|
 |
|
|
Eğlenceli ama tehlikeli
Türk halkının protestosu, tepkisi de, tıpkı sevinçleri gibi acayipleşti artık. Ayların organizasyonu, yılların birikimi, istifa davetleri, kaptanı anma törenleri hepsi topu bir gol sürdü. 3. dakikada gelen bir gol. İlk düdükle, alkışlarla başlayan, sonra istifa bağrışlarıyla süren, - yönetim için - can sıkıcı tepkiler, Sasa İliç'in, Konya savunma ve kalecisinin seyrettiği pozisyonda attığı golle bitiverdi. Borç - harç, transfer yapamama, inşaat dikememe, arsa alamama / kaptırma, yıldız bulamama, Riberyememe... Hepsi bitiverdi. Muhalefete bir gol yetti.
Biz yine de bunu takımın beklenenden üstün bir performans verip umutları ölmüşken yeşertmesine bağlayıp geçelim. Peki 2. yarı başında yeniden başlamasına ne diyeceğiz. Boşverin. Bu toplum artık sosyolojik analiz kapasitemizi aşmış, almış başını gitmiş durumda.
Peki umutları yeşerten neydi? Hagi'nin takımında hiç görmediğimiz kadar hücumcu olmak mesela. Rumen'in ısrarla geride tuttuğu kanatları Belçikalı zorla ileri yolluyordu. Hakan ve Necati forvetine - oyunda gözükmeyen, ama kale önünde yaşama dönen skora katkısı Alexvari - Iliç yakın oynuyor, Altan ve Hasan hücumu dörtlüyordu. Böyle olunca Hasan bambaşka bir Hasan oluverdi. Onun bu değişimini kafasını kazıtıp eskiye dönüşüne bağlayanlar olacaktır. Ama işin sırrı, hücumda kalabalık oluşlarının, pas verecek adam bolluğuna yol açmasıydı. Hasan dün Dünya Kupası'ndan bu yana ilk kez bu kadar az top ezdi. Bu kadar güzel ve yerinde top dağıttı. O eski yıldızdı. Altan'ın orta kalitesi biraz daha yükselse çok daha etkili bir oyun ortaya çıkabilirdi.
Bu oyun geçen yılkine göre daha tempolu, daha esnek, daha keyifli, ama güvenlik yönünde sıkıntılar yaratan bir oyun. Çünkü bu kadar yoğun bir hücumun da dönüşleri zor oluyor. Konya oyundan fizik olarak düşene kadar, geçen yıl bu statta kimsenin bulamadığı kadar akın şansı buldu. Ama Aykut Kocaman'ın tüm takımlarında görülen sıkıntı devam ediyor. Topu çok iyi çeviriyor ama kaleyi unutuyorlar. Galatasaray, Conceiçao kalitesinde bir çapaya sahip olmamanın ve tek çapayla oynamanın sıkıntısını da yaşadı. Gerets'in heyecan ve tempo yaratan bu oyununun savunma sorunlarına yol açtığını da bir kez daha gördük. Konya, Tayfun'un yanına misal Zafer'i değil de dikine oynamayı bilen Murat Hacıoğlu'nu koymuş olsa Tomas ve Song büyük sıkıntı çekebilirlerdi.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|