|
 |
|
|
Dışişlerine bir astrolog gerek
Türkiye Merkür geri giderken ve Ay boşluktayken uyum protokolünü imzaladı, Kıbrıs'ı tanımadığını açıklayan bir deklarasyonda bulundu. Şimdi neler olacak?
R. HAKAN KIRKOĞLU
hkirkoglu@ekolay.net Faks: (0216) 418 54 99
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel "Tarih revize edilemez" diyordu bir TV söyleşisinde. Bu söz belki de son kertede her şeyin özeti gibi görünüyor. Kimi zaman olaylar ve girişimler bizi belirli raylara sokuveriyor. Zira hatırlarsanız geçtiğimiz hafta Türkiye için kritik zamanlardan söz etmiş ve 28 Temmuz civarındaki gelişmelere daha dikkatli bakmalıyız demiştim. 29 Temmuz'da ise Türkiye, Ankara Antlaşması'nı Kıbrıs'ı da dahil ederek genişleten ek protokolü imzalayarak işte yepyeni bir kulvara girdi. Şimdi neler olacak? Zira Merkür geri giderken yapılan bir açıklamadan söz ediyoruz. Türkiye bu deklarasyonu ile Kıbrıs'ı tanımadığını açıkladı ancak bu durum bizi yeni sürtüşmelere itecek gibi görünüyor. Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta ülkemizin önümüzdeki dönemdeki Güneş dönüşü haritasına dayanarak AB, BM gibi organizasyonlar nezdinde daha aktif olması gereğine de işaret etmiştim. Ancak bu deklarasyonun zamanlaması öyle bir güne ve saate denk geldi ki, sanki problemlerimizi bir çırpıda gösteriyor gibiydi. Gerçekten de geri dönüp tarihi değiştiremeyeceğiz. Ama neler olduğuna dönüp bakmalıyız. Ülkemizin deklarasyonunu 29 Temmuz saat 23.05'te (Ankara) CNN TÜRK anında haber geçerken, ben de haritasına bakmayı ihmal edemezdim.
Haritada gördüklerim hiç de şaşırtıcı değildi ancak geri giden Merkür'ün yanında bu sırada Ay da boşluktaydı. Ay boşluktayken yapılan işler somut, kalıcı sonuçlar üretemez. Boşluktaki Ay yönsüz, bir türlü sonuca bağlanamayan, sonunda sürprizler olan gelişmeler yaratır. Önünde açısı olmayan Ay, kısaca boşluktaki Ay, genel olarak astrolojide kaçınılması gereken zaman dilimleridir. Ayrıca bu haritada Koç burcu yükseliyor ve yöneticisi olan Mars ise Boğa burcunun ilk derecesinde yer alıyor.
Mevcut şartlarla yola devam etmek kolay olmayacak
Geçtiğimiz hafta da üzerinde durduğum gibi Mars 28 Temmuz'da Boğa burcuna geçti ve hemen akabinde bu olay gerçekleşti. Tekrar edecek olursak, Mars Boğa'da zor durumdadır ve önümüzdeki aylardaki (3 Ekim-10 Aralık) geri hareketi boyunca da sorunların ana kaynağına işaret etmektedir. Boğa toprakla ilgili konuları, huzuru ve barışı temsil eder. Ayrıca parasal konular ve ekonomik kaynaklarla da ilişkilidir. Mars ise huzursuzluk, savaş ve kışkırtan enerjiler getirir.
Haritada Mars'ın Satürn'le karesi daha
en baştan engeller ve çatışma ile karşılaşılabileceğini gösteriyor. Boşluktaki Ay sonuçsuz girişimlere işaret ederken, AB dönem başkanı ülke İngiltere'den gelen yanıt niteliğindeki açıklamada ise, Kıbrıs'ın AB üyesi olduğunun altı çiziliyordu. Bu durum ülkemizi daha önce de kestirdiğimiz gibi, Kıbrıs'la ilgili konularda yeni bir politika kurmaya sürükleyecektir. Artık var olan şartlarla yola devam etmek kolay olmayacaktır.
Bir astrolojik işaret daha ekleyelim: Mars
3 Ekim'de geri gitmeye başladığında 23 derece Boğa burcunda olacak. Bu derece astrolojik açıdan hassas bir derecedir. 2000 yılında Jüpiter ve Satürn, Boğa burcunda 22 derecede birleşmişti ve bu birleşme 2000-2010 dönemindeki sosyal, politik, ekonomik gelişmeleri özetlemekteydi. Şimdi Mars bu dereceyi tetiklerken, Kıbrıs problemini çözmek AB yolunda bizim için çok daha yorucu olacaktır. Bu yılki haritamızda Boğa burcunun yükselecek olması, söz konusu gelişmelerin ekonomiye de yansıyabileceğini ve ülkemize gelen yatırımların zorlanabileceğini, ekonomik göstergelere, YTL'nin değerine ve faizlere dikkat edilmesi gereğine şiddetle işaret ediyor.
|
|
|

|