Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 16 Ağustos 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Fay hattının şehir dışına çıkarılmasına..."

Testus Papamus
Yıllar önce Konya'da, ticaret merkezi yapılacak araziden fay hattı geçtiğini belirten raporum sonrası belediye meclisinin verdiği kararın "ışığı" altında buyur ola deprem testusuna bu hafta


Geldik yine 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümüne... Üç gün sonra... 20'nci yüzyılın felaketi olarak adlandırılan, yaklaşık 18 bin kişinin ölümüne yol açan Marmara Depremi'nin altıncı yıldönümü. Bu testusu depremden hemen sonra yazmıştım. Hürriyet'te 20 Ağustos'ta yayımlanmıştı. O zamandan bugüne afet konusunda gide gide bir arpa boyu yol gittik. Acep arpa tanesi kadar mı bu yol yoksa arpa filizi boyunda mı! Bakalım birkaç sorusunu güncellediğim testusu kendinize mihenk taşı kabul ederek son altı yılda deprem ve afet bilgisinin neresindesiniz?
1969 yılında İller Bankası İmar Planlama Dairesi'nde genç bir mimar olarak çalışmaya başlamıştım. O zamanlar nüfusu 2 bini geçen herhangi bir yerleşme, belediye örgütü kurabiliyor ve nüfus başına İller Bankası'ndan para alabiliyordu... Yalnız her yeni belediyenin imar planının olması şarttı. Halbuki imar planları o kadar ilkel seviyede yapılıyordu ki... Yerleşimin mevcut dokusu hiçbir zaman dikkate alınmıyordu çünkü bunun için oldukça ciddi bir uğraşa, sağlıklı halihazır haritalara, anketlere, arazi çalışmalarına gerek vardı. Üstelik ne mevcut imar yasası ne de planlar halkın gerçek içsel ihtiyaçlarına cevap verebiliyordu. En büyük kent sorunlarının yaşanmakta olduğu metropollerimizin bile çok büyük bölümlerinin halihazır haritaları yoktur. Ben imar planı önerisini denetlemek üzere Konya ilinin küçük belediyelerinden birine gönderilmiştim. Yerini incelediğimde, belediye meclisinin isteği doğrultusunda yeni ticaret merkezi olarak önerilen bölgede oluşmuş bir fay saptadım. Yani, arazide bir jeolojik kırık vardı. Faydan dolayı depremden zarar görebilecek bir yerdi. Bir raporla, önerilen ticaret merkezinin yerini doğru bulmadığımı beyan ederek yeni yer bulunmasını istedim. Bir süre sonra belediyeden çalıştığım daireye bir cevap yazısı geldi. Belediye meclisi raporum üzerine toplanmış ve karar vermişti. Buyur ola şol belediye meclisinin hiç unutamadığım "olağanüstü" kararına bu kez de: "Mimarın sözünü ettiği fay hattının şehrimiz dışına çıkarılmasına..."


1 Ambreseys ve Finkel adlı araştırmacıların 1500 ve 1800 yılları arasında Türkiye ve yakın çevresindeki depremleri anlatan çok değerli kitaplarında yazdıklarına göre 1509'da meydana gelen İstanbul depreminde Ayasofya'nın minareleri yıkılmış; Topkapı Sarayı, Bozdoğan Kemeri, Dikilitaş, Galata Köprüsü ve surlar ciddi hasar görmüştü. Binden fazla ev yıkılmış, padişah korkup İstanbul dışına kaçmıştı. Hasar çok fazlaydı. Bugüne kıyasla nüfusu 30-40 kat daha az olan şehirde yaklaşık 5 bin kişinin öldüğü tahmin edilen bu dehşetengiz depreme ne ad verilmişti?
a. Zilzal
b. (Marmara'nın o zamanki adıyla) Adalar Denizi Zelzelesi
c. Mahkeme-i Kübra yani kıyamet günü (en büyük mahkeme)
d. Kıyamet-i Sugra (yani küçük kıyamet)

2 Boğaziçi Üniversitesi'ne bağlı Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'ne göre 17 Ağustos 1999'da meydana gelen İzmit depreminin merkezi neresiydi?
a. Vatan
b. Millet
c. Sakarya
d. Gölcük

3 Depremlerin bilimsel olarak incelenmesine olanak sağlayacak biçimde hassas olan sismik aletler 1880 yılında hangi imparatorlukta icat edilmiş?
a. Osmanlı İmparatorluğu
b. Britanya İmparatorluğu
c. Amerika Birleşik Devletleri
d. Japonya İmparatorluğu

4 Deprem büyüklüğü için kullanılan Richter ölçütü logaritmik olarak artar. Peki, şu hesap doğru mu, yanlış mı? "Büyüklüğü 7,2 Richter olan bir deprem 6,2 büyüklüğündekinden 10 kat daha fazla yer hareketi yaratır. 7,2'de ortaya çıkarılan enerji ise 6,2'ye göre yaklaşık 32 kat fazladır."
a. Doğru
b. Belli mi olur?
c. Yanlış
d. Depremine göre değişir

