Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Ağustos 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Küçük Prens"in başına gelenler - 2

yural@milliyet.com.tr

Can Çocuk kitapları arasında yayımlanan "Küçük Prens" kitabı Tomris Uyar ve Cemal Süreya'nın çevirisidir. Bu kitabın girişinde Exupery, yakın arkadaşı Leon Wert'le ilgili şunları yazar: "Bu kitabı koskoca bir adama adadığım için küçüklerden beni bağışlamalarını dilerim. Ama önemli bir özrüm var: Şimdiye kadar bu adamdan iyi dostum olmadı. İkinci özrüm de şu: Bu adam her şeyi değerlendirebilir, çocuklara yazılmış kitapları bile. Sonra üçüncü bir özrüm daha var: Bu adam Fransa'da oturuyor şimdi; aç, üstelik açıkta. Avutulmak ister. Bütün bu sayıp döktüğüm özürler yetmezse, ben de kitabımı onun bir zamanki çocukluğuna adarım tabii. Bütün koca adamlar bir zamanlar küçüktüler (gerçi aralarında bunu hatırlayanlara az rastlanır ya). İşte gerekli değişikliği yapıyorum: Çocukluk günlerindeki LEON WERT İÇİN."
Bu Exupery'nin yüreğindeki insan sevgisini anlatmaya yetecek bir giriş yazısıdır...
* * *

Exupery, Fransa'nın Lyon kentinde doğdu. Üstelik de bir kontun oğluydu. Ama ne yazık ki, babasını dört yaşında yitirdi. Öğrenimini tamamladıktan sonra pilot oldu. II. Dünya Savaşı'na havacı olarak katıldı. 1944 yılında görevli olarak bir keşif uçağıyla Korsika'dan havalandı ve Akdeniz üzerinde bir yerlerde kayboldu. "Kanayan İspanya" kitabının başına önsöz yazan Yankı Yayınları editörü, bu olayla ilgili düşüncelerini şöyle anlatır: "O düşmüş, düşürülmüş, belki de kendi isteğiyle sessizce çekilmiştir insanların dünyasından; büyük, çok büyük kahramanlara özgü bir gururla."
* * *

Milli Eğitim Bakanlığımız ve Seçici Kurul'daki yazar ve eğitimcilerin önerileriyle ilköğretim için önerilen "100 Temel Eser"e Exupery ve "Küçük Prens" de seçildiler. Daha sonra, nedendir bilinmez, "Küçük Prens" aşağıdaki cümleler yüzünden listeden çıkarıldı:
"Küçük Prens'in geldiği gezegenin 'Asteroid B-612' olduğu konusunda yabana atılamayacak kanıtlarım var. Bu gezegeni bir zamanlar teleskopla bir kez gören biri olmuş: 1909'da bir Türk gökbilimcisi. Bu konuda hazırladığı raporu Uluslararası Gökbilimciler Kurultayı'na sunmuş. Ama başında fes, ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamış. Büyükler böyledir işte. Bereket versin, 'Asteroid B-612'nin onurunu kurtarmak için, bir dediği dedik Türk önderi tutmuş bir yasa koymuş: Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyenecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde Kurultay'a gelmiş. Tabii bütün üyeler görüşüne katılmışlar."
* * *

Kitabın, "100 Temel Eser" arasından çıkarılma gerekçesi, Atatürk'ü bir diktatör, bir yasa uygulayıcısı gibi, Kılık Kıyafet Devrimi'ni de insanları zorbalık ve ölüm cezasıyla korkutarak yaşama geçirilmiş bir uygulama olarak görmesi...
* * *

Bence Exupery, her ne kadar söylediği sözlerle Batı aydınının, Batı aydınlığının Doğu'ya bakışını, Doğu'yla ilgili peşin hükümlü görüşlerini, bilim adamlarını bile görünümleri ve giysileriyle değerlendirdiğini anlatırken, bugün içinde yaşadığımız Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi kabul edip etmeme gerçeğinin de bu küçük cümleler arasında saklı olduğunu bize ve çocuklarımıza sanki fısıldar gibidir. Onun, Atatürk ve devrimlerini yeterince değerlendiremediği, işgal edilmiş bir imparatorluktan doğan Türkiye Cumhuriyeti ve bunun mimarı konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığı bir gerçek. Belki de kitabı yazdığı dönemlerde yakın komşusu İspanya lideri Franko'yla bir kafa karışıklığı içinde sıralamış bu cümleleri. Ama yine de bugün Avrupa Birliği gerçeğini ve onların Doğu'ya bakışını bize aktarması açısından önemli cümleler bunlar. Keşke bu kitap listeden çıkmasaydı ve keşke "Küçük Prens"in yerine çocuklara Temel Eser adına çocuklar için yazılmış bir tek şiirleri bile olmayan Mehmet Âkif ve Necip Fazıl "100 Temel Eser" listesine girmeseydi.
Bu bizim memlekette "Küçük Prens"in başına gelenler...
* * *

"Küçük Prens", Avrupa Birliği parası Euro yaşama geçmeden önce Fransız parası Frank'ın üzerinde yerini almıştı. 1992 ve 1999 yıllarında basılan 50'liklerin üzerinde, çok gezindi durdu dünyayı. Belki yıldızlara, "Asteroid B-612" gezegenine gidemedi, 50'lik olduğu için çocukların harçlıklarına karışamadı, ama yine de elden ele dolaştı. Ta ki, Avrupa Birliği Euro'ya geçinceye kadar. Euro'nun gelişiyle o da tedavülden kalktı. Anı paralar arasında katalog ve vitrinlerde yerini aldı.
Üzülme "Küçük Prens", ben de seninle beraberim; listeye beni de almadılar. n

PAZAR
"Futbolcu olmasam psikolog olurdum"
Bir efsane mi yoksa pazarlama şaheseri mi?
"Düğünden önce istihbarat yaparız"
Futbol tartışma programları yeni sezona iddialı giriyor
"Benim çizdiklerim alaturka manga"
Ay suratlı kedi çılgınlığı devam ediyor
Böyle olur geri dönüşün kusursuzu
"300'den fazla kan davalıyı barıştırdım"
Gazeteydi, artık butik otel
Neruda'nın çiçeği ikinci kez açıldı
Gizli ve korunaklı bir cennet: Köyceğiz
Dışişlerine bir astrolog gerek
"Şepkemin altındayım"
Tarihi yalıya lezzet geldi
Eminönü ilçesine sahip çıkalım
Glisemik indeks ne işe yarar?
"Bu hususta ben bir membayım"
"Ben sizi belâlı görüyorum"
"Küçük Prens"in başına gelenler - 2
Fıçıda şarap eskitmek zor iş





Ahmet Turhan Altıner
ALİ RIZA KARDÜZ
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet