Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Ağustos 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Senin anlayacağın...


Nereden yayıldı bu alışkanlık anlayamıyorum. Biriyle konuşuyorsunuz, ister sohbet olsun, ister iş görüşmesi. Karşındaki sana bir şeyler anlatıyor ve sonunda sözünü bitirmek için giriş yapıyor, "Senin anlayacağın..."
Hoppalaa, ne yani şu ana kadar anlatılanları anlamadık mı? Suratımızda eblek bir hal mi var? Yani sen müthiş birisin, her şeyi anlıyor ve mükemmel kavrıyorsun da biz salağız, sonuçta bizim anlayacağımız biçimde, eh işte geri zekâlıların anlayacağı biçimde anlatacaksın, öyle mi?
Karşımdaki ne kadar sevdiğim, saydığım biri olursa olsun, cümlesinin sonunda "Senin anlayacağın" sözünü getirdi mi her şey bitti.
Bunun daha beteri var. Bir başka tip daha var, her cümlenin sonunda koluyla dürtüp, "Anladın mı?" diye sorar. İyi mi?
Yahu beni bu kadarını dahi anlamayan biri olarak görüyorsan karşına niye alıyorsun? Ne yani, kolumdan dürtünce anlama mekanizması harekete falan mı geçecek? Düşünün böyle biriyle sohbet ettiğinizi, her cümlenin sonunda o sizin kolunuza dürter, siz bir adım geri kaçarsınız, o bir adım üstünüze gelir. Sohbet mi, kaçıp kovalamaca mı belli değil...
Birdenbire bu konu nereden aklıma geldi biliyor musunuz?
Bir köşe yazarımız makalesini yazmış, son paragrafa gelmiş, paragrafın başında şöyle bir ibare var: "Sizin anlayacağınız". Vay vay vay! Buraya kadar derdini anlatamadığını kabul ettiğine göre niye yazdın bu kadar şeyi yahu? Mademki bizim anlayacağımız topu topu üç satırlık son paragrafa sığıyor, bir zahmet bu üç satırı yazıp bıraksaydın. Belli ki çok yukarılardan bizim seviyemize kadar inebiliyorsun, bizim seviyemizde üç satır yaz bırak. Bari "Siz bu kadar anlarsınız" diye de bizleri aşağılama. Ne büyük adam olduğunu kendin biliyorsun, yeter.
Ne olur, karşınızdaki belli etmiyorsa bile, en az kendimiz kadar zekâ seviyesine sahip olduğunu kabul edelim ve aşağılar gibi konuşma âdetinden vazgeçelim.

tamerheper@host.com








Çetin ALTAN
Felek, kimine kavun yedirir, kimine kelek...
Adamın birinin sakalı tutuşmuş ve elinde siga...
Fikret BİLA
Bakan Çiçek: Org. Başbuğ'dan çok önce başlamıştık
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'ün terör...
Abbas GÜÇLÜ
Kayıtlar için hazırlıklı olun
Kolejlerde kayıt maratonu başladı. Yarından i...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
ASLAN, eşek ve tilkiyi yanına çağırmış:
Derya SAZAK
Karadeniz sevdası
Ercan Arslan'ın Milliyet'te cuma günü çıkan f...
Meral TAMER
Hasta hakkı, işkencenin önüne geçti
Her cumartesi sabahı erkenden beni gazetede b...
Tamer HEPER
Senin anlayacağın...
Nereden yayıldı bu alışkanlık anlayamıyorum. ...
Güngör URAS
Varlıklı gençlerden 2 milyon dolar istiyorum
Ey varlıklı ailelerin, iyi yetişmiş genç kızl...
Serpil YILMAZ
TGRT'de 'kozmetik' satış
İhlas Grubu, TGRT'deki hisselerini, Amerika'd...

© 2005 Milliyet