|
 |
|
|
İzine az rastlanan bir bulunmaz adam
Satır Arası / Deniz Sipahi
Haldun Dormen diyor ki... "Tiyatro dünyamızda harikulade oyuncular, yönetmenler, tasarımcılar bulabilirsiniz. Hatta onları dış ülkedekilerle kıyaslayıp büyük gurur da duyabilirsiniz. Ama bir tiyatro yöneticisi bulmak, tiyatroyu deli gibi seven, arka planda kalarak perdeyi hiçbir zaman kapattırmamaya çalışan kişiyi bulmak neredeyse olanaksızdır. İşte Bülent Akkurt bu olanaksız durumun içinden fışkıran bir mucizedir. Yıllarca aranıp bulunamayan 'bulunmaz adam' dır..."
Sadece sanat dünyası için değil; gazeteciler, reklamcılar, sosyal hayatın her alanında faaliyet gösteren dernekler, vakıflar için de "bulunmaz adam"dır Bülent Akkurt...
Bir arkadaş, bir dost, bir ağabey olarak da benim için "bulunmaz adam" dır.
* * *
Sevgilerde Yaşamak...
Ve Tanrı Onları Cezalandırdı...
Bir Zamanlar Bursa'da...
Nazım Hikmet ve O'nun Memleketinden İnsan Manzaraları...
Sevmek Güzel Şey be Kardeşim...
Bir Şizofrenin Aşk Mektupları...
Bir Zamanlar Bab-ı Âli'de...
Tamamına yakınının yazılma aşamasına tanıklık ettiğim ve son halini almadan önce gördüğüm bu kitaplar son yıllarda en fazla okunan kitaplar arasında.
Akkurt; ya yaşadığı öykülerden yola çıkıyor ya da tanıklık ettiği olaylardan.
Ama öylesine ilginç detaylar var ki...
Eserlerindeki karakterleri sanki siz de tanıyormuş gibi hissediyorsunuz; hepsini sanki kendi mahallenizin bir ferdi gibi kabul ediyorsunuz.
Ya Nazım Hikmet ile ilgili yazdığı kitaba ne demeli?
Onun kitabı yaşadığı sürece, hatta ölümünden sonra bile uzun yıllar değeri bilinmemiş; bir takım gerçekler saklanarak ve çarpıtılarak milleti karşısında küçük düşürülmeye çalışılmış bir büyük şairden millet adına bir özür dileme olarak kabul edilebilir.
* * *
Son kitabı ise uzun yıllardır bekliyordum. Aslında malzemeleri hazırdı ama yazışmalar, telefonlaşmalar, yeniden görüşmeler "Salyangoz ve Tiyatro"nun çıkışını geciktirdi.
Aslında her Bodrum'a gidişimde Bülent Abi, tuttuğu notları dosyalardan çıkarıyor, bazı kısa öyküleri o güzel ses tonuyla bana okuyordu.
Ama Akkurt'u yakından tanıyanlar onun ne kadar titiz olduğunu bilir.
Eminim, kitapta adı geçen isimler yine tek tek aranmış; küçük de olsa bir detay atlanmaması için yeniden röportajlar yapılmış, telefonlarla konuşulmuştur.
"Salyangoz ve Tiyatro", sadece Ankara Sanat'ın değil Türk tiyatrosunun hangi aşamalardan geçip bugünlere geldiğini öylesine güzel özetliyor ki...
Bülent Akkurt, isim yapmış tüm tiyatrocularla çalışmış.
İsmet Ay, Asaf Çiyiltepe, Haldun Dormen, Genco Erkal, Müjdat Gezen, Yıldız Kenter, Şükran Güngör, Mücap Ofluoğlu, Lale Oraloğlu, Suna Pekuysal, Ali Poyrazoğlu, Nevra ve Metin Serezli, Nisa Serezli, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Haldun Taner, Ulvi Uraz, Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan...
* * *
Düşünebiliyor musunuz; her isim birbirinden değerli, hepsi birer marka...
Ve bu sanatçıların arkasında ise "bulunmaz adam" Bülent Akkurt...
Bülent Akkurt'tan
Yaşamak güzel şey be kardeşim
Yaşadım, yazları, kışları... İlkbaharları ve sonbaharlarıyla yılları...
Yaşadım, soğukları, sıcakları, karları, yağmurları, rüzgarları ve fırtınaları ile mevsimleri.
Geceleri ve gündüzleri, sabahları ve akşamları, güneşli parlak günleri ve bulutlu karanlık geceleriyle yaşadım bu dünyayı sevgiler içinde.
Yaşadım mutlulukları ve acıları, erittim onları aynı potanın içinde.
Hayallerimin gerçekleşmesi için savaşarak yaşadım kolay ve zor günlerde.
Yenik düştüğüm de oldu kazandığım da, pes etmeden yaşadım.
Arayarak sevgiyi ve mutluluğu her köşe başında insanları, hayvanları ve doğayı severek yaşadım.
Sular içtim çağlayanlardan ve pınarlarından.
Yemişlerini yedim, meyvelerini dişledim.
Dağ yamaçlarından böğürtlen topladım; koca koca ceviz ağaçlarını taşladım, gün oldu tarlalarında yattım, gün oldu ulu çınarların gölgesinde kahvemi yudumladım.
Yüzerek sevgi denizlerinde dağlarında tepelerinde dolaşarak yaşadım.
Aşklar yaşadım, hiç kimsenin hayal edemeyeceği sihirli, renkli ve büyüleyici aşklar yaşadım.
Sevgi dolu yüreğimi herkese açarak ve her sevgiyi kucaklayarak yaşadım.
Edirne'den Hakkari'ye, Erzurum'dan Antalya'ya, İzmir'e...
Memleketimin insanlarını tanıdım. Onları sevgiyle kucaklamanın mutluluğunu yaşadım.
Güneşlerinde yandım, yağmurlarında ıslandım. Adana'da sarı sıcağı, Erzurum'da karı, donu yaşadım.
Derelerinde yıkandım, ırmaklarında yüzdüm, ormanlarında dolaştım.
Hayattan kam alarak, yaşama tad katarak; sadece güzelleri, sadece mavileri ve yeşilleri değil; iyisiyle kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle, siyahı ve beyazıyla, her şeyi ve herkesi kucaklayarak...
Sevgilerde yaşadım.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|