5 Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. ya da Tüpraş, Türkiye'nin en büyük endüstri tesisiydi. Tüpraş bir yanardağ gibi alev ve duman püskürtmüştü, patlamasına ramak kalmıştı. Tarihinde deprem yüzünden 25 kez batmış olan, üstelik Kuzey Anadolu Fayı'nın orayı kat ettiği herkesin malumu İzmit'te akıl almaz bir cahillikle Tüpraş ve Petkim gibi dev tesisler yerleştiren vurdumduymaz bürokratları aşağıdakilerden en iyi hangisi tarif ediyor?
a. Şaşkın ördek tersten dalar
b. "Kesbsiz ta o kadar cehl olmaz / Cehlin ol mertebesi sehl olmaz." Bu yazarı belirsiz olan deyişi, Sakallı Celal Bey "Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür, efendim" diye özetlemişti
c. Türkiye'de bürokrasi ve burjuvazi berbat derecede cahildir. Al birini vur ötekine
d. Hepsi

6 Yirminci yüzyılın... Son... Büyük... Çok büyük... Depremi... Marmara bölgesini salladı... Binlerce cana kıyarak... Gelişme ve çağ atlama umutlarına darbe vurarak... Aşağıdaki karışık cümleler halinde duran üzücü sürecin şıklarını alfabetik olarak yeniden sıraya sokabilir misiniz?
a. Örneğin, yazar Şevket Süreyya Aydemir, Marmara bölgesinde yetiştirilecek sebze ve meyvenin tüm Avrupa'yı besleyebileceğini iddia eder, tarım alanlarının feda edilmesine karşı çıkardı. Kim dinler? Tarım alanlarını koruma kanunu uygulanmadı
b. Marmara bölgesinin mümbit toprakları kapkaççı endüstrileşme ve kentleşmeye kurban edildi. Oyun oy üzerineydi. Marmara bölgesine çekilen köylüler oy deposu olarak görüldü, genel veya yerel seçimlerde verecekleri oy karşılığında gecekondu yapmalarına göz yumuldu
c. Göç ne bir dinamizm ne de gelişme sağladı. Marmara bölgesine iş için gelen köylü umduğunu bulamadı. Düzenli bir iş yerine uyanıklığın ve kurnazlığın esas olduğu bir kapkaççı ortama uyum sağlama sürecine kapıldılar. Uygarlık üretemeyen sağlıksız bir kitle ortaya çıktı. Buna karşı çıkan aydınlar dışlandı, önerileri değerlendirilmedi
d. Adapazarı'nın altın patates tarlalarının yerine lastik fabrikaları yapıldı. Adapazarılılara, "Tarlanızdan patates yerine lastik çıkacak" dendi. Sonuç, "zangırzungur" ufalanmış beton yığınları...

7Herkesin öğrenmesi gereken bir uluslararası kurtarıcı kelime var: Triyaj. Eldeki tıbbi olanakları en etkili biçimde kullanabilmek için afette yaralıları bulundukları yaşamsal tehlike derecesine göre sınıflandırma yönteminin adı. Triyaja alışmalıyız. Triyaj yaparken kişiler genellikle aşağıdaki hangi gruba ayrılır.
a. Sonra müdahale edilecekler
b. Acil durumdakiler
c. Kaybedilmiş olanlar
d. Hepsi

8 Deprem sizi evinizin içinde yakalamışsa ne yapmalı veya yapmamalısınız?
a. Eğer evinizin içindeyseniz, orada kalmanız daha doğru olabilir. Dışarı fırlamaya çalışırken takılıp düşebilirsiniz
b. İçerde sağlam bir masanın altına sığınabilirsiniz Pencerelerden, aynalardan, üzerinize yıkılabilecek mobilyadan uzak durmaya çalışın
c. Dışarı çıkmışsanız, duvarlardan, bacalardan, elektrik hatlarından sakının. Havaya bakmamaya çalışın, başınız açıksa ellerinizle koruyun
d. Hepsi

Yanıtlar: 1) d, 2) d, 3) d, 4) a, 5) d, 6) b-c-a-d, 7) d, 8) d.


PAZAR
"Paniği önlemek için aileler mutlaka tatbikat yapmalı"
Hıncal Uluç'un rehberliğinde dünya turu
Caddenin yeni trendi Çin malı scooter'lar
"Timsah utanmazdır ama kızlar onu seçer"
ÖSS'ye alternatif çözümler için ilan verdi
Acıların ressamı
Masal ormanından kaçan hayvanlar
Formula 1'den "hızlı" tüketicilere
Bebelere tatil!
Aslan burcu mitolojileri
"Sanki bir evde yemek yer gibi..."
"Fay hattının şehir dışına çıkarılmasına..."
Ece'de bir yaz gecesi rüyası
İstanbul Arkeoloji Müzesi yeterince tanıtılamıyor
Sabah kahvaltısı kilo probleminin azalmasını sağlar
Oyun sadece çocuklara bırakılmayacak kadar eğlenceli bir şey
"Vilyem... Düşüngen çocuk..."
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır - 2
Şarabı yerinde öğrenin





Ahmet Turhan Altıner
ALİ RIZA KARDÜZ
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet