aynı dönemde ne kadar artırdığına da bakmak lazım. 2003 yılının nisan sonunda brüt rezervler 27.1 milyar dolarmış. Bu yılın temmuz ayında bu rakam 40.8 milyar dolar olmuş. TCMB'nin piyasalardan 27.3 milyar dolarlık döviz alımının aynı dönemdeki rezerv artışına yansıması sadece 13.7 milyar dolar olmuş. Bir başka ifadeyle, alınan dövizin ancak yarısı rezerv artışına gitmiş.
Basında rezervin temmuz ayında 40 milyar doları aşması rekor olarak yorumlandı. Ancak iktisatçılar açısından tek başına rezerv seviyesinin çok büyük bir anlamı yok. Örneğin sermaye hesabı kapalı bir ekonomide rezervlerin kaç aylık ithalatı finanse edebildiği, sürdürülebilirlik açısından önemli bir gösterge olabilir.

Borcu çevirmek
Açık ekonomilerde ise kırılganlığı ölçmek bakımından kısa vadeli dış borçların veya kısa vadeli dış borçlarla, borç servisi toplamının rezervlere oranı önemli bir sürdürülebilirlik göstergesi olarak kullanılıyor.
Bu gösterge bir ülkenin kısa vadeli likidite sıkıntısına girme riskini gösterir. Orta ve uzun vadede borcunu çevirebilecek sağlıklı bir mali yapıya sahip olan bir ülke, uluslararası piyasaların risk iştahında meydana gelen ani değişikliklere bağlı olarak, eğer elinde yeterli rezerv de yoksa, borcunu ödemede sıkıntıya düşebilir. Meksika'nın 1994-95'te kısa vadeli kamu borcunu, 1997'de de Asya ekonomilerinde özel şirketlerin kısa vadeli borçlarını çevirmekte karşılaştığı sıkıntıların, yaşanan krizlerin arkasındaki en önemli nedenlerden biri olduğu biliniyor.
Kısa vadeli borcu çevirmede bir sıkıntı ile karşılaşılması halinde bunun ne kadarını rezervleri kullanarak ödeyebileceğimizi kısa vadeli borç rezerv oranına bakarak anlarız. Bu orandaki artış rezervlerle kısa vadeli borcu karşılamakta zorlanacağımız anlamına gelir.
Rezerv seviyesinin kırdığı rekorları bir yana bırakıp kısa vadeli borç rezerv oranına baktığımızda burada önemli bir artış dikkati çekiyor.

Kırılganlık artıyor
Mevcut hükümet 2002 yılında işbaşına geldiğinde kısa vadeli dış borçların uluslararası resmi rezervlere oranı yüzde 60 seviyesindeymiş. Yani rezervler kısa vadeli borçların neredeyse iki katı kadar. 2004 sonunda yüzde 90'a yaklaşan bu oran mart sonunda yüzde 85'e gerilemiş. Bu oranda son iki buçuk yılda kaydedilen hızlı artış ekonomide kısa vadeli kırılganlığın arttığının bir göstergesi.
Yabancıların sahip olduğu yerli menkul kıymet portföyünün rezervlere oranındaki olağanüstü artış da dikkati çekiyor. Bir güven ve iştah değişimiyle yabancıların portföylerini azaltmaya karar vermeleri halinde buradan da rezervlere ve kura baskı gelecektir. Bu orandaki artış da bir kırılganlık göstergesidir.

Daha çok rekor gerek
Yabancı sermaye hareketlerinin hızını kontrol etmek gibi bir niyet olmadığına göre kırılganlığın azaltılması için rezervlerin daha çok rekorlar kırması gerekmektedir.
Tabii burada da artık oyunun kurallarının değiştiğini, bu göstergelerin de anlamını yitirdiğini ileri sürenler olacaktır. Buna en güzel cevap Greenspan'in mart ayında yaptığı bir konuşmadaki şu sözleri olacaktır. "ABD ekonomisinde, bugüne kadar dengesizliklerin endişe verici hale geldiğini ölçmekte kullandığımız göstergeleri göz ardı edecek kadar temel değişiklikler mi oldu? Maalesef cevap hayır, bedava yemek daha keşfedilmeyi bekliyor." (1)
(1) Greenspan A., Globalization, At the Council on Foreign Relations, New York, March 10, 2005.




foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Avrupa, Kıbrıs, Türkiye
SORULAR, sorular, sorular... Durumun ne kadar...
Çetin ALTAN
Ayaklarının ucunda yükselmekten yorulup, topuklarının üstüne düşme...
İstanbul'da da, mevsim normallerinin üstüne ç...
Fikret BİLA
Fransa'nın konumu
Türkiye, ek protokole imza atarak Avrupa Birl...
Abbas GÜÇLÜ
Robert bile boş kaldı
Özel okullarda kayıt maratonu, çok sönük başl...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyonda hızlı düşüş eğilimi sürüyor
Önceki gün açıklanan enflasyon verileri piyas...
Faik ÖZTRAK
Rekor rezerv yeterli mi?
2003 yılının mayıs ayından bu yıl temmuz sonu...
Hasan PULUR
Sözlü sorulara yazılı cevap...
BUGÜN, okurlarımızın sözlü sorularını yazılı ...
Derya SAZAK
İsyan ettiren satış
Referans gazetesi dün Erdemir'in istifa eden ...
Meral TAMER
Haliç Tersanesi Koç'a mı devrediliyor?
İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, geçen...
Ece TEMELKURAN
Çünkü... (2)
Latin Amerika'da sıkça yapılan bir şakadır:
Güngör URAS
Biri yapar biri bozar (kıyamet bundan kopar)
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti dünyaya ilan ett...
M. Ali BİRAND
GS, 100. doğum gününü kutluyor
GS, dün akşam Dolmabahçe Sarayında 100 üncü y...

© 2005 Milliyet